Fabrikalardaki çay molalarının ana gündemi olan İsrail-Türkiye gerilimi, işçiler tarafından emperyalizmin bölgedeki çıkarları için kapışan iki müdürün rekabetine benzetiliyor. İşçiler sahte savaş söylemlerinin ardındaki ticari ve askeri işbirliğine dikkat çekerek Filistin halkıyla dayanışmayı büyütüyor.
Gebze Weidmann fabrikasından bir işçi, mola saatlerinde konuşulan yakıcı geçim derdini ve enflasyon gerçeğini yazdı. İşçi, giderek artan sömürü koşullarına karşı sınıf dayanışmasının ve ortak mücadelenin önemine dikkat çekiyor.
İktidarın işçi düşmanı programı asgari ücreti açlık sınırının çok altında, 28 bin lirada dondurdu. TÜİK'in makyajlı rakamlarıyla belirlenen sefalet oranındaki memur ve emekli zamları ise mutfaktaki yangını harlarken, işçi sınıfına ve emeklilere yönelik büyük emek hırsızlığını bir kez daha gözler önüne seriyor.
Tunus'ta binlerce kişi Kays Said diktatörlüğüne, hayat pahalılığına ve derinleşen ekonomik krize karşı sokaklara döküldü. Su ve elektrik kesintilerinin vurduğu emekçi halk, siyasi tutukluların serbest bırakılması ve özgürlük talebiyle istibdada karşı direniyor.
Yukarıdaki fotoğrafı iki gün önce Brezilyalı bir devrimci Marksist yoldaşımız sosyal medya aracılığıyla paylaştı. Yollarken de “sansasyonel” yazmış. Bu fotoğraf muhtemelen son iki gündür ekvatoru yüz binlerce defa dolaşmıştır. Bütün dünyanın Trotskistleri, Brezilya proletaryasının kalbi Säo Paulo kentinin Diadema ilçesi belediyesi sınırları içinde bir sokağa devrimci Marksizmin büyük kahramanı Trotskiy’in adının verilmesinden duydukları büyük sevinci birbirleriyle paylaşmışlardır. Arjantin’de 12 Eylül türü diktatörlüğü görmüş, Brezilya’da Lula’nın ihanetine karşı mücadele etmiş, parti yöneticisi, tarihçi, 90 kitabın yazarı, aydın, görmüş geçirmiş bir devrimci Marksist yoldaşımızın böylesine sevinmesi başka neyin işareti olsun ki? Nitekim paylaşımın üzerinde “çok kez iletildi” yazıyor. Yoldaşımız haklıymış, demek ki olay “sansayonel”miş.
İstanbul Adalar Belediyesi'ne sabah saatlerinde düzenlenen operasyon kapsamında aralarında Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da bulunduğu 41 kişi gözaltına alındı. Resmi söylemde bu operasyonun rüşvet, irtikap, resmî belgede sahtecilik, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, görevi kötüye kullanma, 2863 sayılı yasaya muhalefet suçlamalarıyla gerçekleştirildiği söylense de bu gerekçeler Adalar halkını hiçbir şekilde ikna etmiyor. Nitekim öğlen saat 15:00 sularında Büyükada sakinleri tamamen halk içinden gelen bir inisiyatifle saat meydanında toplandılar ve tüm operasyonu muhalefeti bastırmayı amaçlayan bir girişim olarak protesto ettiler.
Bundan tam 54 yıl önce 6 Mayıs 1972’de Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan 12 Mart askerî darbesinin ardından idam edildiler. Darbenin güdümlü mahkemeleri bu kararı verirken meclisteki burjuva partilerinin milletvekillerinin de onayını aldılar. 1968 öğrenci hareketinin başını çeken bu üç önder arkalarında bugün de örnek alınması gereken, devrime adanmış hayatlar bıraktılar. Kararlı duruşları ve son ana kadar verdikleri mücadele ile gençliğin ve emekçi halkın hafızasında bir daha yok olmamak üzere yer edindiler.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun HPV aşısının Türkiye için gerekli olmadığını iddia etmesi, emekçi kadınların sağlığını tehlikeye atıyor. Rahim ağzı kanserini önlemede kesin çözüm olan HPV aşısı ücretsiz bir hak olmalıdır.
Devrimci İşçi Partisi Kurucu Üyesi, Devrimci Marksizm dergisi ve Gerçek Gazetesi yazı işleri müdürü Şiar Rişvanoğlu yoldaşımız Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin sanık sandalyesini bir devrimci kürsüye dönüştürdüğü davada beraat etti.
Tayyip Erdoğan 7-8 Temmuz’da Ankara’da toplanacak NATO zirvesinden önce bir önemli NATO toplantısının da İstanbul’da olacağını duyurdu. NATO Parlamenter Asamblesi (NATOPA) 28-29 Haziran tarihlerinde İstanbul’da toplanacak. NATOPA, üye ülkelerin parlamento temsilcilerinden oluşuyor. Türkiye, NATOPA’da meclisteki sandalye sayılarına orantılı olarak AKP’den sekiz, CHP’den dört, MHP’den, İyi Parti’den ve Dem Parti’den ikişer üye ile temsil ediliyor. NATOPA öyle çok önemli ve bağlayıcı kararların alındığı bir yapı değil. Esas işlevi NATO’nun emperyalist politika ve projelerinin siyasi olarak paketlenip makyajlanarak benimsetilmesi. Ülke parlamentolarından farklı siyasi parti temsilcilerinin burada yer alması en çok bu işe yarıyor.
24. Munzur Kültür ve Doğa Festivali, devletin yurt tahsisi engellemelerine ve çeşitli boykot çağrılarına rağmen yoğun bir katılımla gerçekleşti. Dersim halkının tarihsel hafızasını yansıtan bu alanın, salt kimlik siyasetine ve kültürel bir vitrine sıkıştırılmadan işçi sınıfının örgütlü iktidar mücadelesiyle birleştirilmesi gerekiyor.