Bir parti kurulduğunu ilan ettiğinde önce o partinin programı ve hedefleri tartışılır. Yeni Parti’de böyle olmadı. Ortada Avrupa demokrasisi hayranı siyasi danışman ve akademisyenlerin elinden çıkma, yalapşap, Avrupa’nın ortalama bir sözde “sosyal demokrat” partisinden özenilerek hazırlanmış bir programdan başka bir şey yok! O programda da “yeni” olan hiçbir şey yok! CHP gibi bir burjuva partisi olan Yeni Parti’nin emekçi halkın sorunlarına çözüm olmak, onların haklarını genişletmek gibi bir amacı yok ki bunları gerçekleştirmek üzere bir siyasi programı olsun.
İstibdad basını “bölgesel ve sektörel asgari ücret” tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. Bölgesel ve sektörel asgari ücret, adı üstünde sektörlere göre değişen ve ülkenin farklı bölgelerinde ayrı ayrı belirlenen bir şekilde uygulanmasını öngörüyor.
İktidarın işçi düşmanı programı asgari ücreti açlık sınırının çok altında, 28 bin lirada dondurdu. TÜİK'in makyajlı rakamlarıyla belirlenen sefalet oranındaki memur ve emekli zamları ise mutfaktaki yangını harlarken, işçi sınıfına ve emeklilere yönelik büyük emek hırsızlığını bir kez daha gözler önüne seriyor.
Almanya'da ön-faşist AfD'nin Nazi dönemi sembolizmine göz kırpan kongresi, sendikaların ve sol örgütlerin çağrısıyla toplanan on binlerce emekçi tarafından protesto edildi. Otoyolları kapatarak kongreyi ablukaya alan kitleler, faşizme karşı mücadelenin sokakta kitlesel eylemle kazanılacağını gösterdi.
20. yüzyılın ikinci yarısının en büyük devrimcilerinden Fidel Castro,13 Ağustos 1926 tarihinde doğmuştu; eğer yaşasaydı şimdi 100 yaşında olacaktı. 1958-59 yılbaşı gecesi devrimcilerin muzaffer biçimde ele geçirdiği iktidar bugün büyük tehlike altında. ABD, Küba halkını aç, sağlık tedbirlerinden yoksun ve karanlıkta bırakarak işçi devletini yıkmaya çalışıyor, Küba yönetimine hâkim olan güçler bu tehdide karşılık verecek bir politika izleyemiyor. Castro'nun 100. yaşını Sungur Savran yoldaşımızın onun ölümü vesilesiyle yazdığı yazıyla anıyoruz. Yazının başlığı neredeyse bugün yaşananları yıllar öncesinden haber veriyor.
Fidel Castro hayatını yitirdi. ABD emperyalizminin sayısız suikast girişiminden kurtulan anti-emperyalist dev adam, 90 yaşında yatağında yaşlılık sonucunda öldü. Castro ölümüyle emperyalizme bir kez daha tokat vurmuş, son bir zafer kazanmış oluyor. ABD Fidel’i öldüremedi!
İstanbul Adalar Belediyesi'ne sabah saatlerinde düzenlenen operasyon kapsamında aralarında Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da bulunduğu 41 kişi gözaltına alındı. Resmi söylemde bu operasyonun rüşvet, irtikap, resmî belgede sahtecilik, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, görevi kötüye kullanma, 2863 sayılı yasaya muhalefet suçlamalarıyla gerçekleştirildiği söylense de bu gerekçeler Adalar halkını hiçbir şekilde ikna etmiyor. Nitekim öğlen saat 15:00 sularında Büyükada sakinleri tamamen halk içinden gelen bir inisiyatifle saat meydanında toplandılar ve tüm operasyonu muhalefeti bastırmayı amaçlayan bir girişim olarak protesto ettiler.
Bundan tam 54 yıl önce 6 Mayıs 1972’de Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan 12 Mart askerî darbesinin ardından idam edildiler. Darbenin güdümlü mahkemeleri bu kararı verirken meclisteki burjuva partilerinin milletvekillerinin de onayını aldılar. 1968 öğrenci hareketinin başını çeken bu üç önder arkalarında bugün de örnek alınması gereken, devrime adanmış hayatlar bıraktılar. Kararlı duruşları ve son ana kadar verdikleri mücadele ile gençliğin ve emekçi halkın hafızasında bir daha yok olmamak üzere yer edindiler.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun HPV aşısının Türkiye için gerekli olmadığını iddia etmesi, emekçi kadınların sağlığını tehlikeye atıyor. Rahim ağzı kanserini önlemede kesin çözüm olan HPV aşısı ücretsiz bir hak olmalıdır.
Devrimci İşçi Partisi Kurucu Üyesi, Devrimci Marksizm dergisi ve Gerçek Gazetesi yazı işleri müdürü Şiar Rişvanoğlu yoldaşımız Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin sanık sandalyesini bir devrimci kürsüye dönüştürdüğü davada beraat etti.
Tayyip Erdoğan 7-8 Temmuz’da Ankara’da toplanacak NATO zirvesinden önce bir önemli NATO toplantısının da İstanbul’da olacağını duyurdu. NATO Parlamenter Asamblesi (NATOPA) 28-29 Haziran tarihlerinde İstanbul’da toplanacak. NATOPA, üye ülkelerin parlamento temsilcilerinden oluşuyor. Türkiye, NATOPA’da meclisteki sandalye sayılarına orantılı olarak AKP’den sekiz, CHP’den dört, MHP’den, İyi Parti’den ve Dem Parti’den ikişer üye ile temsil ediliyor. NATOPA öyle çok önemli ve bağlayıcı kararların alındığı bir yapı değil. Esas işlevi NATO’nun emperyalist politika ve projelerinin siyasi olarak paketlenip makyajlanarak benimsetilmesi. Ülke parlamentolarından farklı siyasi parti temsilcilerinin burada yer alması en çok bu işe yarıyor.
Lübnan, Filistin davasının ve komünizmin yılmaz neferi Corç Abdullah’a yeni kavuşmuşken, bu kutlu mücadeleye ezgileriyle ruh üfleyen Ziyad Rahbani’nin ölümüyle yeniden hüzne boğuldu. Lübnan Komünist Partisi üyesi, hatta LKP’nin marşını bile yazan, sanatıyla olduğu kadar Filistin direnişi ve sosyalizm davasına koşulsuz desteğiyle tanınan Rahbani, Abdullah’ın Lübnan’a ayak basmasından bir gün sonra yaşamını yitirdi. Lübnan halkı, Beyrut’un her yerinde Rahbani’nin resimlerini sergileyerek, şarkılarını çalarak, nihayet cenaze merasimine müthiş bir kitleyle katılarak yitirdikleri evlatlarına sevgi gösterisinde bulundu.