Türkiye siyasetinde yargı eliyle yürütülen son operasyonlar, muhalefetin 'tek adam rejimi' yanılgısının aksine, iktidar içindeki sivil ve askeri odakların güç mücadelesine dayanıyor. İstibdadın farklı kanatları arasındaki bu çatlaklar derinleşirken, çözüm burjuva düzen siyasetinde değil, işçi sınıfının bağımsız siyasetindedir.
Bugün Türkiye’de geçim sıkıntısı, sağlıksız barınma ve ağır çalışma koşulları işçilerin ve emekçi halkın sağlığını bozuyor. Hastalandıklarında da randevu bulabilmek, muayene ve ilaç masraflarını karşılayabilmek, gerekli tetkikleri zamanında yaptırabilmek başlı başına bir mücadeleye dönüşüyor. Sağlık emekçileri de artan iş yükü altında bu ihtiyaçları karşılamaya çalışıyor. Oysa bir asırdan fazla zaman önce, bugünkünden çok daha sınırlı olanaklara sahip bir ülkede, herkes için sağlıklı yaşam koşulları yaratmayı hedefleyen bir düzen kurulmaya başlanmıştı. 1917 Ekim Devrimi’nin sağlık alanında açtığı ufuk bugün hâlâ bizlere yol gösteriyor.
Emekçi halkın faizsiz konut ve araç hayaliyle yöneldiği katılım finansman kuruluşları, dini istismar ederek kapitalist tefecilik yapıyor. Sürekli yeni katılımcıyla dönen bu modern saadet zincirlerinin işleyişini, gizli maliyetlerini ve gerçek yüzünü inceliyoruz.
Siyonist işgalin ve emperyalizmin yok etme saldırılarına karşı Filistin direnişinin meşru ve kaçınılmaz yanıtı olan 7 Ekim El Aksa Tufanı, Filistin davasını yeniden dünya gündeminin merkezine taşıdı. Direniş, Siyonizmin yenilmezlik mitini parçalarken küresel dayanışmanın da fitilini ateşledi.
Yukarıdaki fotoğrafı iki gün önce Brezilyalı bir devrimci Marksist yoldaşımız sosyal medya aracılığıyla paylaştı. Yollarken de “sansasyonel” yazmış. Bu fotoğraf muhtemelen son iki gündür ekvatoru yüz binlerce defa dolaşmıştır. Bütün dünyanın Trotskistleri, Brezilya proletaryasının kalbi Säo Paulo kentinin Diadema ilçesi belediyesi sınırları içinde bir sokağa devrimci Marksizmin büyük kahramanı Trotskiy’in adının verilmesinden duydukları büyük sevinci birbirleriyle paylaşmışlardır. Arjantin’de 12 Eylül türü diktatörlüğü görmüş, Brezilya’da Lula’nın ihanetine karşı mücadele etmiş, parti yöneticisi, tarihçi, 90 kitabın yazarı, aydın, görmüş geçirmiş bir devrimci Marksist yoldaşımızın böylesine sevinmesi başka neyin işareti olsun ki? Nitekim paylaşımın üzerinde “çok kez iletildi” yazıyor. Yoldaşımız haklıymış, demek ki olay “sansayonel”miş.
2023’ten beri faal olan, bu yıl dördüncüsü düzenlenmekte olan Dibistana Marksîst Li Amedê (DMA – Amed’de Marksizm Günleri) 9-10-11 Ekim tarihinde Diyarbakır/Amed’de toplanıyor. Bu yılki Marksizm Günleri’nin konusu “Marksizm, Devlet, Kürdistan”. Bu ana tema etrafında devlet olgusunun çeşitli boyutları üzerine değişik oturumlar düzenlenecek.
Bundan tam 54 yıl önce 6 Mayıs 1972’de Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan 12 Mart askerî darbesinin ardından idam edildiler. Darbenin güdümlü mahkemeleri bu kararı verirken meclisteki burjuva partilerinin milletvekillerinin de onayını aldılar. 1968 öğrenci hareketinin başını çeken bu üç önder arkalarında bugün de örnek alınması gereken, devrime adanmış hayatlar bıraktılar. Kararlı duruşları ve son ana kadar verdikleri mücadele ile gençliğin ve emekçi halkın hafızasında bir daha yok olmamak üzere yer edindiler.
Toplumda ev işleri, çocuk ve yaşlı bakımı gibi sorumlulukların bütünüyle kadınların omuzlarına yıkılması, emekçi kadınları ekonomik bağımsızlıktan mahrum bırakarak yoksullaştırıyor. Rakamlar istihdamdaki eşitsizliği gözler önüne sererken, emekçi kadınlar her işyerine kreş ve ücretsiz bakım merkezleri talep ediyor.
Devrimci İşçi Partisi Kurucu Üyesi, Devrimci Marksizm dergisi ve Gerçek Gazetesi yazı işleri müdürü Şiar Rişvanoğlu yoldaşımız Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin sanık sandalyesini bir devrimci kürsüye dönüştürdüğü davada beraat etti.
Tayyip Erdoğan 7-8 Temmuz’da Ankara’da toplanacak NATO zirvesinden önce bir önemli NATO toplantısının da İstanbul’da olacağını duyurdu. NATO Parlamenter Asamblesi (NATOPA) 28-29 Haziran tarihlerinde İstanbul’da toplanacak. NATOPA, üye ülkelerin parlamento temsilcilerinden oluşuyor. Türkiye, NATOPA’da meclisteki sandalye sayılarına orantılı olarak AKP’den sekiz, CHP’den dört, MHP’den, İyi Parti’den ve Dem Parti’den ikişer üye ile temsil ediliyor. NATOPA öyle çok önemli ve bağlayıcı kararların alındığı bir yapı değil. Esas işlevi NATO’nun emperyalist politika ve projelerinin siyasi olarak paketlenip makyajlanarak benimsetilmesi. Ülke parlamentolarından farklı siyasi parti temsilcilerinin burada yer alması en çok bu işe yarıyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Folkart ortaklığıyla açılan devasa Nâzım Hikmet sergisi, usta şairin devrimci ve komünist kimliğini yok sayarak onu zararsız bir 'romantik' olarak sunmayı hedefliyor. Sermayenin Nâzım'ı evcilleştirme ve tarihsel gerçekleri çarpıtma çabasına yakından bakıyoruz.