İngiliz Mehmet’in suyu ısınıyor mu?

İngiliz Mehmet

İstibdad medyası ve finans kapitalin zirveleri uzun süredir İngiliz Mehmet Go Home diyen Devrimci İşçi Partisi’nin dediğine mi geldiler yoksa? Tabii ki hayır!

Geçtiğimiz ay istibdad medyasında, önce Sabah’ta ardından da Yeni Şafak’ta Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in (nam-ı diğer İngiliz Mehmet) izlediği ekonomi programına yönelik sert eleştiriler yayınlandı. Sabah gazetesinin ekonomi yazarı Dilek Güngör, Mehmet Şimşek’i, “Sadece yüksek faizle halkın satın alma gücünü eritip, reel sektörün üretim kabiliyetini zayıflatıp, rant kesimine para kazandırmak”la suçladı. Yeni Şafak ise salvolarını köşeden değil manşetten yaptı: “Şimşek’in enflasyonla mücadele programı çöktü!” Türkiye finans kapitalinin en önde gelen temsilcilerinden İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran’ın da koroya eklenmesiyle mesele iyiden iyiye ilginç bir hale gelmeye başladı: “Enflasyonla mücadele programı bence fiilî olarak İran Savaşı'nın çıkması ve petrolün 90-100 dolar bandına gelmesi ile beraber bırakılması ve terk edilmesi gereken bir program.”

Biz İngiliz Mehmet Go Home diyoruz! Onlar İngiliz Mehmet Avrupa’yı dolaş bize para getir diyor!

Ne Sabah’ı ne Yeni Şafak’ı ne de İş Bankası hiçbir zaman ülke ekonomisine vurulan emperyalist zincirleri dert etmiyor, asla ama asla yabancı sermayeyi karşılarına almıyor. Biz faizsiz düzen, devlet mülkiyetine dayalı sosyalist planlama diyoruz! Onlar ise düşük faizle Merkez Bankası’nı yağmalamanın peşindeler.

Sabah’tan Dilek Güngör müteahhitlerin sözcüsü olmuş, düşük faizle emlak sektörüne can suyu verilmesini istiyor. Mehmet Şimşek’e verip veriştirirken ağzındaki baklayı çıkarıyor: “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın detaylarını açıklayacağı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un önderliğinde TOKİ'nin başlatacağı sosyal kiralık konut modelini çok önemsiyorum.” Dilek Güngör rantiyeden şikayet ediyor ama toprak rantı üzerinden milyarları kasasına dolduran müteahhit sermayesinin sözcülüğünü yapıyor.

Düşük faizi Dolar Avro artsın, emek ucuzlasın diye istiyorlar!

Yeni Şafak ise Mehmet Şimşek’e verip veriştirirken yüksek faiz politikasını eleştiriyor. Ama yine emekçi halkın değil sermayenin gözünden…  Fabrikaların kapandığından ve cari açığın arttığından dem vuruyor. Fabrikaların kapanması dolayısıyla karalar bağlayan Yeni Şafak birçok fabrikanın kapanacağız, mahvolduk, bittik yalanlarıyla toplu işçi çıkarmasından elbette ki bahsetmiyor. Yeni Şafak temsilcisi olduğu KOBİ’ler ve MÜSİAD sermayesi adına düşük faiz, yüksek döviz kuru ve bu şekilde ihracatçı sermaye için emek gücünün ucuzlamasını istiyor.

İstibdadın İş Bankası ile çıkar ortaklığı: Hedef faturayı emekçi halka ödetip bankaların kasalarını doldurmak!

İstibdadın basını, CHP’nin yüzde 28 hisseyle ortağı olduğu İş Bankası’nın Genel Müdürü ile de yine sermayenin çıkarları üzerinden buluşuyor. Çünkü bankalar da Merkez Bankası’ndan düşük faizle para alıp piyasaya yüksek faizle kredi satarak kâr rekorları kırdıkları dönemleri özlemeye başladılar. “Enflasyon düşmüyorsa ısrar etmeye gerek yok. Gaza basalım nasıl olsa hayat pahalılığının bedelini yine emekçi halka ödetiriz” diyorlar.

Devrimci İşçi Partisi’nin İngiliz Mehmet’le davası işçi sınıfının ve emekçi halkın davasıdır:

Bankalar işçi denetiminde kamulaştırılsın! Tek devlet bankası!

Kaynaklar faiz oranlarına göre değil halkın ihtiyaçlarına göre merkezi planlamayla tahsis edilecek!

Faizsiz düzen sosyalizmde!

Fabrikalar bankalar devletin devlet işçinin olacak!

 

 

Bu yazı Gerçek gazetesinin Mayıs 2026 tarihli 200. sayısında yayınlanmıştır.