1 Mayıs’tan NATO zirvesine: NATO’dan çık, NATO’yu yık!

Nato

1 Mayıs’a giderken afişlerimize, bildirilerimize “NATO’dan çık! NATO’yu yık!” yazdık. 1 Mayıs günü “NATO’dan çık! NATO’yu yık!” diyerek yürüdük. Neden? Çünkü 1 Mayıs tüm dünyada savaşların gölgesinde, emperyalist barbarlık tehdidi altında kutlandı. Dünyanın en büyük ve en kanlı terör örgütü olarak NATO, yeni bir dünya savaşı ile dünyanın böylesine bir yok oluşa sürüklenmesinin baş müsebbibidir. Dahası işçi sınıfının da emekçi halkın da kanlısıdır. Elinde 1 Mayıs 1977’de katledilen işçilerin, Maraş’ta, Çorum’da, Sivas’ta katledilen Alevilerin, emekçilerin, devrimcilerin kanı vardır. İşte bu nedenle, 1 Mayıs meydanlarını NATO’ya ve emperyalizme karşı mücadelenin sesinin yükseltildiği alanlara çevirmek için, “NATO’dan çık! NATO’yu yık!” diyerek yürüdük!

Özellikle 2022’de NATO’nun Rusya’ya karşı başlattığı vekalet savaşından sonra sık sık öne çıkardığımız bu sloganın, bu yıl özel bir anlamı daha var. 7-8 Temmuz’da NATO zirvesi Ankara’da Beştepe’de toplanacak. “Güvenlik” ve “savunma” kelimeleri ile kendisini kamufle etmeye çalışan emperyalizmin bu savaş ve terör örgütünün liderleri bu ülkenin başkentinde bir araya gelecek. Muhtemelen Trump üye ülkelerin silahlanma harcamalarının yetersizliğinden şikâyet edecek, İran’a karşı yürüttüğü savaşta destek görmediklerinden dem vuracak, daha fazla silahlanma, daha büyük savaş bütçeleri, yeni savaş cepheleri için daha fazla kaynak sağlanması gibi konular konuşulacak ve sonuç; tüm dünyanın emekçilerinin omuzlarına yüklenecek yeni yükler ile ödeyecekleri yeni bedeller olacak.

Temmuz ayında Ankara’da yapılacak zirve, herhangi bir uluslararası toplantı değildir. ABD emperyalizmi başta olmak üzere emperyalizmin savaşlarının çıkarı için zirve toplanacak ve Türkiye’nin hâkim sınıfları da masada kendi pazarlıklarının, kendi bölgesel hesaplarının peşine düşecektir. O masada, işçi sınıfının çıkarına bir şey olmayacaktır. O masada, soykırımcı İsrail’in zulmüne karşı direnen Filistin halkının çıkarına bir şey olmayacaktır. O masada, ABD’nin İran’da bile isteye hedef aldığı okulda öldürülen kız çocuklarının adı anılmayacaktır. O masadan, Batı Asya (Ortadoğu) için de dünyanın başka bir coğrafyası için de barış umudu yükselmeyecektir. Yükselemez.

NATO, Filistin halkına düşmandır. Çünkü İsrail’i koruyan, ABD başta olmak üzere emperyalist sistemin askeri omurgasıdır. NATO, Batı Asya halklarına düşmandır, bölgeyi üslerle, radarlarla, savaş gemileriyle, yerleştirdiği nükleer başlıklarla ve direkt füzelerle, bombalarla kuşatan düzenin kendisidir. Türkiye’de sahip olduğu üslerle, mevcut ve yeni kurulması planlanan karargâhlarla, Türkiye’yi de tüm bu suçlara ortak eden bir savaş örgütüdür. Ama sadece Türkiye’yi bölgede işlediği suçlara ortak etmemiş, aynı zamanda 15 Temmuz’da meclisi bombalayan uçaklara yakıt, İncirlik’ten kalkan uçaklarla sağlanmıştır. Türkiye’nin Temmuz ayında NATO zirvesine ev sahipliği yapacak olması, bu millet için bir utanç vesilesidir. NATO zirvesine giderken işçi sınıfı siyasetinin sözü bellidir: Türkiye NATO’dan çıksın! İncirlik ve Kürecik başta olmak üzere üsler kapatılsın!

Bütün dünyada işçi sınıfının çıkarı ortaktır. Ve NATO yalnızca Türkiye işçi sınıfının ve emekçi halkının değil, sadece Batı Asya’nın işçi ve emekçilerinin değil, sadece Filistin halkının değil, tüm dünyanın işçilerinin ve ezilenlerinin düşmanıdır. Tüm dünya halklarının başına bela edilmiş bir savaş örgütüdür. Emperyalizmin savaş çığlıklarının karşısında işçi sınıfı enternasyonalizminin ve halklarının kardeşliğinin sesi yükselmeli ve hep bir ağızdan haykırmalıdır: NATO’yu yık! Çünkü tüm dünyada barışın yolu, NATO’nun ve emperyalizmin yenilgisinden geçer. O nedenle Türkiye’nin NATO’dan çıkması yetmez, NATO’nun tarihin çöplüğüne gönderilmesi gerekir!

1 Mayıs’ta Devrimci İşçi Partisi’nin, fabrika fabrika meydanları dolduran öncü mücadeleci metal işçilerinin kortejlerinden yükselen “NATO’dan çık! NATO’yu yık!” sloganı bugün her zamankinden daha da günceldir, doğrudur ve tek gerçek doğrultudur. Temmuz ayında Ankara’da bu kanlı savaş örgütü toplanacaksa, işçi sınıfının ve sınıf siyasetinin cevabı da bu olacaktır: NATO’dan çık! NATO’yu yık!

 

Bu yazı Gerçek gazetesinin Mayıs 2026 tarihli 200. sayısında yayınlanmıştır.