Dev Sağlık-İş barajı aştı: Bu daha başlangıç, mücadeleye devam!

Ertuğrul Oruç 5 dk okuma
Ertuğrul Köşe

İki yıl önce bu köşede “Dev Sağlık-İş ile barajı yıkalım, özel hastanelerde mücadeleyi yükseltelim” demiştik. O gün Bakanlığın Ali Cengiz oyunuyla baraj altında bırakılan DİSK’e bağlı Dev Sağlık-İş sendikası, yöneticilerinin, üyelerinin ve sağlık işçilerinin iki yıllık ısrarlı mücadelesiyle toplu iş sözleşmesi (TİS) için gerekli işkolu barajını Bakanlığa rağmen aştı. Bu daha başlangıç elbette. Şimdi sıra kamudaki örgütlü gücü büyütmekte ve sendikal örgütlenmenin olmadığı özel sağlık alanında TİS’li işyerleri yaratma hedefiyle bütün güçle örgütlenmekte.

İşkolu barajı, 12 Eylül rejiminin işçiler örgütlenip güçlenemesin diye işçi sınıfının önüne diktiği yüzde 10’luk bir duvardı. Mücadeleyle önce yüzde 3’e, 2014’te yüzde 1’e indirildi ama yıkılamadı. Bu 12 Eylül artığı uygulama tümüyle kaldırılmalı. Sendikaların TİS yapabilmek için işyerinde ayrıca çoğunluk sağlama zorunluluğuna da son verilmeli. Her işçi barajlara takılmadan dilediği sendikada örgütlenebilmeli ve toplu sözleşme hakkından yararlanabilmeli.

Dev Sağlık-İş üyelerinin çoğu üniversite hastaneleri ile Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelerde çalışıyor. Sendika, barajı aşar aşmaz üniversite hastanelerinde yeni dönem TİS yetkisini kazanmak için kolları sıvadı. Başta İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi (Çapa) Hastanesi olmak üzere birçok üniversite hastanesinde başlatılan üyelik seferberliği bu mücadelenin ilk adımı oldu.

Kamudaki mevzii güçlendirirken özel sağlıkta örgütlenmeye de dört elle sarılmak gerekiyor. Özel hastanelerde hemşiresinden teknisyenine, laborantından hasta bakıcısına, temizlik işçisinden hekimine yüz binlerce sağlık emekçisi uzun çalışma saatleri, ödenmeyen fazla mesailer, düşük ücretler, mobbing ve işten atılma tehdidi altında çalışıyor. Hekimler için 1 Haziran’da başlayan 4/A kapsamında çalışma zorunluluğu, yıllarca hekimlere şirket kurdurularak sürdürülen hak gaspı düzeninde bir gedik açtı. Ancak patronlar düzenlemenin daha mürekkebi kurumadan ücret düşürme, ibraname imzalatma ve yeni sözleşme oyunlarıyla bu gediği kapatmaya girişti. Hukuki değişiklikler önemli ama son sözü her zamanki gibi sınıf mücadelesi söyleyecek.

Patronlar hekimi, hekim olmayan sağlık emekçilerinden, kadroluyu taşerondan ayırarak mücadeleyi bölmeye çalışıyor. Dev Sağlık-İş’te örgütlenmek bu bölünmüşlüğü aşmak ve mücadeleyi birleştirmek için önemli bir adım olacaktır. Sendikanın gerçek sahibi olan işçiler ve emekçiler karar süreçlerine katılmalı, kararların hayata geçirilmesine omuz vermeli, sendikalarına sahip çıkmalı ve seçtikleri yöneticileri denetlemeli. Ancak o zaman Dev Sağlık-İş, mücadeleci bir sınıf sendikası olarak büyüyebilir.

Bu noktada TTB ve tabip odalarına, dolayısıyla bu örgütlerde sorumluluk üstlenen bizlere de önemli görevler düşüyor. Dev Sağlık-İş’le, eğer özel sağlık alanında örgütlenme yürütmeye niyetlenen başka sendikalar olursa onlarla da eşgüdüm içinde çalışarak hekimlere ulaşmak, onları sendikal örgütlenmeye çağırmak, örgütlenenlere patron baskısı karşısında hukuki ve mesleki destek sunmak ve hak gasplarını ortak mücadelenin konusu hâline getirmek gerekiyor. Sağlık emekçisinin söz hakkı arttıkça hastanın sağlık hakkı da güçlenir. Bir özel hastanede mücadeleyle kazanılacak bir TİS başka hastanelere yol gösterecek, kamudaki grevli toplu sözleşme mücadelesine de güç verecektir.

Fakat ufkumuz özel hastane düzenini daha katlanılır kılmakla sınırlı kalamaz. Hedefimiz, özel hastaneleri kamulaştırarak eşit, ücretsiz, ulaşılabilir, nitelikli, anadilinde ve kamu eliyle planlanan bir sağlık sistemi kurmak olmalı. Bu hedefi somutlaştıracak güç, özel hastanelerde örgütlenen sağlık emekçilerinin mücadelesiyle emekçi halkın sağlık hakkı mücadelesinin birleşmesinden doğacak. Barajın aşılması, Dev Sağlık-İş’e bu mücadeleyi büyütmek için yeni bir imkân veriyor. Bu imkânı kalıcı mücadele mevzilerine dönüştürmek için Dev Sağlık-İş özel hastanelerde kök salmalı, bütün özel sağlık emekçileri sendikalarda örgütlenmeli. Alanda örgütlenme iradesi gösteren başka sendikalar olursa onlarla da sendika ve konfederasyon ayrımı gözetmeden ortak talepler etrafında eylem birliği kurmalı. Barajı aşmak başlangıçtı. Şimdi TİS’li işyerleri yaratarak Birleşik İşçi Cephesi’ne sağlık alanından güç katmak için mücadeleye devam!

Bu yazı Gerçek gazetesinin Ağustos 2026 tarihli 203. sayısında yayınlanmıştır.

Dev Sağlık-İş toplu iş sözleşmesi özel hastaneler kamulaştırılsın DİSK sağlık hakkı