İstibdad basını “bölgesel ve sektörel asgari ücret” tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. Bölgesel ve sektörel asgari ücret, adı üstünde sektörlere göre değişen ve ülkenin farklı bölgelerinde ayrı ayrı belirlenen bir şekilde uygulanmasını öngörüyor. Tabii ki istibdadın ve sermayenin sözcüleri bölgesel asgari ücretin üretimi ve istihdamı arttıracağını, hatta hem işçiler hem de patronlar için faydalı olacağını iddia ediyor. Oysa gerçek tam tersidir. Bu sömürücü ve bölücü proje MÜSİAD’ıyla TÜSİAD’ıyla tüm sermayenin çıkarlarını yansıtıyor. Sermayenin “kızıl elması” olan bölgesel asgari ücret, işçi sınıfı açısından ülkeyi bir ucuz işçi cehennemine çevirme projesinden ibarettir.
Bölgesel asgari ücret gerçekleri:
- Bölücüdür. Ülkedeki bölgesel eşitsizliği düzeltmez derinleştirir. Burjuva eşitlik ilkesine dahi aykırıdır!
- Yeni istihdam yaratmaz. Sadece sömürü oranını arttırır. Düşük asgari ücret olan bölgelerden yüksek asgari ücret olan bölgelere göçe neden olur!
- Böylece gelişmiş bölgelerde de işçi arzının artmasına, işçiler arasında rekabetin yoğunlaşmasına ve böylece tüm bölgelerde genel ücretlerin düşmesine neden olur!
Sektörel asgari ücret de aynı etkiyi sektörler arasında yaratır. Örneğin tekstilde asgari ücretin daha düşük belirlenmesi sonucunda metal gibi daha yüksek ücretli sektörlere yönelim artar böylece bu sektörlerdeki patronlar için çalışanlara düşük ücret dayatması yapmayı kolaylaştırır.
Devrimci İşçi Partisi diyor ki:
Bölgesel ve sektörel asgari ücrete hayır! Tüm sendikalar el ele vermeli bu sömürücü ve bölücü projeyi kırmızı çizgi ve genel grev sebebi ilan etmelidir!
Açlığa endeksli asgari ücretin çaresi sendikalı olmaktır! Her sektörde ve her bölgede sendikal örgütlenme seferberliği! Sendikaya üye ol! Sahip çık! Denetle! Açlık dayatmasını toplu sözleşmeyle kır!
Bu yazı Gerçek gazetesinin Ağustos 2026 tarihli 203. sayısında yayınlanmıştır.