Zirveden talimatları aldılar,NATO’culukta gaza bastılar!

Gerçek 4 dk okuma
Zirveden talimatları aldılar,NATO’culukta gaza bastılar!

NATO zirvesinin ardından iktidar NATO’culukta gaza bastı. NATO zirvesinden önce İstanbul Boğazı’nda NATO deniz karargâhı ile Türkiye’de yeni bir NATO kolordusu kurulacağı duyurulmuştu. Bu çalışmalar da hızla devam ediyor. İstibdadın ve temsil ettiği sermaye gruplarının bu hizmetler karşılığında ağzını sulandıran alan ise silah pazarı. NATO’nun Rusya’ya karşı savaşında büyük bir pazar gören istibdad rejimi buradan pay kapabilmek için NATO’culukta ABD’yi, İngiltere’yi, Almanya’yı bile solladı. Geçmiş dönemde Ukrayna ve Rusya arasında arabuluculuk iddiasında bulunan Erdoğan, direksiyonu hızla Ukrayna’ya doğru kırdı. Tüm dünyaya Ukrayna’nın NATO üyeliğini hak ettiğini ilan etti.

Erdoğan NATO’culuğu abarttı: Ukrayna’nın NATO üyeliğini savunmak nükleer savaşa davetiye çıkarmaktır!

Erdoğan, Ukrayna’nın NATO üyeliğini hak ettiğini söylemesi öyle basit bir destek açıklaması değil. Ukrayna’nın NATO’ya üye olması demek, NATO’nun Rusya’ya karşı yürüttüğü vekalet savaşının resmileşmesi ve bu bağlamda nükleer savaşa kadar tırmanması demek. Erdoğan, Ukrayna’nın NATO kuklası başkanı Zelenski’den büyük takdir görse de, NATO’nun emperyalist savaşına bu derecede angaje olmanın iler tutar bir yanı yoktur.

Baykar ve Leonardo’dan NATO’cu ve Siyonist dostu ortaklık

NATO pazarına girmek öyle kolay değil. NATO’ya resmen üye olmak da İncirlik ve Kürecik üsleri de yetmiyor. Ukrayna cephesinde yapılan NATO’culuk şovları da işe yaramıyor. Rusya’dan alınan S400 hava savunma füzelerinin işlemez halde depoya kaldırılması ya da üçüncü ülkelere satılması bile yeterli görülmüyor. Emperyalistler Türkiye’nin NATO üyeleri ve İsrail çıkarları aleyhinde en ufak bir eyleme girişmeyeceğinin mutlak garantisini istiyorlar. Erdoğan, damadı Selçuk Bayraktar’ı NATO’nun ana tedarikçilerinden Leonardo şirketiyle ortak yaparak yeni bir adım daha atıyor. Leonardo şirketi aynı zamanda İsrail’in de önemli tedarikçilerinden olan, soykırım suçlusu bir şirket ve Filistin halkının boykot listesinin üst sıralarında yer alıyor. Bu şirketle ortak olmak bile başlı başına anlamlı. Ancak İtalyan devleti ortaklığa izin vermek için, üretilen ve satılan silahların NATO müttefikleri ve İsrail aleyhine kullanılmayacağı garantisinin altına da imza attırdı.

İstibdad NATO’nun savaşları için silahlanırken emperyalizme ve Siyonizme karşı silahsızlanıyor!

Türkiye sadece NATO pazarına silah satışı yapmıyor. Aynı zamanda S400’leri devreden çıkartırken NATO mamulü hava savunma sistemlerini ve savaş uçaklarını ithal etmeye yönelik birbiri ardına yeni anlaşmalar yapmanın peşinde koşuyor. Trump’ın Türkiye’ye F35 savaş uçaklarının ve uçak motorlarının satılması üzerine yaptığı açıklamalarda, İsrail’i ima ederek, “kime neyi satacağımı bana kimse söyleyemez” tarzı konuşması akılları karıştırmasın. İstibdadın İsrail’le kayıkçı kavgasının bir parçasıdır bu. ABD ve NATO silahlarını kuşanıp S400’leri depoya kaldırmak ya da üçüncü ülkeye göndermek, İsrail’e karşı kullanılabilecek yegane silahları gömmek ve Siyonizme fiske vurmayacağını dünyaya ilan etmek demektir. İstibdad rejiminin NATO’culukta gaza bastığı, Amerikan muhalefetinin de NATO’ya dilekçeler yazmaya devam ettiği bir ortamda NATO zilletini reddetmek bir kez daha işçi sınıfının bağımsız sınıf siyasetinin üzerine düşüyor.

NATO emperyalizmi istibdad rejimi NATO Zirvesi