Her yer hamam böceği, her yer direniş!

Sungur Savran 4 dk okuma
sungur köşe

Bizim aydınımızın saati Avrupa’ya ayarlıdır. 70 milyonluk Fransa ayağa kalkınca aşka gelir, 1,5 milyarlık Hindistan sarsılınca başını öte tarafa, yani batıya çevirir.

Fransa’da yaşanan ve Avrupa’nın dört bir yanına hızla yayılan devasa halk hareketini küçümsemek bizden uzak olsun! Sadık okurlarımız çeyrek yüzyıldır durup durup Fransa’da hem faşizmin yükselişini hem de 2016’dan beri, yani on yıldır büyük halk kitlelerinin aralıklarla verdiği mücadeleleri anlattığımızı, bu mücadeleleri Fransa hakkında “22 tez” yazacak kadar önemsediğimizi hatırlayacaklardır.

Ama son bir ay içinde Fransa’da 17 ve 24 Ekim günlerinde ardı ardına dev gösteriler yapılırken Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de de Hindu faşizminin başbakanı Modi ile halk arasında tam bir bilek güreşi yaşanıyordu. Görebildiğimiz kadarıyla bu devasa mücadeleye pek az ilgi gösterildi. Bizim derdimiz Fransa’ya önem verilmesiyle değil, Hindistan’ın ve benzerlerinin öneminin görülmemesiyle.

Hindistan’da yaşanan mücadelenin anlatılması aslında kolay çünkü orada da birçok başka ülkede yaşanana benzer bir hikâye yaşanıyor. Sadece özel bir biçim alıyor. Bazı ülkeleri gözden geçirelim. Fransa’dan Bangladeş’e gençlik yaşamaya değecek bir gelecek istiyor. Zenginler kulübü (G-7) mensubu Fransa gibi zengin bir ülkede yoksul mahalle sakini lise öğrencileri dökülen binalarda, kalabalık sınıflarda, öğretmensiz psikologsuz, altyapı sağlanmadan gördükleri eğitim ardından adaletsiz bir üniversiteye giriş sınavı sonucunda proletaryanın kara bahtını paylaşmak istemiyorlar.

Bangladeş’te 2024’te yaşanan başarılı politik devrimin mimarı öğrenciler ise ülkenin başına çöreklenmiş eli maşalı Başbakan Şeyh Hasina’nın kamu görevlerini kendi partisinin taraftarlarına ayırmasına başkaldırmıştı. Ülkeler farklı, sorun aynı, görüyorsunuz. Kapitalizmin işsizlik, yoksulluk ve eşitsizlik yaratan yapısına isyan. Bu durumda, gençlik birçok ülkede (Madagaskar’dan Peru’ya, Fas’tan Nepal’e) ayağa kalktığında isterseniz “Gen Z isyanı” deyin, zarar yok. Ama burjuva medyasının her şeyi yüzeysel hale getiren bu tutumunun ardında ne olduğunu görerek.

Bu birçok ülkede işçi, yoksul köylü ve kent yoksulu kitlelerin (Sri Lanka’da ekonomik krizin harap ettiği bütün bir halktan Fransa’da Sarı Yelekler’e) hayatta kalmak için ayağa kalkma zorunluluğuyla birleşince isyanlar ve devrimler yeryüzünde dolaşıp duruyor.

Biz El Aksa Tûfanı’ndan bu yana dünya çapında başlayan Siyonizm karşıtı devasa kitle hareketlerine, Gazze soykırımına karşı ayağa kalkan, bazen işgale, bazen çadır kentlere, bazen büyük yürüyüşlere başvuran öğrencilere bakınca “yeni bir 1968 geliyor” dedik. “Filistin, bu yeni 1968’in Vietnamı’dır” dedik. Sömürülenlerin ve ezilenlerin dostu olduğu halde Marksizmi uzun zamandır terk ettiği için ya da daha genç olup postmodernizm modasına teslim olmuş olduğu için Marksizme hiç önem vermemiş küçük burjuva aydınları bizi dinlemedi.

2011-2013 Arap devriminden (ve elbette Gezi’den) başladık, 2018-2019 Arap ve Latin Amerika devrim ve isyanlarından geçtik, emperyalist ülkelerde bile (Fransa 2019 Sarı Yelekler, ABD 2020 George Floyd isyanı) halkın kıpır kıpır olduğuna işaret ettik.

Sonra 2023’te Asya’nın güney burnunda, ekonomik krizin pençesine düşmüş Sri Lanka’da muhteşem halk zaferi, 2024’te Bangladeş’te gençliğin Şeyh Hasine’yi devirişi, 2025’te Nepal’de sözde Maocu bir hükümetin benzer şekilde devrilişi geldi. Biz buna “Hint alt kıtası devrimci bir yola girdi” dedik. Modi faşizminin sert yumruğu altındaki Hindistan’ın sıraya girip girmediğini sorduk. Cevap Hamam Böcekleri’nden geldi.

Aynen Fransa ve Bangladeş’te olduğu gibi, bizde de tekrar tekrar yaşandığı gibi orada da tetikleyici faktör üniversite giriş sınavlarının hileli olduğunun anlaşılmasıyla başladı. Büyük itirazlara Anayasa Mahkemesi Başkanı, kızgın kitle için “bunlar parazit, hamam böceği” dedi. Gençler hemen bir parti kurdular. Adı Hamam Böceği Halk Partisi (Cockroach Janta Party). İşte bu partinin ve sol geleneklere sahip öğrenci derneklerinin, giderek büyüyen bir halk desteği ile yaptığı eylemler şimdi Hindistan’ı sarsıyor. Buna son dönemde bir de Yüksek Seçim Kurulu’nun “seçmen listelerini düzeltiyorum” pozunda yüz binlerce meşru seçmeni listeden silmesi eklendi. Modi seçim görüntüsü ardında iktidarını hayat boyu hale getirmeye çalışıyor.

Dostlar, gözünüzü biraz da Doğu’ya çevirin! Hindistan alt kıtası bütünüyle ayağa kalkıyor.

Aklınızı biraz da Marksizme çevirin! Yeni bir 1968 diyoruz, Filistin Vietnam etkisi yarattı diyoruz, isyan ve devrimin Hint alt kıtasına yayılma öngörüsü yapıyoruz. Bunların hepsi tutuyorsa, bunu mümkün kılan hangi metoddur, hangi kılavuzdur, hangi bilgi kaynağıdır? “Kimliğiniz” üzerine düşünmekten biraz da buna vakit ayırırsanız, hepimizin kurtuluşunun yolunu görebilirsiniz. Kendini “ezilen kimlik” olarak gören bütün katmanların ancak işçi sınıfı ve emekçi halkın gençliği ile el ele kurtulabileceğini de.

Bu yazı Gerçek gazetesinin Kasım 2026 tarihli 206. sayısında yayınlanmıştır.

Hindistan Fransa Filistin direnişi bangladeş marksizm gençlik isyanı işçi sınıfı kimlik siyaseti