Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) seçimli kongresi 26-28 Haziran’da Ankara’da yapıldı. Seçimde Etkin Demokratik TTB Grubu, TTB Merkez Konseyi’nde 8’e 3 çoğunluğu elde etti. Seçim sonrasında Tabip Odaları İnisiyatifi’nden seçilen üyelerin istifasıyla Merkez Konseyi’nin tamamı Etkin Demokratik TTB listesinden seçilen üyelerden oluştu.
Sağlık hizmetlerinin piyasaya açıldığı, özel hastane sermayesinin palazlandırıldığı, hekimlerin ve sağlık emekçilerinin ağır çalışma koşullarına mahkûm edildiği bir dönemde bu sonuç özel önem taşıyor.
Genel Kurul’da sağlıktaki yıkıma, Siyonist soykırıma ve NATO’ya karşı mücadele vurgusu
Kongrede hekimlerin çalışma koşulları, sağlık hizmetlerinin piyasalaşması ve özelleştirilmesi ile Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın yarattığı tahribat öne çıkan başlıklar oldu. Kongrenin hemen ardından Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi dolayısıyla NATO karşıtı söylemler de kürsüden dillendirildi.
Dr. Ertuğrul Oruç, Genel Kurul kürsüsünden yaptığı konuşmada, NATO Zirvesi’ni protesto ettikleri için gözaltına alınan ve tutuklananlarla dayanışma duygularını ifade etti. Oruç, özel sağlık sermayesinin artan ağırlığına dikkat çekerek patronların örgütlülüğüne karşı hekimlerin de TTB’de ve sendikalarda örgütlenmesinin önemini vurguladı. Konuşmasını “Patronların OHSAD’ı varsa hekimlerin TTB’si var” sözleriyle bitirdi.
İstanbul Tabip Odası’nın Filistin’deki Siyonist soykırıma karşı önceki dönemde çalışma grubu aracılığıyla aldığı aktif tutum, Genel Kurul’da sunulan önergeler ve TTB’ye yeni dönem için verilen görevler üzerinden anti-emperyalist ve anti-Siyonist hattın güçlenmesine katkı sundu.
Seçimde dört liste yarıştı
28 Haziran’da yapılan seçimlerde Etkin Demokratik TTB, Tabip Odaları İnisiyatifi, Çağdaş Hekimlik ve Türk Hekimleri Birliği listeleri yarıştı. 65 tabip odasından gelen 496 delegenin 466’sı oy kullandı. 11 kişilik TTB Merkez Konseyi’ne Etkin Demokratik TTB’den sekiz, Tabip Odaları İnisiyatifi’nden üç isim seçildi.
Seçim öncesinde Etkin Demokratik TTB ile Tabip Odaları İnisiyatifi’nin ortak listeyle seçime girme olasılığı gündeme gelmiş ancak ittifak gerçekleşmemişti. Seçim sonucu Merkez Konseyi’nde iki grubun birlikte yer alacağı bir tablo ortaya çıkmasına rağmen, Tabip Odaları İnisiyatifi’nden seçilen üyelerin istifası bu zeminin işletilememesi bakımından olumsuz bir örnek oluşturdu. Gelecekte birlikte çalışabilmenin koşullarının, hekim emeğini ve halkın sağlık hakkını merkeze alan bir program temelinde kurulması gerekiyor.
Yeni Merkez Konseyi görevine başladı
Merkez Konseyi’nin kendi arasında yaptığı görev dağılımında TTB Başkanlığına Dr. Pınar Saip, İkinci Başkanlığa Dr. Ayşe Gültekingil, Genel Sekreterliğe Dr. Ali Karakoç, Muhasip Üyeliğe Dr. İrem Yıldız, Veznedar Üyeliğe ise Dr. Ertuğrul Oruç seçildi.
Hekimin emeği ve halkın sağlığı için TTB
Etkin Demokratik TTB’nin seçim sürecinde öne çıkardığı hat, yeni dönemin mücadele başlıklarını da özetliyor. Yeni Merkez Konseyi’nin önünde beş dakikaya sıkıştırılan muayeneler, randevu (MHRS) kuyrukları, sağlıkta piyasalaşma ve özelleşme, güvencesiz ve ağır çalışma koşulları gibi başlıklar bulunuyor.
Seçim sonucu, sağlığın piyasalaştırılmasına, hekim emeğinin değersizleştirilmesine, özel hastane sermayesinin kâr düzenine ve istibdadın meslek örgütlerini etkisizleştirme girişimlerine karşı TTB’nin hekim emeğini halkın sağlık hakkından ayırmayan bağımsız, demokratik ve mücadeleci çizgisinin yeni dönemde de güçlenerek süreceğini gösteriyor.
Bu yazı Gerçek gazetesinin Temmuz 2026 tarihli 202. sayısında yayınlanmıştır.