Ankara’da gerçekleştirilen NATO zirvesinin öncesinde Gebze’den, işçi sınıfının kalbinden anti-emperyalist bir çağrı yükseldi: Bütün ülkelerin işçileri ve ezilen halklar NATO’ya karşı birleşin!
Anti-emperyalist, anti-Siyonist mücadele çağrısının yükseltildiği toplantı, Devrimci İşçi Partisi (DİP), Yunanistan’daki kardeş partimiz EEK (İşçilerin Devrimci Partisi), Hristo Rakovski Uluslararası Sosyalist Merkezi ve RedMed (Kızıl Akdeniz) İnternet Ağı tarafından düzenlendi. Toplantıya Gebze’de son yıllarda önderlik ettiği grevlerle, fabrika işgalleriyle, direnişlerle ve toplu sözleşme kazanımlarıyla öne çıkan Birleşik Metal-İş Gebze 1 No’lu şubesi ev sahipliği yaptı.
Kürsüden söylenen sözler, salonu çınlatan sloganlar ve öncü işçilerin yumrukları emperyalizme ve Siyonizme birer kurşun gibiydi
Toplantıda Birleşik Metal-İş Gebze 1 No’lu Şube Başkanı Selçuk Çifci’nin selamlama konuşmasının ardından, EEK Genel Sekreteri Savas Mihail Matsas, Devrimci İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Levent Dölek ve son olarak Devrimci İşçi Partisi Genel Başkanı Sungur Savran konuşmalar yaptılar. Toplantının onur konuğu ise Filistin Halk Kurtuluş Cephesi Merkez Komitesi üyesi Heysem Abdu oldu. Toplantı salonunu hıncahınç dolduranlar da en az konuşmacılar kadar toplantımızı anlamlı kıldılar. Onlar son dönemde gerçekleştirdikleri grevleri zafere ulaştıran Smart Solar ve China Tool fabrikalarının öncü işçileriydi. Daha geçtiğimiz günlerde Amerikan tekeli P&G’yi dize getiren Lastik-İş sendikasının işçi önderleriydi. Gebze’nin fabrikalarında, Tuzla’nın tersanelerinde patronlara karşı günbegün sınıf kavgasını veren mücadeleci işçilerdi. En önemlisi de salonu dolduranların büyük kısmının, nerede bir mücadele ve direniş varsa en önde kavgaya atılan emekçi kadınlar olmasıydı. Gebze’de akademik bir panel değil, devrimci bir anti-emperyalist buluşma yaşandı. Tüm konuşmalar sık sık coşkulu anti-emperyalist ve anti-Siyonist sloganlarla kesildi. Konuşmacıların her sözü gibi işçilerin sloganlarla birlikte havaya kaldırdıkları yumrukları da emperyalizme ve Siyonizme karşı birer kurşundu!
Selçuk Çifci: İşçi sınıfı yaşamı, ahlakı ve çıkarları gereği NATO’nun ve emperyalizmin karşısındadır!
Metal işçilerinin direniş ateşini harladığı bu mücadele ocağında açılışı Birleşik Metal-İş Gebze 1 No’lu Şube Başkanı Selçuk Çifci yaptı. Gebze’deki mücadeleci işçilerin bir önderi olarak, grevlerden, direnişlerden aldığı güçle, NATO’cular karşısında yaşamı, ahlakı ve çıkarları gereği asla NATO’cu olamayacak olan işçi sınıfının emperyalistlere karşı mücadelenin de öznesi olması gerektiğini anlattı.
Savas Mihail Matsas: Ankara’da toplananlar mağrurlar değil, mağluplardır! Filistin’den İran’a emperyalizmi yenen direnişe selam!
EEK Genel Sekreteri Savas Mihail Matsas Ege’nin öteki yakasından işçilerin en sıcak ve devrimci selamlarını getirdikten sonra, halklarımızın kapitalizme karşı ekmek mücadelesi kadar emperyalizme karşı özgürlük mücadelesinin de ortak olduğunu söyleyerek başladı. NATO zirvesi için toplanan savaş suçlularının ne kadar mağrur bir edaları olsa da Filistin’den İran’a girdikleri savaşlarda direniş karşısında yenildiklerini ve NATO zirvesinin mağlupların zirvesi olduğunu vurguladı.
Levent Dölek: Emperyalizme ve Siyonizme karşı onurlu bir yaşam için örgütlü mücadele!
Devrimci İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Levent Dölek yoldaşımız da Gebze’nin ve Türkiye’nin dört bir yanındaki sınıf mücadelelerinin içinden seslenen bir konuşma yaptı. EEK’li yoldaşlara işaret ederek onların Pire limanında Siyonist soykırıma mal yüklemeyi reddeden onurlu işçilerin temsilcileri olduğunu söyledi. Sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye’de bunu başaramadıysak, bu bizim işçi sınıfımızın örgütlü olmamasındandır. Protesto etmekle yetinemeyiz, sadece protestoyla emperyalistlerin, Siyonistlerin ve işbirlikçilerinin ne canını acıtabiliriz ne de onları caydırabiliriz. NATO’ya karşı genel grev çağrımız, emperyalist haydutlara hak ettikleri cevabı vermenin, zilleti reddetmenin ve onurlu bir yaşamı kazanmanın örgütlü mücadeleyle mümkün olduğunu göstermektedir.”
Heysem Abdu: Direnen Filistin halkı olarak gözyaşlarına değil, kararlı duruşlara ihtiyacımız var!
Filistin Halk Kurtuluş Cephesi adına konuşan Heysem Abdu yoldaşın kürsüye çıkması mücadele ve dayanışma duygularını en yüksek seviyeye çıkardı. Heysem Abdu, Filistin halkının yaşadığı mezalimi, İsrail Siyonizminin zulmünü ve emperyalizmin suçlarını bir bir söyledi ama en çok da Filistin halkının direnişini anlattı. Direnen bir halk olan Filistinlilerin gözyaşlarına değil, kararlı duruşlara ihtiyacı var diyerek tüm Filistin dostlarını emperyalist ve Siyonist işbirlikçiliği yapanları mahkûm etmeye, kayıtsız ve koşulsuz olarak Filistin davasını ve direnişini sahiplenmeye çağırdı. Konuşmasını bitirdiğinde tüm salon “Nehirden denize özgür Filistin! Yıkılsın Siyonist İsrail devleti!” sloganlarıyla çınlıyordu.
Sungur Savran: NATO Türkiye ve dünya işçi sınıfının kanlısıdır!
Devrimci İşçi Partisi Genel Başkanı Sungur Savran, kürsüye çıkmadan önce Heysem Abdu’ya sarılıp tebrik ederken, Türkiye işçi sınıfının Filistin’in bağrından yükselen direniş ve dayanışma çağrısını da bir emir telakki ettiğini gösteriyordu. Kürsüden yaptığı konuşmada da Filistin davasının bir işçi sınıfı davası olduğunu, FHKC kurucu lideri Corç Habaş’ın 1 Mayıs vesilesiyle yaptığı bir konuşmayı aktararak vurguladı. Sungur Savran, Filistin davasını bir devrim mücadelesi olarak gören Corç Habaş’ın işçi sınıfının devrim maddesi ve önderi olduğunu aktarırken salon, “işçi sınıfı Filistin’in yanında” sloganlarıyla yankılanıyordu. Sungur Savran yoldaşımız NATO’nun, işçi sınıfının kanlısı olduğunu sınıf mücadelesi tarihimizden örneklerle anlattı. 1 Mayıs 1977’de NATO’nun devşirdiği kontrgerilla elemanlarının yaptığı katliamı, işçi sınıfının önderlerinin, Kemal Türkler’in yine aynı NATO elemanları tarafından katledilişini, NATO’cu generallerin yaptığı darbelerin nasıl işçi sınıfını ezdiğini, emperyalist sermayeye ucuz emek olarak sunduğunu hatırlattı. Bugün de yamyam ve çocuk istismarcısı Epstein çetesinin kurumsal ifadesi olan NATO’ya karşı savaşmanın, dünya işçi sınıfının mücadelesinin mutlak bir gereği ve kopmaz bir parçası olduğunu vurguladı. Sungur Savran enternasyonal örgütlenme ve mücadele çağrısıyla konuşmasını bitirirken Gebze’nin öncü işçileri bu çağrıya “Bütün ülkelerin işçileri birleşin!” sloganlarıyla cevap veriyordu.
Enternasyonalle kurtulur insanlık!
Türkiye işçi sınıfının başkenti Gebze’den dünya işçi sınıfına “Bütün ülkelerin işçileri ve ezilen halklar NATO’ya karşı birleşin!” çağrısının yükseldiği bu devrimci buluşma Türkçe, Yunanca ve Arapça hep birlikte söylenen Enternasyonal marşıyla, halklarımızın anti-emperyalist ve anti-Siyonist uyanışını ve mücadelesini müjdeleyerek sona erdi!
Bu yazı Gerçek gazetesinin Temmuz 2026 tarihli 202. sayısında yayınlanmıştır.