Türkiye’nin güvenliği uçak ve füze alıp emperyalizme milyarlarca dolar borçlanarak değil emperyalist zincirleri kırarak sağlanır!
NATO zirvesi için Türkiye’ye gelen ABD Başkanı Trump, Türkiye’nin Rusya’dan S400 hava savunma füzeleri alması dolayısıyla uygulanan yaptırımları kaldırma sinyali verdi. Trump bu bağlamda Türkiye’nin F35 savaş uçaklarını tekrar alabileceğini söyledi. Türkiye daha önce Rusya’dan aldığı S400’ler dolayısıyla F35 üretim programından çıkartılmış ve 1,25 milyar dolar ödediği 8 adet F35 savaş uçağına da ABD tarafından el konmuştu. Ancak ABD’nin bunun karşılığında talepleri olacak. 2,5 milyar dolar ödenerek alınan S400’lerin tamamen devre dışı bırakılması ve BAE gibi üçüncü ülkelere gönderilmesi söz konusu. F35’ler dışında Fransız ve Alman yapımı hava savunma sistemlerine de milyarlarca dolar harcanması gündemde. Sonunda dönüp dolaşıp yine Amerikan ve NATO eksenine oturmak için ne kadar büyük maliyetler bunlar!
S400-F35 pazarlığında milyarlarca dolar havaya saçıldı! Döndük dolaştık aynı yere vardık!
Eğitimden, sağlıktan, işçinin, memurun, emeklinin maaşından kısılarak yapılan bu harcamaların ardından daha güvende olduk mu? Hayır! Tam tersine! Sadece şunları hatırlamanız yeterli: Türkiye Cumhuriyet tarihi boyunca tek bir defa bombalandı, o da 15 Temmuz’da oldu. NATO subayı pilotlar, Amerikan yapımı F16 uçaklarla Amerikan üssü İncirlik’ten kalkan tankerlerden havada yakıt alarak meclisi bombaladılar. Yine aynı NATO’cu darbe girişiminde, NATO subayları Amerikan yapımı helikopterlerle ve Alman yapımı tanklarla sivil halkı vahşice katletti. Ama emperyalistlerin Türkiye’ye diz çöktürmek için kullandığı esas silahı unutmayın: Dolar! Eğer kapitalist hükümetler ve tabii ki 24 yıllık iktidarı boyunca AKP ve Erdoğan Türkiye ekonomisini dolara bağımlı kılmasaydı Trump bir tivitle döviz kurlarını zıplatarak, casusluk gerekçesiyle hapishanede tutulan Rahip Brunson’u saatler içinde çekip alabilir miydi? Oysa Erdoğan “Bu can bu bedende, bu fakir bu görevde olduğu sürece o teröristi (Rahip Brunson) alamazsınız” diyordu. Demek ki esas ekonominin damarlarında dolar zehri aktığı sürece iktidarlar ABD ne derse yapmak zorunda kalıyormuş! Demek ki Devrimci İşçi Partisi’nin her daim söylediği gibi Türkiye’nin güvenliği füzeler, uçaklar almaktan değil emperyalist zincirleri kırmaktan geçiyormuş!
Bu yazı Gerçek gazetesinin Temmuz 2026 tarihli 202. sayısında yayınlanmıştır.