DİSK Araştırma Merkezi (DİSK-AR) işçi sınıfının geçim krizi raporunu yayınladı. Rapor, asgari ücretin alım gücünün yıllar içinde nasıl eridiğini ve asgari ücretin nasıl Türkiye işçi sınıfının adeta genel ücreti haline geldiğini ortaya koyuyor. Türkiye’de asgari ücret ve civarında ücret alan işçiler toplam çalışan sayısının yüzde 35 gibi çok büyük bir kısmını oluşturuyor. Asgari ücrete her sene zam yapılsa da bazı yıllarda bu zam iki defa gerçekleştirilse de asgari ücretin altın karşılığı 2005’ten günümüze 23 Cumhuriyet altını azalmış. Asgari ücret 1974’te kişi başına düşen milli gelirin yüzde 80,6’sı iken 2026’da bu oran yüzde 45,7’ye kadar gerilemiş. Büyümeden payı sermaye kapmış, işçiye ise sefalet kalmış.
DİSK-AR’ın raporu hayat pahalılığının ve geçim sıkıntısının acil çaresinin ne olduğunu da ortaya koyuyor. Raporun verileri sendikalı işçilerin ortalamada asgari ücretin üç katını ve sendikasız işçilerin ortalama ücretlerinin de iki katına yakınını aldığını gösteriyor. Yani geçim sıkıntısının çözümü patrondan ya da iktidardan zam beklemek değil. Çözüm örgütlü olup “hak verilmez alınır” diyerek iş ve aş için örgütlü mücadele vermekten geçiyor. Sermaye de bunu bildiği için sendikalaşmaya karşı düşmanca yaklaşıyor. Dolayısıyla sendikalı olan ve toplu sözleşme kapsamında ücret alan işçilerin oranı yüzde 10’da kalıyor. Bu oranın artması işçi sınıfının kendi içinde ücretleri aşağı çeken rekabetin azalması ve sermayeye karşı rekabet gücünün artması demek.
Gelir adaletsizliğinin önemli bir parçası da vergideki adaletsizlik. Vergi adaletsizliğini yansıtan rakamlar işçilerin yılın üç ayını vergiye çalıştığını gösterirken, emek sömürüsüyle milyarlarca lira kâr eden şirketlerin işçilerden daha az vergi ödediklerini gösteriyor. Vergide adaletsizliğe karşı da örgütlü mücadele önemli. Sadece iktidarı sıkıştırmak ve vergi yükünü işçinin sırtından patronun sırtına yüklemek için mücadele etmek yetmez. Fabrikalarda ve işyerlerinde toplu sözleşmelere vergi yükünü patrona yükleyen maddeleri dayatmak da son derece önemlidir. Bu konuda birçok fabrikada elde edilen kazanımlar örnek alınmalı ve ileriye taşınmalıdır.
Bu yazı Gerçek gazetesinin Temmuz 2026 tarihli 202. sayısında yayınlanmıştır.