Fransa’da sıcak hava dalgasına yanıt grev dalgası!

Gerçek 3 dk okuma
Fransa

Patronların dünyanın başına bela ettiği iklim krizi sebebiyle dünya çapındaki iklim felaketleri artıyor. Ülkemizdeki artan orman yangınları bunun bir veçhesi. Avrupa’da ise son yıllarda bu iklim krizinin en somut işareti, sıklığı artan sıcak hava dalgaları oldu. Bir dönem istisnai sayılabilecek olan 40 derecenin üstündeki sıcaklıklar, artık her yaz başta Fransa, İspanya ve İtalya olmak üzere Avrupa ülkelerinde alışıldık hale geldi. Bu sıcak hava dalgalarının olumsuz etkisini de, aynı Korona pandemisi sırasında olduğu gibi en başta evinde kalamayanlar, yani işçi sınıfı yaşıyor. İnşaat gibi sektörler başta olmak üzere, sıcak havaya bütün gün yoğun şekilde maruz kalınan sektörlerde sağlık riskleri ve dahası ölümler artıyor. Sadece Fransa’da Haziran ayındaki yüksek sıcaklar sebebiyle 2.000’den fazla insanın hayatını kaybettiği tahmin ediliyor. Yani her büyük kriz gibi, iklim krizinin sonuçlarını farklı sınıflar farklı biçimlerde yaşıyor.
Güçlü bir sınıf mücadelesi geleneğine sahip olan Fransa’da işçi sınıfı, son yaşanan sıcak hava dalgasına karşı, biz işçilerin yapabileceklerine dair çok önemli ilk emareler ortaya koydu. Sıcak hava dalgası sürerken, özellikle klimasız sınıflarda 40 derecenin üstündeki havada sınavlara giren öğretmenler, hem kendilerinin hem de öğrencilerinin haklarını savunmak amacıyla greve gitme kararlılıklarını açıkladılar. Ülkedeki bütün önemli eğitim emekçisi sendikaları grev kararına destek bildirdi. Ardından, Fransa’daki sınıf mücadelelerinin sembol işyerlerinden biri olan, Mulhouse kentindeki Peugeot ve FIAT marka araçların üretildiği Stellantis otomobil fabrikasında CGT sendika konfederasyonunda örgütlü işçiler, sıcak hava dalgasının doruğuna ulaşacağı 23 Haziran’dan 28 Haziran’a kadar greve gideceklerini duyurdular.
Klimalı ofislerindeki patronların ve onların güdümündeki siyasetçilerin buna tepkisi sert oldu. Fransa’nın TÜSİAD’ı olan MEDEF bir açıklama yaparak sıcak hava dalgasının ekonomiyi durdurmak için bir bahane olamayacağını söyledi. Patronların adamı olan Fransız Çalışma Bakanı Jean-Pierre Farandou da eşine az rastlanır bir arsızlıkla “hava 30 derece olunca Fransa’yı durduramayız” diyerek grev çağrılarına cepheden karşı çıktı. Bizim sınıfımız ile patronlar sınıfının iklim krizi karşısındaki bu farklı tavırları “hepimiz aynı gemideyiz” laflarının iklim krizi karşısında dahi geçerli olmadığını bir kez daha kanıtladı.
Kriz doruğuna ulaşmak üzereyken sıcak hava dalgasının etkisinin azalmaya başlaması, şimdilik daha ciddi bir çatışmayı erteledi. Fakat işçilerin ve patronların ölümcül sıcak hava karşısında almaya başladıkları pozisyonlar, yeni sıcak hava dalgaları geldikçe patlak verecek olan büyük sınıf mücadelelerinin bir işareti.

Bu yazı Gerçek gazetesinin Temmuz 2026 tarihli 202. sayısında yayınlanmıştır.


 

iklim krizi Krizin faturası patronlara Fransa sınıf mücadelesi