24. Munzur Kültür ve Doğa Festivali üzerine

Düzgün Yeşil 6 dk okuma
dersim festivali

24. Munzur Kültür ve Doğa Festivali bu yıl 29 Temmuz ile 2 Ağustos tarihleri arasında “Hafıza ve özgür yaşam için doğamıza, dilimize, kültürümüze ve inancımıza sahip çıkıyoruz!” şiarıyla gerçekleştirildi. Festival, Dersim coğrafyasının ulusal ve uluslararası ölçekte bilinmesini ve tanınmasını sağlayan çok önemli bir politik, kültürel ve sınıfsal etkinlikler toplamı olarak işlev görüyor. Festival, 90’lı yıllarda köy boşaltmaların, Dersim’in insansızlaştırılmasının, ağır baskıların ve Dersim doğasına yönelik sistematik saldırıların olduğu bir dönemde başlamıştı. 2020 ve 2021 yıllarında Covid-19 nedeniyle festival yapılamadı. Ayrıca birçok kez terör, zaman zaman da sanatçılar ve program içerikleri bahane edilerek yasaklanmasına rağmen o günden bugüne kesintisiz bir şekilde yapılmaya devam ediyor.

Yurtlar festival için tahsis edilmedi

Dersim Sanat Sokağı’nda düzenlenen basın açıklamasında ilk olarak konuşan Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) Genel Başkanı Yaşar Gelincik, festival hazırlıkları sürecinde çeşitli zorluklarla karşılaştıklarını belirtti.

Festival için kente gelecek konukların konaklaması amacıyla okul yurtlarına yaptıkları başvuruların sonuçsuz bırakıldığını da aktaran Gelincik, ilk etapta olumlu yanıt aldıklarını ancak daha sonra yurtların “tadilat” gerekçesiyle tahsis edilmediğini söyledi. “Yurtlarınızın tadilatı her yıl aynı döneme mi denk geliyor?” diye soran Gelincik, “Bin bir zorlukla Dersim’deki kurumlarımızla birlikte festivalimizi gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Tüm dostlarımızı Munzur Festivali’ne katılmaya çağırıyoruz.” ifadelerini kullandı. Gelincik, festival boyunca Dersim’de uygulanan politikalara karşı ortak bir duruş sergileneceğini ifade etti.

DEDEF de tarihsel ve toplumsal hakikatimizi sahiplenen, barışı eşit haklar temelinde savunan, doğayı, kültürü ve halkların kardeşliğini esas alan tüm dostlarımızı, emekçileri, kadınları, gençleri ve aydınları Munzur’a, Dersim’e, doğamıza ve özgürlüğümüze sahip çıkmaya ve festivale katılmaya çağırdı.

Programın açıklanmasıyla birlikte eleştiriler tepkiler yükselmeye başladı

Munzur Kültür ve Doğa Festivali öncesinde sosyal medyada yoğun boykot çağrıları yapıldı ve bazı kurumlar festivale katılmama yönünde karar aldı. Tartışmalar, genelde festivale katılacak CHP’li katılımcılara ve politikalarına yönelik eleştirilerle ilgiliydi. İlerleyen süreçte tartışmaların seyri değişti. Panelistlere yönelik de oldukça sert tartışmalar yaşandı. Dersim’in sorunları konusunda yeterli bilgi sahibi olmayan kişilerin programda bulunması, her sene aynı örgütlerle ilişkili aynı isimlerin ve aynı gündemlerin öne çıkması eleştirildi. Sıklıkla festivalin amacından uzaklaştığı söylendi ve düzenlenme biçimine de itirazlar oldu.

Tertip Komitesi; programın hazırlanış biçiminin eleştirilmesine, siyasi katılımlara yönelik itirazlara (örneğin Özgür Özel'in geleceği iddiaları) ve bu tartışmalar etrafında oluşturulan bilgi kirliliğine tepki göstererek festivalin halka ait olduğunu vurguladı.

Bizim görüşümüz eleştirilerde haklılık payı olduğu yönündedir. Ancak boykot tutumu meşru bir tepki olsa da bizce doğru olan Dersimlileri bir araya getiren, Dersim’i ve Dersimlilerin mücadelesini duyuran Munzur Festivali’nin, tüm eleştiriler ve tartışmalarla birlik içinde hayata geçirilmesidir. Hak ve özgürlüklerimize, kültürümüze, doğamıza sistematik saldırıların sürdüğü bir dönemde Munzur Festivali’nin, halkın birliği ve örgütsel mücadelesi ile köklerine ve amacına uygun bir hale getirilmesi için mücadeleye devam edilmelidir.

Boykot çağrılarına rağmen festivale katılım yoğundu

Festival, 29 Temmuz’da Nazmiye programı ile başladı. Dersim merkez, Ovacık, Pertek ve Hozat programları ile devam etti. Festival programı; konuşmalar, panel ve forumlar (Dil, Kültür ve İnanç Paneli, Ekolojik Yıkım Kıskancında Dersim Doğası, Dünden Bugüne Kadın Mücadelesi, Yozlaşma, Çeteleşme, Göç ve Bağımlılık forumları), konserler, doğa ve çevre yürüyüşleri, belgesel gösterimleri şeklinde devam etti.

Yaşanan eleştiri, tepki ve boykot çağrılarına rağmen yurt dışından, Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden gelen Dersimliler ve Dersim dostları festivalin kalabalık ve coşkulu geçmesini sağladı.

Munzur Doğa ve Kültür Festivali Dersim halkının yıllara yayılan emeği, mücadelesi ve tarihsel hafızası ile bugünlere gelmiştir. Festivalin yasaklama, engelleme, itibarsızlaştırmalara rağmen bugünlere ulaşmasında emeği olanları ve bedel ödeyenleri görmezden gelmek büyük bir haksızlık olur.

Munzur festivali sadece bir sahne değil bir mücadele platformudur

Munzur Festivali ile ilgili bilimsel bir makalede* şöyle bir tanım yapılmış: “Munzur Festivali, Dersim’in etnik ve inançsal yapısına, folkloruna ve tarihine dair müzik, edebiyat, belgesel ve akademik alanlardaki kültürel üretimlerin sergilendiği bir sahnedir.” Bu tanım doğrudur ama eksiktir. Bütün mücadeleyi etnik kimlik siyasetine ve festivallere indirgemek, sınıf mücadelesinden, sınıfın iktidar mücadelesinden sapmaya neden olur. Bütün bu mücadele alanlarını işçi sınıfının örgütlü mücadelesiyle birleştirebilirsek o zaman Dersim Festivali’ni amacına uygun olarak hayata geçirebilir ve sürekli kendini tekrar etme döngüsünden de çıkarabiliriz.

 

* Sözen Ü. Etnik Kimlik Siyaseti ve Festivaller: Munzur Festivali’nde Kolektif Aidiyetlerin Yeniden Üretimi ve Kimliğin Çatışmalı Görünümleri. MSGSÜ Sosyal Bilimler. 2015 Jan 9(12):118-38.

Bu yazı Gerçek gazetesinin Eylül 2026 tarihli 204. sayısında yayınlanmıştır.

24. Munzur Kültür ve Doğa Festivali Munzur Festivali dersim DEDEF Aleviler sınıf mücadelesi işçi sınıfı siyaseti kimlik siyaseti doğa katliamı Kürt sorunu Dersim Dernekleri Federasyonu