Arnavutluk’ta 23 Mayıs günü küçük çaplı ama militan eylemlerle başlayan halk isyanı, Haziran ayında kitleselliğe büründü ve kesintisiz bir biçimde devam ediyor. Eylemler mevcut iktidarı tamamen hedefe koyan bir siyasal hatta geçse de, başlangıçta koruma altındaki doğal yaşam alanı olan bir Sazan adasının Trump’ın damadı Jared Kushner’a aşırı lüks bir tatil merkezi yapması için satılmasına karşı çıkmak için başladı. Mevcut hükümet bu satışın arkasında durup, ülkenin böyle projeler sayesinde büyüyeceğini ve Avrupa Birliği’ne hazır hale geleceğini savunuyor.
Jared Kushner bu ada ile ilgili projesini anlatırken “benim gibi en zengin tabakadan insanlara hitap edecek bir tatil adası hayal ediyorum” diyor ve bunun normal bir insanın kulağına nasıl geldiğini fark etmiyor ya da umursamıyor. Epstein adası ve bunun çevresinde yaşananlar hafızalarda hâlâ taze iken ve bu konuda gösteriş için dahi olsa bir yargılama yapılmamışken, ABD ve Avrupa halklarının bu konudaki tepkisi ortada iken, Kushner ve şürekasının yüzsüzlüğünü anlamak çok güç. Böylece rezil bir girişimin ortaya çıkmasının üstüne Arnavutluk halkının ayağa kalkmasını anlamak ise kolay.
Arnavutluk’un başkenti Tiran’da haftalardır süren kitlesel eylemlere on binlerce kişi katılıyor. Sazan adasının sembollerinden biri olan allı turna kuşu (flamingo) eylemlerin sembolü haline geldi. Eylemlere katılım da artma eğiliminde. 2,5 milyonluk ülkede çok büyük bir kitlesellik anlamına gelen bu sayı, siyasi partilerin bu eylemlerle ilgili tutumu ele alındığından daha da şaşırtıcı. Ülkede iktidarda olan emperyalizmin işbirlikçisi “merkez sol” zaten bu eylemlere karşı, ama bu partinin büyük rakibi olan en az diğer kadar emperyalizm işbirlikçisi merkez sağ partisi de Jared Kushner’ın projesini destekliyor! Yani, mecliste ülkenin %85’ini temsil eden siyasetçiler adayı “Epstein sınıfına” satma taraftarı, ama halk ayakta! Ama bu işe destek verenler sadece ülke içindeki düzen siyasetçileri değil, çünkü bu satışı ve projeyi kolaylaştırmak ve belki de gizlemek için kullanılan paravan şirket Hollanda’da kayıtlı! Başbakan bu protestoları “dış güçlere” bağlayıp, “İsrail düşmanlarının oyunu” derken bir yandan da bu projeden nemalanacak müteahhitler arasında İsrail ve Türkiye’den gelenlerin de olacağını müjdeliyor.
İşte sınıf mücadelesi! Bir yanda Arnavutluk, Avrupa ve ABD’nin yozlaşmış burjuvazisinin desteklediği ve yürüttüğü yeni bir Epstein adası projesi, diğer yanda bu zillete karşı ayaklanan ve hiçbir düzen partisi tarafından temsil edilmeyen kitleler. Öyle görünüyor ki ya birleşir, örgütlenir ve bu pisliği yeryüzünden sileriz, ya da dünyanın dört bir tarafı Epstein koalisyonunun adaları ile dolar.