Yaklaşan toplu sözleşmemizde en önemli talebimiz vergide adalet olacak!
Merhaba dostlar. Fabrikamızda yavaş yavaş toplu sözleşme sürecimiz yaklaşıyor. Ekim ayı yürürlüklü olan sözleşmemiz için hazırlanmaya ve ön çalışmalar yapmaya başlayacağız. Fabrikada hepimizin gündemi olan vergi adaletsizliğini sözleşmemizde önemli bir talep olarak gündeme getirmek istiyoruz. Her ay maaşımız vergi dilimleri sebebiyle eridikçe eriyor. Dördüncü ay itibariyle bütün fabrika yüzde 27 vergi dilimine girdik. Bizim bir aylık kazancımızı bir akşam yemeğinde harcayan patronlar ise bu kadar vergi vermiyorlar. Bu adaletsizliğe dur demek için ilk olarak örgütlü olmak gerekiyor. Biz Chen Solar işçileri olarak örgütlü gücümüze ve birliğimize güveniyoruz. Bir önceki toplu sözleşmemizde vergi ile ilgili emsal kazanımlar elde etmiştik. Şimdi o kazanımlarımızı daha da ileriye götürerek vergi yükünü patronlara yüklemek için var gücümüzle mücadele edeceğiz. Bugüne kadar asla kaybetmedik, bu kavgadan da zaferle çıkacağımıza inancımız tam!
Tuzla Chen Solar’dan bir işçi
Tertemiz siyasetin adresi belli: işçi sınıfının devrimci siyaseti
Merhaba emekçi dostlar, yoldaşlar. İktidarın CHP’ye yönelik yaptığı hamle ile bayram boyunca bir elimiz telefonda bir gözümüz haberlerdeydi. Merak ettiğimiz şey, muhalefetin mutlak butlan davasıyla kavgaya tutuşturulması değildi sadece. Bizim için önemli olan şey, her kavganın her krizin faturasının işçi sınıfına, yani bize yansıtılacak olması. CHP bir düzen muhalefeti, yani bu düzenle bir derdi yok. Bu düzenle derdinin olmayışını her önemli dönemeçte bize göstermedi mi? 2024 seçimlerinden sonra “şimdi ekonomiyi düzeltme zamanı” diye Mehmet Şimşek’in OVP’sinin savunucusu olmadılar mı? Normalleşme adı altında kavga dövüş ettikleriyle sarmaş dolaş el sıkışmadılar mı? ABD’nin İran’a saldırılarında salyalar akıtarak ABD’nin ve NATO’nun sözcülüğünü yapmadılar mı? Şimdi emekçi kardeşlerime soruyorum: Bu muhalefet mi biz emekçi halkın çıkarlarını savunacak? Bu muhalefet mi her geçen gün daha fazla yoksullaşan işçi sınıfına umut olacak? Olamazlar, çünkü AKP nasıl sermayenin koruyucusu ise CHP de bir o kadar sermayenin hizmetkarı. AKP nasıl emperyalizmin utangaç sözcüsü ise CHP de bir o kadar emperyalizm bayraktarı. İşte bu yüzden AKP nasıl biz işçiler emekçiler için umut değilse CHP de değil. Özgür Özel Ankara Güvenpark’ta partililere seslendiği konuşmasında şöyle söylemişti: “bir binamız yok, paramız yok, otobüsümüz yok...”
Bizim hiçbir zaman binamız, otobüsümüz olmadı. Bizi bir araya getiren şey onlarda olduğu gibi maddi çıkarlar, binalar, milyonluk arabalar, koltuklar değil. Biz ekmek kavgasında biriz, tek sermayemiz de örgütlülüğümüz. İşte bu tertemiz, yalansız dolansız sınıf siyasetimizi büyütürsek bugün işimizi, aşımızı, ekmeğimizi; yarın hürriyetimizi kazanırız!
İzmir’den metal işçisi bir kadın
Bu yazı Gerçek gazetesinin Haziran 2026 tarihli 201. sayısında yayınlanmıştır.