Ülke kıta farketmiyor, gençlik sorunlarının çözümü için mücadele ediyor!

Koronavirüs salgınıyla mücadele kapsamında dünyanın dört bir yanında devletler gerekli önlemleri almadı, virüs göz göre göre tüm dünyada hızlı bir şekilde yeniden yayıldı. Buna karşılık, tüm dünyada gençlik, sorunlarının çözümü için elini taşının altına koymaya başladı. Özellikle ikinci dalgayı sert geçiren Avrupa’da öğrenciler, alınmayan önlemlere ve sürdürülen öğrenci düşmanı politikalara karşı büyük bir hoşnutsuzluk içinde. Bu hoşnutsuzluk kendini geçtiğimiz aylarda İngiltere, Fransa ve komşumuz Yunanistan’da eylemler, işgaller, barikatlar olarak gösterdi. Ekonomiyi ayakta tutma bahanesiyle ama aslında kârlarını korumak için erkenden ve kontrolsüzce açılan Avrupa, bu kararından ikinci dalganın yükselmesiyle ülke çapında sokağa çıkma yasakları uygulayarak geri adım atsa da, okulları aynen Türkiye’de olduğu gibi göstermelik önlemlerle açması öğrencilerin ve öğretmenlerin tepkisine yol açtı.

Buna ek olarak Macaristan’ın en önde gelen tiyatro ve sahne sanatları üniversitesinin özelleştirilmesine karşı öğrenciler meydanlara akın etti. Guatemala’da eğitim ve sağlık bütçesinin kesilmesine sebep olacak yasanın meclisten geçmesiyle yine üniversite öğrencileri yasa karşıtı eylemlerin başını çekti. İşte geçtiğimiz aylarda dünyada öğrenci mücadelelerinden yansıyanlar:

Fransa’da lise öğrencileri ve öğretmenleri okullarda gerekli tedbirlerin alınmasını istiyor!

Fransa’da Kasım ayında, liselerde Koronavirüse karşı gerekli tedbirler alınmadan okulların açılması sebebiyle başkent Paris dâhil olmak üzere birçok şehirde öğrenciler ve öğretmenler eylem yaptı. 35 kişilik, havalandırmanın yetersiz olduğu dar ve kalabalık sınıflarda öğrenim gören öğrenciler, okul kantinlerinin de öğrenci mevcudunu kaldırmadığını belirtiyor. Bu şartlarda ne yemek yerken ne de ders sırasında, sosyal mesafe kurallarının uygulanmasının mümkün olduğunu belirten öğrenciler gerekli tedbirlerin derhâl alınmasını talep ediyor. Seslerini duyurmak için okul önüne barikatlar kuran lise öğrencilerine yönelik bazı bölgelerde polis saldırısı ve tutuklamalar da oldu. Öğretmenler sendikası da yerel çapta yaptığı yürüyüşlere ve eylemlere ek olarak ülke çapında da tedbirlerin alınması için grevler örgütlüyor.

Manchester Üniversitesi’nde öğrenciler üniversite binasını işgal etti!

İngiltere’deki Manchester Üniversitesi’nde öğrenciler bir süredir fahiş yurt fiyatlarına karşı “kira grevi” (rentstrike) örgütlüyorlardı. Yaptıkları eylemlerden sonuç alamayan öğrenciler 13 Kasım'da üniversitedeki bir binayı işgal ettiler. Rektör yardımcısı kendileriyle görüşene kadar işgali sonlandırmayacağını söyleyen öğrencilerin bu mücadelesi 26 Kasım günü sonuç verdi ve üniversite yurt fiyatlarında yüzde 30 oranında indirime gitti. İşgal öncesi, devletin çıkardığı genelgeye göre iade edilmesi gereken Aralık ayı yurt ücretlerini dahi iade etmeyen ve öğrencileri cezalarla sindirmeye çalışan Manchester Üniversitesi işgal sonrası büyük bir geri adım atmış oldu. Benzer bir şekilde Bristol Üniversitesi’nde de 1000 öğrenci “kira grevine” devam ederken, Glasgow’da öğrenciler ücretlerde indirim alması sonucu eylemlerini sonlandırdı.

Yunanistan’da öğrenciler 35 şehirde 700 okulu işgal etti!

Yunanistan’da okulların önlem alınmadan açılması sonucu öğrenciler Eylül sonu ve Ekim başında, 35 şehirde 700 okulu işgal etti. Ülke geneline yayılan eylemlerde ülkedeki toplam 3168 lisenin 5’te 1’inden fazlası işgal edilmiş oldu. Öğrenciler sınıf mevcudunun 15’e düşürülmesini, ders saatinin kısalmasını, öğretmen ve temizlik işçisi sayısının arttırılmasını, çevrimiçi öğrenim için sınıflara kamera altyapısının sağlanmasını ve toplu taşıma hizmetinin saatlerinin sıklaşmasını talep ediyorlar. Öğrencilerin yüzde 30’unun internete erişiminin olmadığı bir ülkede, hükümetin eğitime kaynak aktarmak ve gerekli tedbirleri almak yerine Fransa’dan 4 milyar euroya 16 tane savaş uçağı satın aldığına dikkat çekiyorlar!

Macaristan’da öğrenciler üniversitelerinin özelleştirilmesine karşı sokakta!

Budapeşte’de Eylül ayında ülkenin en önde gelen tiyatro ve sahne sanatları üniversitesinin özelleştirilmesi ve hükümete yakın bir yönetim kurulunun denetimine geçecek olması sebebiyle binlerce öğrenci sokağa çıktı. Hükümet, ifade özgürlüğünün sınırlandırılması iddialarını reddederken üniversitenin solcuların yuvası olduğunu, üniversitede daha çok din ve milliyetçilik vurgusunun olması gerektiğini söyleyerek kendini yalanlıyor. Kampüsü barikatlarla çevreleyip işgal eden öğrenciler üniversitelerini savunmaya kararlı bir şekilde devam ediyorlar.

Sorunlarımızın çözümü için dünyadaki mücadeleleri örnek alalım! Örgütlenelim!

Türkiye’de salgın kontrolden çıkmış durumda. Sağlık Bakanı Koca’nın aylardır gizlediği ve en sonunda açıklamak zorunda kaldığı vaka sayıları durumun vahametini gözler önüne serdi. Özel okul patronlarının çıkarları için okullar önce apar topar açıldı, salgın kontrolden çıkınca kapatıldı. Olan yine hastalanan emekçi halka ve EBA’sı çöken, interneti, bilgisayarı olmadığı için nitelikli eğitim alamayan emekçi çocuklara oldu.

Berat Albayrak’ın istifasının ardından Merkez Bankası faizleri arttırdı, Erdoğan “acı reçeteyi” uygulamaktan kaçınmayacağını söyledi. Herkesin dilinde sakız gibi çiğnediği reform kelimesi de bu bahsedilen acı reçetenin bir parçası. Esnek ve güvencesiz çalışma, işsizlik, patronlara vergi afları ve teşvikler reform adı altında pazarlanıyor. Sermayenin istediği reformlar daha iki hafta önce karşımıza gelen ve 25 yaş altının kıdem dâhil birçok hakkını gasp eden, kısmi çalışmayı dayatan yasalardır. O yasanın bileğimizin gücüyle geri çekilmesini sağladık ancak mücadele daha bitmedi. Önümüzdeki günlerde, biz gençlere tekrardan kısmi çalışmanın dayatılacağı, haklarımızın “reform” adı altında kırpılmaya çalışılacağı yasalar gelecektir. Sosyal medya yasaklarıyla sesimiz kısılmak istenecek, geleceğimiz aynı bu yıl olduğu gibi turizm patronlarının kârları için hiç edilecek. Biz örgütsüz oldukça üstümüze gelecekler, bize daha yaşanmaz bir hayat dayatacaklar. Buradan çıkış yolu birlik olmak, somut eylemlerle aynı diğer ülkelerdeki sıra arkadaşlarımız gibi sonuna kadar mücadele etmek, örgütlenmektir!

 

Bu yazı Gerçek gazetesinin Aralık 2020 tarihli 135. sayısında yayınlanmıştır.