Sumud’a Akdeniz’de Siyonist saldırı

Gerçek 6 dk okuma
Sumud’a Akdeniz’de Siyonist saldırı

Gazze’ye uygulanan soykırımcı ablukanın karşısında dünya ölçeğinde bir dayanışma örgütlemek üzere Akdeniz’e açılan Küresel Sumud Filosu, Mayıs ayında bir kez daha Siyonist İsrail’in korsan saldırısına uğradı. Filonun amacı Gazze’ye insanî yardım ulaştırmak, İsrail tarafından uygulanan ablukanın gayrimeşruluğuna dikkat çekmek ve Filistin halkının yalnız olmadığını bütün dünyaya göstermekti. Gayrimeşru İsrail devletinin cevabı ise daha önceki örneklerde olduğu gibi uluslararası sularda taciz ve askerî müdahale, gemilere el koyma, filo mürettebatını kaçırma oldu. Tutsak edilen mürettebattan onlarcası cinsel tacize ve tecavüze uğradıklarını söylüyor. Siyonist barbarlık, çürümüşlüğün en ileri örneklerini göstermeye devam ediyor.

Uluslararası sularda müdahale

18 Mayıs’ta Küresel Sumud Filosu tarafından yapılan açıklamada, İsrail savaş gemilerinin filoyu Gazze kıyılarından yaklaşık 250 deniz mili açıkta, uluslararası sularda kuşattığı duyuruldu. Filo o sırada, Marmaris’ten yola çıkan onlarca sivil gemiyle Gazze’ye doğru ilerlemekte, katılımcılar silahsız sivillerden oluşmaktaydı. Ardından 19 Mayıs tarihinde Siyonist donanma filoya saldırmaya başladı. Gemiler durduruldu, bazı videolarda askerlerin teknelere ateş açtığı görüldü. Yüzlerce eylemci bu aşamada esir alındı.

Yardım malzemesinden başka bir kargosu ve sivil gönüllülerden başka bir mürettebatı olmayan Sumud filosuna yapılan silahlı ve gayrimeşru müdahale tüm dünyada tepki çekti. Pek çok ülkede Siyonist saldırıyı kınayan eylemler yapıldı. Devrimci İşçi Partisi ile Emperyalizme ve Siyonizme Karşı Filistin Dostları’nın da bileşenleri arasında bulunduğu Filistin Eylem Komitesi de 19 Mayıs akşam saatlerinde İstanbul Beyoğlu’nda bir basın açıklaması düzenleyerek İsrail’in filoya saldırısını kınadı. Taksim-Tünel’de yapılan eylemde Siyonist İsrail’in korsanlığı lanetlendi. Sumud’un yalnız olmadığı, Filistin halkının direnişinin sahiplenildiği bir kez daha haykırıldı.

İşkence, taciz ve tecavüz

Bu arada İsrail tarafından tutsak edilen filo mürettebatının görüntüleri sosyal medyada dolaşmaya başladı. Manzara korkunçtu. Elleri arkadan bağlanmış vaziyette yere yatırılmış eylemcilere İsrail’in sözde millî marşı ve daha başka bazı ırkçı müzikler dinletiliyor, eylemcilere askerler tarafından kameraların önünde şiddet uygulanıyor, Netanyahu’nun hükümet ortaklarından Ben Gvir, tutsak edilen insanların arasında gezerek onları taciz ediyordu. Görüntüler o kadar kötüydü ki, İsrail’in her daim yanında duran Avrupa emperyalizminin farklı unsurları dahi ülkelerindeki Siyonist elçileri çağırarak uyarmak zorunda kaldılar.

Ancak Siyonist işkencenin esas boyutu daha sonra ortaya çıktı. Ülkelerine dönen eylemcilerden azımsanmayacak sayıda insan, tutsak edildiklerinde cinsel taciz ve tecavüze uğradıklarını açıkladı. İsrail askerleri tarafından çırılçıplak soyulup filme çekildiklerini, yere fırlatılıp darp edildiklerini, elektroşok tabancalarıyla vurulduklarını ve cinsel saldırıya uğradıklarını anlatan eylemcilerin verdiği diğer ayrıntılar, insanın kanını donduracak cinsten. İşkencenin boyutunu, Türkiye’ye getirilen farklı ülkelerin vatandaşı mürettebatın pek çoğunda görülen işkence izleri ve kırıklardan da anlamak olanaklı.

Tüm bunlar olurken, işkence görüntüleri İsrail’de de bir siyasî tartışmayı alevlendirdi. Siyonistlerin sözde Dışişleri Bakanı Gideon Saar, Sumud Filosu eylemcileriyle alay ettiği görüntüleri paylaşan kabine arkadaşı Ben-Gvir’e tepki gösterdi ama Filistin dostlarına yapılan işkenceye katıldığı için değil, bu işkenceleri görünür kılıp İsrail’in imajına zarar verdiği için!

Kara konvoyuna Libya’da müdahale

Öte yandan, 20’den fazla ülkeden 250’den fazla eylemci, 7 ambulans, 10 insanî yardım tırı ve 20 yaşam konteyneriyle yola çıkan Küresel Sumud Kara Konvoyu da Libya’nın doğusunda bulunan Sirte’de Hafter’in rakibi Batı Libya güçleri tarafından durduruldu ve kötü muameleye maruz bırakıldı. Askerlerin havaya ateş açarak konvoydakileri tutsak ettiği müdahale sırasında en az dört eylemci yaralandı. Kadın eylemcilerin bu sırada sığındığı bir caminin elektriği kesildi ve biber gazlı saldırıya maruz kaldılar.

Saldırının anlamı

Sumud filosuna saldırı, Gazze halkını açlıkla, susuzlukla, ilaçsızlıkla teslim almaya çalışan Siyonist rejimin denizlerdeki korsanlık faaliyetidir. Bu emperyalizmin desteğine yaslanan gayrimeşru İsrail devletinin, uluslararası hukukun en temel kurallarını dahi çiğneyerek işlediği yeni bir suçtur. İsrail’in Gazze’de yürüttüğü savaş, sadece bombalarla değil; abluka, aç bırakma, sağlık sistemini çökertme, yardım konvoylarını engelleme ve dayanışma girişimlerini bastırma yoluyla sürmektedir. Sumud Filosu’na yapılan saldırı, bu bütünlüklü soykırım siyasetinin parçasıdır.

İsrail bunları yaparken, emperyalist dostlarının kendisine hiçbir gerçek engel çıkarmayacağına güvenmektedir. Ayrıca, bölgedeki işbirlikçi rejimlerin, hamasi sözlerle yetinerek İsrail’le ticari, diplomatik ve askeri bağları sürdüreceğinden de emindir. Türkiye’de iktidarın Filistin üzerine büyük sözler söyleyip İsrail’le ilişkileri tümden kesmemesi, limanları, ticaret yollarını, enerji ve askerî bağlantıları kesin biçimde kapatmaması da bu suç ortaklığı tablosunun parçasıdır. Öte yandan Libya’daki müdahale, İsrail’in etki alanının genişliği konusunda da bize bir ders olmalıdır. Siyonizme ve emperyalizme karşı mücadele tüm dünya sathında acil bir görevdir ve emekçi halkın gücüne ve örgütlülüğüne dayanmaktan başka bir şansa sahip değildir.

Bu yazı Gerçek gazetesinin Haziran 2026 tarihli 201. sayısında yayınlanmıştır.

Sumud filosu filistin Siyonist İsrail