Fas’ta avukatlar, örgütlerini grevle savunuyor

Gerçek 3 dk okuma
Fas’ta avukatlar, örgütlerini grevle savunuyor

Kuzey Afrika’nın en batı ucunda yer alan Fas, Arap dünyasının en hızlı büyüyen ekonomilerinden birine ve giderek güçlenen bir işçi sınıfına sahip. Bir yandan da Kuzey Afrika’nın belki de en emperyalizm yanlısı ve Siyonist işbirlikçisi politikasını izleyen ülkede, bir siyasî krizin gelişmekte olduğunun işaretlerini görmek mümkün. Son birkaç yılda hem gençlerin başını çektiği büyük eylemler hem de Filistin davasını desteklemek ve Siyonist İsrail ile yapılan sözde normalleşme anlaşmalarını telin etmek için çeşitli kitlesel gösteriler gerçekleşti. En son, 2026 yazında muhtemelen bir emperyalist-Siyonist provokasyonun da dahil olduğu bir süreçte Fas toprağındaki İspanyol sömürgeleri olan Sebte ve Melile’ye yaşanan göç akını ve buna Fas devletinin verdiği tepki de halk içinde bir tepkiyi tetiklemişti. Şimdi fay hatları, ülkenin en büyük örgütlerinden biri olan barolar birliğine doğru uzanıyor.

Ülkede bir yandan siyasî kriz dinamikleri kendini gösterip, diğer yandan da işçi sınıfı gelişip güçlendiği koşullarda Fas devletinin de bir sınıf savaşı için tahkimat yaptığı anlaşılıyor. 2025 yazında, Fas’taki işçi sendika konfederasyonlarının eylemlerine rağmen yeni bir grev yasası kabul edilmiş, bu yeni yasa grevin yasal tanımını çok sınırlayarak işçilerin bu büyük silahının en azından yasal kullanımını çok sınırlamıştı. Şimdi ise Fas devleti, Filistin eylemlerinde önemli bir rol oynayan baroların gücünü kırmak için bir hamle yapıyor. Fas’taki Filistin eylemlerinin de ötesinde, Tunus’tan Sudan’a kadar Arap devrimlerinin çeşitli duraklarında avukat örgütlerinin (doktor, mühendis, gazeteci örgütleriyle birlikte) oynadığı rol düşünülürse, baroların örgütlü gücünün kırılmasının önemi de daha iyi anlaşılabilir.

Fakat Fas baroları bu hamleye güçlü bir cevap veriyor. 15 Haziran’da baroların çağrısıyla başlayan avukat grevi kesintisiz devam ederken, ülkedeki mahkemeler işlemez hale gelmiş durumda. Son olarak Fas kralının yasayı imzalamasının ardından mücadelede bir etap daha aşılmış oldu. Fas baroları ve avukatlar, yaptıkları açıklamalarla bu durumu yumuşatmaya çalışsalar da bizzat kralın kararına karşı eyleme devam ediyorlar. Bunun kralın sembolik değil, gerçek bir güce sahip olduğu Fas’taki önemi büyük. Fakat çok yüksek katılımla ve uzun süredir grevlerini sürdüren avukat örgütleri, olması gerektiği gibi Fas işçi sınıfının güçlü sendikalarıyla omuz omuza verip, bu hareketi gerçek bir genel greve çevirmeyerek eylemlerin gücünü sınırlıyor. Fas’ın avukatları, eğer mücadelelerini son yıllarda önemli eylemlere imza atmış işçilerle ve gençlerle buluşturabilirse, işte o zaman ülkeye damgasını vuracak bir güç açığa çıkabilir.

Bu yazı Gerçek gazetesinin Eylül 2026 tarihli 204. sayısında yayınlanmıştır.

Fas avukatlar Kuzey Afrika grev hakkı grevle savunulur işçi sınıfı Siyonizm Barolar Birliği