Başyazı: NATO işçi sınıfımızın kanlısıdır! İşçi sınıfı NATO’nun yenilgisinden taraftır!

Başyazı: NATO işçi sınıfımızın kanlısıdır! İşçi sınıfı NATO’nun yenilgisinden taraftır!

Savaşın bedellerini hem cephelerde hem de cephe gerisinde hep işçi sınıfı ve emekçi halk ödemiştir. Bu yüzden de samimi olarak ve gerçekten barış isteyenler işçiler ve emekçilerdir. Bugün yaşanan savaş için de bu böyledir. Ancak şunu bilmeliyiz ki barış istemek yetmez. Barış dilek ve temennilerle gelmez. Barış için aynı ekmek ve hürriyet için savaştığımız gibi savaşmalıyız. Bunun için de safımızı doğru belirlemeliyiz.

Bugün Ukrayna’da yaşanan savaş büyük Rusya ile küçük Ukrayna arasında değildir. Ukrayna’nın arkasında dünyanın en büyük terör örgütü olan NATO ve onun başında bulunan Amerikan emperyalizmi var. Ve bu savaş uzakta değil ta içimizde veriliyor. Çünkü NATO aynı zamanda Türkiye’dedir. Ve işçi sınıfı NATO’nun içinde olduğu bir savaşta tarafsız olamaz. Çünkü NATO kanlımızdır. İşçi sınıfımızın baş düşmanıdır.

İşçi sınıfımız NATO’yu darbelerden bilir. Türkiye’deki tüm işçi düşmanı darbelerin arkasında NATO’nun “bizim çocukları” vardır. 12 Eylül’den sonra, kanlı askeri cunta işçi sınıfının tüm haklarına saldırırken patron örgütlerinin başı Halit Narin bugüne kadar hep işçiler güldü, gülme sırası bizde demiştir. NATO patronların yüzünü güldürmüş; işçi sınıfına, emekçi halka kan kusturmuştur.

İşçi sınıfımız NATO’yu katliamlardan bilir. DİSK Başkanı Kemal Türkler’i ve nice öncü işçiyi, sendikacıyı katleden, 1 Mayıs 1977 katliamını düzenleyen kontrgerilla, bir NATO teşkilatıdır. Emekçi halktan gençlerin içinde yaşadıkları toplum ile kurduğu ilk bağlar olan millî ve dinî duygularını yozlaştırarak, onları faşist ve gerici örgütlenmelere katan, 6. Filo’yu denize döken devrimci gençlerin ve işçilerin üzerine saldırtan yine NATO’dur. Aynı bugün Ukrayna’da ırkçı neo-Nazi çetelerini eğitip cepheye sürdükleri gibi.

NATO bir güvenlik şemsiyesi ya da savunma ittifakı değildir. NATO’nun Türkiye’de olası bir işgale karşı hazırladığı stratejik planlarda savunma hattını Toroslardan başlattığını biliyor muydunuz? Yani NATO olası bir işgalde tüm Anadolu’yu bırakmaya hazırdır. Tek derdi Toros Dağları’nın ardındaki İncirlik başta olmak üzere askeri üsleri ve bu üslerdeki nükleer silahları korumaktır. Aynı bugün Ukrayna’da yaptığı gibi… NATO bırakın bir güvenlik şemsiyesi olmayı, bu ülkenin ve bölgedeki tüm kardeş halkların karşısındaki en büyük güvenlik tehdididir.

Emekçi halkımız NATO’yu işkencelerden bilir. Ziverbey’de, Diyarbakır’da, Mamak’ta kurulan işkencehanelerde Türküyle Kürdüyle bu memleketin onurlu insanlarına, NATO’nun son model ve en alçakça işkence teknikleri uygulanmıştır.

Ezilen halklarımız NATO’yu vahşetiyle tanır. Alevilerin katledildiği Maraş, Çorum, Gazi katliamlarının altında NATO kontrgerillasının imzası vardır. Kürtler Halepçe’de NATO’nun Saddam’a tedarik ettiği kimyasal silahlarla katledilmiştir. Filistin halkının katili Siyonizmin baş destekçisidir NATO! Afganistan’da çocuk yaşlı, düğün cenaze alayı demeden yüz binlerce sivili katletmiştir! Kardeşi, komşuyu birbirine düşürür. NATO ve onun başındaki Amerikan emperyalizmi tüm Ortadoğu’da oluk oluk akıttığı kardeş kanının üzerinde hükmünü sürdürür.    

NATO bugün de işçi sınıfımızın tam karşısındadır. Eğer ülke ekonomisinin damarlarında dolar zehiri dolaşıyorsa, dolar kuru arttığında milyonlarca işçi emekçi zam yağmuru altında kalıyorsa, Batılı emperyalist tekeller sayısız teşvik ve destekle neredeyse bedavaya işçi çalıştırıyorsa bu sömürü çarkının güvencesi NATO’dan başkası değildir.

Yani NATO’nun olduğu yerde işçi sınıfı ve emekçi halkımız tarafsız kalamaz. Kalmamalıdır. Çünkü işçi sınıfının savunduğu eşitlik, kardeşlik, hürriyet ve barışın baş düşmanıdır. Önce içimizdeki NATO’yu atmak gerekir. AKP iktidarının ikiyüzlü politikalarına, emperyalizme sunduğu hizmetlere karşı çıkmalıyız. AKP’nin NATO’nun Ortadoğu’daki kanlı şebekesi İsrail’le normalleşme çabalarını, tam da böyle bir dönemde Siyonist katil Herzog’un Türkiye’de ağırlanmasını reddetmeliyiz. NATO’yu demokrasinin güvencesi diyerek allayıp pullayan Amerikan muhalefetinden medet ummamalıyız. Hedefimiz nettir: Türkiye NATO’dan çıkmalıdır. İncirlik ve Kürecik başta olmak üzere emperyalist üsler kapatılmalıdır. Ama bizim NATO’dan çıkmamız da yetmez. Barışın yolu NATO’nun yenilgisinden geçmektedir. O yüzden tüm işçi sınıfı, emekçi halkımız ve ezilen halklar hep birlikte haykırmalıdır: NATO’dan çık! NATO’yu yık!

 

Bu yazı Gerçek gazetesinin Mart 2022 tarihli 150. sayısında yayınlanmıştır.