Dostlar merhaba. Ben Smart Solar fabrikasında çalışan bir işçiyim. Hepinizin bildiği gibi istibdad rejimi CHP içinde büyük bir bölünmeye yol açtı. Üstelik bunu hukuk tanımayan yargı erkinin hukuksuz dayanaklarıyla yaptı. İstibdadın bu hamlesi tabii ki gelecek olan erken seçimde kendisini güçsüz görmesinden kaynaklıdır. Ancak CHP’nin seçimleri kazanması biz emekçilerin de kazanması anlamına mı geliyor bunu da sorgulamamız gerekir. Yükselen işsizlik, hayat pahalılığı, gençlerin geleceksizleştirilmesi, emeklilerin büyük bir yoksullukla mücadele etmesi, işçi sınıfının kazanılmış haklarının tırpanlanması, yasaklanan yüzlerce grev; haliyle emekçi halkın gözünde CHP'nin istibdada karşı bir çözüm alternatifi olarak yükselmesine sebebiyet veriyor. Ayrıca mutlak butlandan doğan kriz Özgür Özel’e göre bir iç CHP krizi değil memleketin demokrasi krizidir. Evet mutlak butlan hukuksuzca gerçekleştirilmiştir. Ancak bu krizin bu kadar büyümesinin tek sebebi demokrasinin rafa kaldırılması değildir. CHP öncelikle bir sistem partisidir; patron, müteahhit milletvekilleriyle bu sistemin dişlilerinden biridir. Haliyle halk için ne kadar umut vaat etsede zaafları olan bir partidir. Bu zaaflar belediye başkanlarının teker teker AKP'ye geçerek, istibdadın cephesinde mevzilenmeleriyle kendilerini göstermiştir. Keza mutlak butlana sırtını dayayarak CHP’nin başına geçmiş olan Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleyen, çıkarını onun yanında gören birçok milletvekili de vardır.
Tüm bu yaşananların ışığında biz emekçiler tabii ki istibdadın bu yasadışı hamlelerini sineye çekemeyiz. Ancak bu durum biz emekçilerin bir patron partisi olan, belediyelerinde emekçileri ezen, grevlerini kırmaya çalışan, orta vadeli programı savunarak İngiliz Mehmet'e örtülü destek veren, emekçilerin haklarını tırpanlayan torba yasalarda oyları olan CHP'yi destekleyeceği anlamına gelmemelidir. Zira istibdad işçi sınıfına karşı yıllarca hukuksuzluk yaptı, patronları kollayan yasalar çıkardı, grevler yasakladı, hakkını arayan işçilere kolluk kuvvetlerini gönderdi. Ve tüm bu saldırılara rağmen işçi sınıfı kimseye biat etmeden, kimseye borcu olmadan ne kazandıysa söke söke, mücadele ederek, barikatları yararak kazandı. Bizim yolumuz ister laik olsun ister İslamcı olsun bütün burjuva partilerinden kopan Birleşik İşçi Cephesidir. Bugün bu cepheye daha çok ihtiyaç duyduğumuz günlerdeyiz. Çünkü bu cephenin yokluğu istibdada bu saldırıları yapma fırsatı vermiştir ve verecektir.
Gebze Smart Solar’dan bir işçi
Bu yazı Gerçek gazetesinin Haziran 2026 tarihli 201. sayısında yayınlanmıştır.