Genel Başkan Yardımcımız Levent Dölek’e özgürlük! Bütün hürriyet sevdalılarına özgürlük!

Türkiye on gündür sarsılıyor. İstibdad rejimi gösteri hakkını kullanan binlerce insanı vahşi yöntemler kullanarak gözaltına almış, yüzlerce insanı her türlü hukuk kuralını ayaklar altına alan uygulamalarla tutuklatmıştır. Bu süreç içinde partimizin Genel Başkan Yardımcısı Levent Dölek de hukukun her türlü kuralının çiğnendiği bir dizi işlem sonucunda tutuklanmış ve İstanbul’da Silivri Hapishanesi’ne gönderilmiştir.
Kitle hareketinin yükselişinde tetikleyici rolü İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ana muhalefet partisi CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olması için yapılacak ön seçime ramak kala ardı ardına üniversite diplomasının iptali rezaletinin, ertesi günden itibaren de Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınıp İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yolsuzluk ve terör kisvesi altında sözde hukuki bir saldırı başlatılmasının oynadığı biliniyor. Bunların her ikisi de birer istibdad operasyonudur. Türkiye’de halkın kendi benimsediği adaylara oy vermesinin engelleneceği yeni bir döneme girilmekte olduğunu açıkça göstermiştir bu hamleler.
CHP yaklaşımı durumun tasvirini burada kesecektir. Oysa ilk bir-iki günün tereddüdünden sonra öğrenci gençlik, bu sürecin son 12 yıldır yaşanmakta olan büyük baskı ve istibdad uygulamasının yeni bir tezahürü olduğunu kavrayarak CHP’nin kendine yakışır karşı koyma metodlarının adım adım dışına taşan bir şevk ve azimle mücadeleye girmiştir. CHP başta İstanbul Saraçhane’de olmak üzere, her yerde bu büyük gençlik mücadelesini de kendi kontrolüne alarak evcilleştirmek istemiştir ama her geçen gün hareket başka mecralara doğru evrilmiştir.
İşte büyük gözaltı ve tutuklama furyası hareketin bu bileşenini durdurmak için uygulamaya konulmuştur. Levent Dölek yoldaşımız da Eğitim Sen sendikasının İstanbul Üniversitesi İşyeri Temsilcisi sıfatıyla sendikanın öğrencilerle dayanışma kararı doğrultusunda bir foruma katıldığı gerekçesiyle önce bir şafak baskını ile gözaltına alınmış, ardından tamamen hukuksuz biçimde tutuklanmıştır.
Levent Dölek anayasa ve yasalarca “önceden izin almaksızın” kullanılabileceği öngörülmüş olan muhalefet hakkına başvurduğu için tutuklandıysa elbette bunun nedenleri vardır. Levent Dölek, işçi sınıfının son on yıldır verdiği bütün mücadelelerde ön saflarda fedakârca yer alan, sınıfla kaynaşan, sadece kendi işkolu olan eğitimde değil, metalden gıdaya, kimyadan taşımacılık işkoluna çeşitli sektörlerde işçi ve kamu emekçisi sendikalarıyla iç içe sınıf kavgası veren bir devrimcidir, sosyalisttir. Levent Dölek, Kürt halkının, Alevi toplumunun ve bütün ezilenlerin haklarını çok çeşitli platformlarda ısrarla savunan bir halk hatibidir. Levent Dölek başta kendisinin öğretim üyesi olarak çalıştığı İstanbul Üniversitesi’nde olmak üzere eğitim emekçilerinin haklarını gözü pek savunan, kendilerini ezen düzene karşı mücadele eden öğrenci kitleleriyle birlikte onların önlerini açmak üzere mücadeleye giren bir militandır. Levent Dölek, geleceğin esas kurtuluş yolu olan işçi sınıfı iktidarını kurma mücadelesinde kilit rol oynayacak bir işçi sınıfı devrimci partisini inşa etmek üzere dur durak bilmeksizin taş üstüne taş koyan bir sınıf önderidir.
Levent Dölek, Türkiye’nin içinde bulunduğu kavşakta istibdada karşı CHP tarzı düzen muhalefetinin dışında bir başka yolun simgesidir. Bu yolun temeli, hakların ve özgürlüklerin ayaklar altına alınmasının fikir, basın, ifade, seçim özgürlüklerinin çiğnenmesinden ibaret olmadığının kavranmasıdır. CHP’nin hiç sözünü etmediği sendikalaşma, grev, toplu gösteri haklarının da anayasanın ve yasaların bütün hükümleri çiğnenerek yok edildiği bir Türkiye’nin yerine işçi, emekçi ve yoksul halkın ekonomik kurtuluşunu sağlayacak her türlü hakkın çiçek açtığı bir yeni toplumun yaratılması yoludur. İstibdad rejimine son verilmesinin anahtarı, emperyalizmle işbirliği içinde TÜSİAD’ın taleplerinin yerine getirilmesinden değil, bütün emekçilere ve ezilenlere önderlik edecek işçilerin mücadelesinden geçecektir.
Bunu hayal olarak görenlere 2013-2015 yükselişinden sonra şimdi yeniden bir başka kuşağın yine kitlesel mücadeleyi kendiliğinden başlatmasını nasıl açıkladıklarını soruyoruz. Her ne kadar son olaylarda işçi sınıfının bir hamlesi görülmemiş olsa da 2024 yılı sonrasında metal işçilerinin grev yasağına başarılı biçimde meydan okumuş olması, Polonez işçilerinin altı aya yakın süren kararlı mücadelesi, maden işçilerinin uzun süre ısrarla özelleştirmeye karşı çıkan eylemleri, işçi eylemlerinin geleneksel işçi havzalarının dışına taşarak Anadolu'nun çeşitli yerlerinde patlak vermesi, Gaziantep'te işçi mücadelelerinin gücünü kırmak için sendikacı Mehmet Türkmen'in tutuklanması ama sonra tam da bu son on günde salıverilmesi nasıl açıklanacaktır? Kitleler bir süre hareketsiz kalabilir ama derinden derine yaşanan yeraltı hareketleri bir gün mutlaka toplumsal bir depremle güç kazanır, yeni bir toplumu gündeme getirir. Bu bir hayal değil, dünya tarihinde tekrar ve tekrar doğrulanmış bir yasadır. Bu memlekete hürriyet işçilerle gelecektir. Levent Dölek bu kavşakta işte bu politikanın bir temsilcisi olarak tutuklanmıştır.
Yoldaşımıza özgürlük talep ediyoruz. En başta öğrenciler olmak üzere, bu bahar günlerinde içine hürriyet sevdası düşmüş bütün tutuklulara ve gözaltındaki insanlara özgürlük talep ediyoruz.
Kahrolsun istibdad, yaşasın hürriyet!
Memlekete özgürlük işçilerle gelecek!