DİP Bildirisi: Sultanahmet katliamının sorumlusu Türkiye’yi Suriyeleştiren ve mezhepçi savaş girdabına sürükleyenlerdir! AKP’dir, Erdoğan’dır!

İstanbul’un merkezi ve turistik yeri olan Sultanahmet’te DAİŞ’in patlattığı bomba sonucu 11 kişi hayatını kaybetti, onlarca yaralı var. Devrimci İşçi Partisi, bu saldırıyı kınar ve hayatını kaybedenlerin yakınlarına baş sağlığı diler. Patlamanın siyasi sorumlusu, Türkiye ve Ortadoğu’yu mezhepçi temellerde ayrıştırma gayretinde olan AKP hükümeti ve Erdoğan’dır. Türkiye’nin Suriyeleştirilmesinde yeni bir adım daha atılmıştır. Türkiye’yi mezhepçi savaş girdabının içine sürükleyen AKP hükümetinin her adımı kan ve katliamla noktalanmaktadır. AKP bu girdapta boğulabilir ancak katliamlarda hayatını kaybedenler, emekçi halklar ve masum insanlardır. 

Sultanahmet patlaması, geliyorum diyen bir saldırıdır. Devrimci İşçi Partisi, uzun bir süredir, Ortadoğu’da tekfirci-mezhepçi katillerinin sadece Irak ve Suriye’yi değil, Türkiye’yi hedeflediğini söylüyordu. AKP eliyle Türkiye’nin Suriyeleştirildiğini, Katar ve Suudi Arabistan ile birlikte Türkiye’nin bu gerici savaşın planlayıcısı olduğunu ifade ediyordu. Alman turistleri hedef alan bu alçak saldırı, Türkiye’nin Sünni bloğun reisliğine soyunurken bataklığa sürüklenmesinin bir ürünüdür. Asla bunlar Erdoğan ve AKP iktidarının gerici savaş politikasından bağımsız anlaşılamaz.

Davutoğlu, Ankara katliamından sonra canlı bombalarla ilgili bir soruya “Elimizde canlı bombaların listesi var ama eylem yapmadan onları tutuklayamayız” diyerek büyük bir skandala imza atmıştı. Diyarbakır, Suruç ve Ankara’da patlayan bombalardan sonra kılını kıpardatmayan hükümet cephesi, bombalamadan hemen sonra saldırganın kimliğini açıkladı. AKP’nin medya aparatları, olayın büyük bir titizlikle çözüldüğünü söyleyedursun, Davutoğlu’nun sicili ve patlama çevresinde oluşan sır perdesi birçok soruyu havada bırakmaktadır. Patlama sonrası getirilen yayın yasağı, AKP’nin niyetini açığa çıkarmaktadır. Türkiye halkı sormalıdır: Davutoğlu’nun elinde olan ancak kendilerini patlatmadan onları tutuklayamayız dediği bombacılardan birisi mi İstanbul’un merkezinde masum halkı katletmiştir? Ya da Suriye sınırından elini kolunu sallaya sallaya geçen tekfirci militanlardan biri mi katliamı gerçekleştirmiştir? Davutoğlu suçludur.

Bu katliam, Suriye’deki gerici iç savaşı, kendi siyasal ikbali adına Türkiye topraklarına taşıyan AKP’nin ürünüdür. AKP saldırının, Türkiye’nin terörizme yönelik mücadelesinin bir ürünü olduğunu ifade etmekte, AKP’nin katliamlardaki rolünü aklamaktadır. Erdoğan’ın konuşması ise tam bir akıl tutulmasıdır. Erdoğan, patlama hakkında yaptığı açıklamada, aklına gelen örgütleri saymış, yine kokteyl örgütler yaratmıştır. Bombacının Suriye uyruklu olduğunu söylemiştir. DAİŞ demekten imtina etmektedir. Konuşmasında sadece 44 saniye bombalamaya yer ayırırken, 10 dakika barış için imza toplayan akademisyenlere saldırmış ve bu bilim insanlarını hedef göstermiştir. Bu bir suçluluk psikolojisinin yansımasıdır. Katar ve Suudi Arabistan’la birlikte bölge gericiliğinin liderliğine, Sünniliğin reisliğine soyunan Erdoğan’ın, petrol uğruna kışkırttığı mezhep savaşının aktörleri, bugün Sultanhmet’te masum insanları haince katletmiştir. Erdoğan suçludur.

Başbakan yardımcısı Numan Kurtulmuş ise, yaşananların Suriye'deki vekalet savaşlarının yansıması olduğunu söylemektedir. Kurtulmuş, Suriye savaşında o ya da bu şekilde emperyalistlerin ve Türkiye dahil bölge ülkelerinin belli örgütleri desteklediklerini “vekalet savaşları” diyerek itiraf etmektedir. AKP kurmayları  ve yazarları defalarca Türkiye’nin Suriye’de Türkmen ve Sünni tekfircilere yardım ettiğini, kolladığını söylemiştir. Numan Kurtulmuş’un vekalet dediği savaş piyonlarını besleyen AKP’dir. AKP kendi eliyle beslediği mezhepçi terörden tereyağından kıl çeker gibi sıyrılamaz. Türkiye resmi olarak DAİŞ’i terör örgütü olarak kabul etmektedir. Son olarak Musul’un Başika bölgesine tank ve asker göndererek Irak merkezi hükümetinden tepki alan Türkiye, askerlerini adım adım çekme zorunluluğuyla karşı karşıya kalmıştı. Ne hikmetse DAİŞ, Başika’ya roket saldırısı yapıverdi. Erdoğan ve AKP “bu saldırı ne kadar haklı olduğumuzu gösterdi” diyerek saldırıyı ülkenin bölgedeki askeri varlığını muhafaza etmek amacıyla kullandı. Irak hükümeti tüm Türk askerlerinin çekilmesinde ısrar edince, yine her ne hikmetse DAİŞ’in Başika’ya yaptığı roket saldırısının propaganda videoları piyasaya sürülmüştür. AKP’nin tekfircilerle sürdürdüğü danışıklı tiyatroya kanmayalım. DAİŞ de AKP de suçludur.

İşçi sınıfı ve ezilenler, tekfirciliğe ve onu besleyen AKP iktidarına karşı birleşmelidir. Emperyalizme karşı çıkmadan tekfirciliğe karşı mücadele edilmez. Avrupa Birliği ve ABD emperyalistleri Ortadoğu’nun dünyanın savaş merkezi olmasının bir numaralı sorumlusudur. İsrail Siyonistleri, mezhepçi savaş yaşanırken, Bağdat’ta, Beyrut’ta ve İstanbul’da bombalar patlarken ellerini ovuşturmaktadırlar. Bu savaşların ceremesini emekçi halkımız çekmektedir. Türk, Kürt, Arap ve Fars emekçiler mücadele etmeli, kendi gerici-mezhepçi iktidarlarına karşı birleşmelidir.

Devrimci İşçi Partisi

12.01.2015