Fransa’da gençliğin isyanı büyüyor, işçi sınıfı 5 Kasım’da genel greve hazırlanıyor

Gerçek 2 dk okuma
fransa

Fransa’da son dönemde devasa liseli öğrenci eylemleri başladı. Bu eylemleri önemli kılan en temel unsurlardan biri, eylemlerin bizzat konusu gereği hem yoksul mahallelerin gençlerini hem de örgütlü işçileri içermesi. Eylemlerin başlangıç noktası, yoksul banliyölerde bulunan liselerde hem öğretmen eksikliği hem de genel olarak maddi şartların kötülüğü idi. Tam da bu sebeple, ilk harekete geçen unsurlar, siyahisiyle, Arabıyla, beyazıyla gariban banliyö gençleri oldu. Fakat gençlerin harekete geçtiği konu, yani özellikle öğretmen eksikliği ve eğitim bütçelerindeki kesintiler, eğitim sendikalarının yıllardır karşısında mücadele ettiği konular olduğu için, hareket sendikaların bağrında da doğal bir müttefikle yola koyulmuş oldu. Dahası, hareketin “öğrenci eylemi” tarafı, banliyödeki liselerin yaşadığı sorunlardan doğrudan etkilenmeyen üniversite öğrencilerine ve daha iyi şartlara sahip olan liselerin öğrencilerine doğru hareketi yayacak bir aktarma kayışı işlevi üstlenmiş oldu.

Bu durum, basın ve hükümet eylemleri hedef gösterip, bir çeşit “amaçsız vandallar” imajı çizmeye çalışsa da, hareketin toplum içerisinde yalıtılmasına engel oldu. 17 Eylül’de, Paris’in yoksul bir banliyösü olan Créteil’deki bir lisede başlayan hareket, tam da bu dinamikler üzerinden Eylül’ün son günlerinde önce Paris ve çevresine, sonra tüm Fransa’ya yayıldı. Nitekim hareket büyük oranda banliyö liseleriyle ve eğitim emekçileriyle sınırlı olan (ama yine de yüzlerce lisenin bloke edildiği ciddi bir güç gösterisi teşkil eden) 29 Eylül ve 1 Ekim eylemlerinden sonra, 6 Ekim ile birlikte ciddi bir sıçrama yaşadı. Eylem hem daha zengin bölgelerin liselerine hem de üniversitelere sıçradı. Hastanelerden limanlara, birçok sektörde örgütlü işçiler de kendi kortejleriyle lise eylemlerinin önemli bir parçası olarak devreye girdi. En önemlisi, 17 Ekim, 24 Ekim ve 31 Ekim’de gerçekleşen eylemlerde hareketin vurucu gücünü oluşturmaya devam eden liselilere ek olarak, kendi yürüyüşleriyle CGT ve SUD başta olmak üzere büyük sendika federasyonları da doğrudan mücadelenin parçası haline geldi.

Şimdi eylemler hem Almanya’dan İtalya’ya kadar tüm Avrupa’ya hızla yayılıyor hem de Fransa’da 5 Kasım’da işçi sendikalarının düzenleyeceği genel grev ile, büyük bir eşiği aşmaya hazırlanıyor. İşçi sınıfı ve gençlik birlikte masaya yumruğunu vurduğunda, tüm Avrupa siyasetinin dengelerini değiştirebilecek bir güç açığa çıkabilir.

Fransa öğrenci eylemleri CGT SUD grev sendikalar