HPV aşısı ücretsiz olsun
Kadınların yaşamını tehdit eden hastalıkların başında rahim ağzı kanseri geliyor. Üstelik bu kanser aşıyla büyük ölçüde önlenebiliyor. Türkiye’de her yıl binden fazla kadın, önlenebilir bir kanser nedeniyle hayatını kaybediyor. Hayatını kaybedenlerin önemli bir bölümünü emekçi kadınlar oluşturuyor.
Rahim ağzı kanserinden neredeyse her zaman HPV virüsü sorumlu. HPV dünya genelinde en yaygın cinsel yolla bulaşan virüslerden biri ve yüz milyonlarca kadın yaşamlarının bir döneminde bu virüsle karşılaşıyor. Bu virüs her zaman kansere yol açmasa da dünyada her yıl yaklaşık 660 bin kadın rahim ağzı kanserine yakalanıyor, 350 bine yakını yaşamını yitiriyor. Ölümlerin yüzde 90’dan fazlası düşük ve orta gelirli ülkelerde gerçekleşiyor. Bu tablo, rahim ağzı kanserine bağlı ölümlerin eşitsizliklerle doğrudan bağlantılı olduğunu gösteriyor.
HPV aşısı etkili ve güvenli. HPV aşısı bugün dünyada 140’tan fazla ülkede ulusal aşı programına alınmış durumda. Avustralya ve birçok Avrupa ülkesinde aşının yaygın uygulanmasıyla genç kadınlarda HPV enfeksiyonları belirgin biçimde azaldı. İngiltere’de küçük yaşta aşılanan kız çocuklarında rahim ağzı kanseri riski yüzde 85–90 düştü. Bu sonuçlar, aşının etkili olduğunu tartışmasız biçimde ortaya koyuyor.
HPV yalnızca kadınların sorunu değil. Erkekler de HPV’ye bağlı kanserlere yakalanabiliyor ve virüsü taşıyıp bulaştırabiliyor. Bu nedenle birçok ülkede aşı hem kız hem erkek çocuklara uygulanıyor. Aşı en etkili biçimde çocukluk ve erken ergenlik döneminde yapılıyor ancak aşılanmamış gençler ve erişkinler için de korunma mümkün.
Türkiye’de her yıl iki binin üzerinde kadın rahim ağzı kanserine yakalanıyor, binden fazla kadın yaşamını kaybediyor. Buna rağmen Türkiye’de HPV aşısı ulusal aşı takviminde hâlâ yer almıyor. Oysa bir önceki Sağlık Bakanı Fahrettin Koca 2022 yılında aşının ücretsiz olacağını açıklamıştı. Bu söz yerine getirilmedi. Mevcut Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu da HPV aşısının 2025 sonunda ücretsiz uygulanacağı yönünde açıklamalar yaptı ancak henüz değişen bir şey yok. Aşı olmak isteyen kadınlar bu aşıya yüksek ücretler ödeyerek ulaşmak zorunda kalıyor. Oysa devlet toplu alım yaptığında aşının birim maliyeti önemli ölçüde düşecek. Çocukluk çağı aşılarında olduğu gibi kamu planlamasıyla hem maliyet azalacak hem de herkes aşıya eşit şekilde erişecek.
Bu durumdan en çok emekçi kadınlar etkileniyor. Düşük ücretlerle, güvencesiz koşullarda çalışan, uzun saatler mesai yapan kadınlar hem aşıya hem de düzenli taramaya erişmekte zorlanıyor. Özel hastane pahalı, devlet hastanesinde randevu bulmak zor, izin almak ayrı sorun. Çocuk bakımı yükü de büyük ölçüde kadınların omzunda. Oysa aşıyla önlenebilir hastalıklarla mücadele bireylere bırakılamaz.
Kamu kaynaklarının nereye ayrılacağına, hangi önceliklerin belirleneceğine siyasal iktidar karar verir. Dolayısıyla HPV aşısının ulusal aşı takvimine alınmaması siyasal bir tercihtir. Bugün emekçi kadınların sağlık ve yaşam hakkı, iktidarın öncelikleri arasında yer almamaktadır.
Emekçi kadınların sağlık ve yaşam hakkı tasarruf kalemi değildir. Rahim ağzı kanseri kader değildir. HPV aşısı hem kız hem erkek çocuklar için ulusal aşı takvimine alınmalı; aşılanmamış gençler ve erişkinler için ücretsiz aşılama sağlanmalı ve erişim engelleri ortadan kaldırılmalıdır. Emekçi kadınların sağlığı piyasanın insafına bırakılamaz.
Bu yazı Gerçek gazetesinin Mart 2026 tarihli 198. sayısında yayınlanmıştır.






