Nereden baksan Amerikan çıkarı, nereden baksan İngiliz aklı, nereden baksan İsrail'in savaşı!

Gerçek 5 dk okuma
Nereden baksan Amerikan çıkarı, nereden baksan İngiliz aklı, nereden baksan İsrail'in savaşı!

Yeni Şafak gazetesi ABD merkezli Axios’un üç Amerikan yetkilisine dayandırdığı haberini şöyle aktarıyor: “Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın, Suudi Arabistan'ın Yemen'deki Husilere karşı mücadele kapsamında Suriye askerlerinin gönderilmesi yönündeki talebini ciddi şekilde değerlendirdiği öne sürüldü. ABD'li üç yetkiliye göre henüz nihai karar verilmezken, Suriye'nin Yemen'e 10 bin ila 20 bin asker göndermesi değerlendiriliyor. ABD yönetimiyle de konu hakkında istişare edildiği ve Washington'ın böyle bir adıma prensipte karşı olmadığı belirtildi.”

İsrail’e çakıl taşı bile atmayan El Şara İsrail’le savaşanlarla savaşmak için Yemen’e asker gönderecekmiş!

Suriye'nin güneybatısını işgal eden ve bugün dahi ilerlemeye devam eden İsrail'e karşı çakıl taşı atmayan Şara rejimi, İsrail'le bilfiil savaşan Husileri öldürmesi için iki tümen asker mi gönderecekmiş? Bu haberin dolaşıma sokulması Şara rejiminin emperyalizme ve Siyonizme biat tazelemesi olarak okunabilir. Öte yandan bu gelişmeyi, mecliste onaylanmadığı için geçerli olmayan savunma paktını, Suriyeli tümenlere iliştirilmiş "uzmanlar" yoluyla yani bir tür hülleyle hayata geçirmek için fırsat olarak görenlerin çıkması da mümkün olabilir.

Yemen’e asker göndermek neden yasadışı ve gayrimeşrudur?

Söz konusu ittifak bugüne kadar bir “antlaşma” olarak değil bir “anlaşma” olarak zikredildi. Ama “savunma paktı” kavramı bir anlaşmayı değil antlaşmayı ima diyor. Hele ki bu kavram NATO’nun 5. maddesine referansla, yani ülkeleri “hepimiz birimiz için” diyerek askerî olarak bağlayan şekilde sunulduğunda bir “antlaşma” ile karşı karşıya olduğumuz açıktır. Bir krallık olan Suudi Arabistan için kralın ya da veliaht prensin sözlü iradesi ile geçerli olabilir ama Türkiye bir cumhuriyettir. Ülkenin savaşa girmesine yol açabilecek hükümler içeren üçlü ittifakın hukuki anlamda bir “antlaşma” olduğu kabul edilip mutlaka meclise getirilmesi, adının da öyle konulması gerekir. Dolayısıyla Hakan Fidan’ın “sözümüzün eriyiz” gibi gayriresmî ve gayriciddi açıklamaları Türkiye’yi Suudi Arabistan’ın yanında savaşa sürükleyecek bir meşruiyet ve yasallık oluşturamaz.

Her ne kadar Hakan Fidan bir basın toplantısında söz konusu anlaşmayı meclise getirmek için hazırlıklarını tamamladıklarını söylemişse de şu ifade önemli: “Bunu en kısa sürede meclise sevk etme yönünde kararımız var. Biz kendi çalışmalarımızı hemen hemen bitirmiş durumdayız." “Biz” diyor Hakan Fidan. Dolayısıyla bu sözler bugüne kadar (tam 2 aydır tek bir kelime açıklanmadı!) anlaşmaya dair herhangi bir maddenin kamuoyuna açıklanmamış olmasının paravanı olan “tarafların çalışmaları sürüyor” gerekçesini devam ettiriyor. Yani “onlar” da çalışmalarını bitirmediği için, belirsiz bir süre daha anlaşmanın içeriği karanlıkta bırakılabilir.

Amerikan savaş lordu Thomas Barrack’ın monarşi sevdası ve istibdadın dış politikası

Geriye ne kalıyor? “Söz…” Ama belirttiğimiz gibi “söz vermek” kralların işidir ve ancak krallıklarda geçerli olur. Cumhuriyetlerde değil! Amerikan Büyükelçisi (gerçekte Trump’ın Ortadoğu’daki savaş lordu) Thomas Barrack Ortadoğu’da demokratik değil monarşik modellerin daha işlevsel olduğunu söylerken işte tam da bundan bahsediyordu. Batı Asya’dan (Ortadoğu’dan) Amerikan askerleri çekilirken, Amerikan çıkarlarını korumak, bu çıkarların en önemli gereği olarak da İsrail’e arka çıkmak için bir bölgesel pakt kuruluyor ve bu paktın askeri gücü olma ihalesi, halkının ezici çoğunluğu Amerikan ve İsrail karşıtı olan Türkiye’ye veriliyor. İngiliz aklı bu ihaleyi “Mekke’yi savunma” ambalajı ile paketleyerek kitlelere benimsetmeye çalışıyor. Yine de bu zilleti bu millete kabul ettirmek kolay değil. Soykırımcı Siyonist İsrail’in ve işbirlikçi Suud krallığının yanında Müslüman kanı dökmek bu halkın içine sinmiyor. Anayasa da Yemen’e asker göndermeye el vermiyor. O zaman içeride hüküm süren istibdadı yani “baskıcı ve keyfi” yönetimi dışarıda da uygulamak gerekiyor. Anayasa’yı dolanarak, meclisi aradan çıkararak, istibdadın “sözü” ile Türk askerini Yemen’e götürecek yollar aranıyor.

Nereden baksan tutarsız, nereden baksan haksız, nereden baksan hukuksuz!

Nereden baksan Amerikan çıkarı, nereden baksan İngiliz aklı, nereden baksan İsrail'in savaşı!

Şara’nın tümenleri içine de saklasanız, meclise getirip apar topar da geçirseniz, bu millet bu zilleti reddeder!

 

Amerikan emperyalizmi Amerikancı ve Siyonist cephe Ortadoğu Savaşı 3. Dünya Savaşı israil Siyonizm filistin İngiliz emperyalizmi emperyalizm Ortadoğu