İnsanca çalışma koşulları örgütlü mücadele ile yaratılır!

Yüzde doksanı kadın işçilerden oluşan bir fabrika olarak işçi sınıfımıza; neredeyse yirmi yıl sefil koşullarda çalıştırılmış emekçi kadınların, sendikalı olduktan ve üç toplu sözleşme dönemi geçirdikten sonra insanca çalışma koşullarına nasıl ulaşabildiğini gösterdiğimiz emsal bir sözleşmeye hazırlanıyoruz. Yolumuz açık olsun! Yaşasın örgütlü mücadelemiz!

Merhaba yoldaşlar. Toplu sözleşme görüşmelerimiz başlamak üzere. Patronların “kriz var” diye diye etrafa dehşet saçtığı ama esas dehşetin biz işçilerin hayatlarında, memleketin, dünyanın esas sahiplerinin yaşamlarında gerçekleştiği bir dönemdeyiz. Bizim bu toplu sözleşmemiz patronların dertlerine derman olmuş, işçileri yoksulluk sınırının altında bir yaşamdan kurtaramamış MESS toplu sözleşmesinin gölgesinde yaşanacak. Fakat münferit sözleşmeler yapan fabrikalar olarak iş kolumuzun en önemli sözleşmesi olan MESS’in dayattığı ve kabul ettirdiği saat ücretlerinin üzerinde ücretlere imza atabiliyor, sendikal eğitim hakkı gibi, 8 Mart, 25 Kasım gibi mücadele günlerimiz olarak takvimlerimizde yeri olan günlerde sendikal izin alabilmek gibi MESS sınırlarını aşabilecek güce sahibiz. Bu dönemde örgütlü gücümüz ile fabrikamızın özel ihtiyaçlarına ve hayat pahalılığına karşı bizlerin yükünü hafifletecek maddelere imza atmak istiyoruz. Yüzde doksanı kadın işçilerden oluşan bir fabrika olarak işçi sınıfımıza; neredeyse yirmi yıl sefil koşullarda çalıştırılmış emekçi kadınların, sendikalı olduktan ve üç toplu sözleşme dönemi geçirdikten sonra insanca çalışma koşullarına nasıl ulaşabildiğini gösterdiğimiz emsal bir sözleşmeye hazırlanıyoruz. Yolumuz açık olsun! Yaşasın örgütlü mücadelemiz!

Dilovası Copreci’den metal işçisi bir kadın

Bu yazı Gerçek gazetesinin Şubat 2026 tarihli 197. sayısında yayınlanmıştır.