Erkek egemen kapitalist sistemi yıkmak için emekçi kadınlar en öne!

Erkek egemen kapitalist sistemi yıkmak için emekçi kadınlar en öne!

Dostlar merhaba,

Ben Dilovası’nda Esitaş fabrikasında çalışan kadın bir işçiyim. Mart ayında sözleşme görüşmelerimiz başlıyor. Fabrikalarda çıkışlar olurken, patronların kapatıp giderim diye tehditlerinin olduğu bir dönemde ister istemez korku ve endişe ortamı oluyor. OVP adı altında işçiye saldırıların daha fazla olduğu bir dönemden geçiyoruz. Bu şekilde bizleri bastırıp sindirmeye çalışıyorlar. Böyle bir dönemde tüm baskılara karşı, Smart Solar işçileri 100 günü aşkın süredir kırılmadan, yılmadan grevlerine devam ediyorlar. Polonez direnişinde olduğu gibi, özellikle de kadınların en önde mücadele verdikleri bir grev.

Bizim fabrikamız da kadın çalışanın çoğunlukta olduğu bir fabrika. Zamanında fabrikaya sendikayı getirebilmek için kadınlar en önde mücadele ettiler ve başardılar da. Eğer greve çıkarsak da yine en önde emekçi kadınlar olarak mücadele edeceğiz. Şu an Smart Solar’da en önde mücadele eden emekçi kadınlar gibi.

Biliyorsunuz dostlar önümüzdeki ay 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü. Sermayenin 8 Mart’ı çok önemsiyormuş gibi kutladıklarını videolarla reklamlarla görüyoruz. Karanfillerle, hediyelerle kadınlara çok değer veriyormuş gibi yapıyorlar. Biz böyle olmadığını çalıştığımız fabrikalarda en iyi şekilde görüyoruz. Aile yılı adı altında dayatılan esnek çalışma modeliyle kadınları tamamen çalışma hayatından uzaklaştırıyorlar. Sermaye ve devlet el ele krizin faturasını en ağır şekilde emekçi kadınlara ödetmeye çalışıyorlar.

Yaşanan kadın cinayetleri, kadını değil aileyi merkeze alan politikalar (öyle olmasa kadınlar uzaklaştırma kararı çantasındayken öldürülmezlerdi), fabrikalarda kadınların yaşadığı psikolojik şiddet ve mobbing, devlet ve sermayenin göz boyamak için 8 Mart’ı kullandığını gösteriyor.

Çürümüş kapitalist sistem erkek egemenliği ile var oluyor. Biz işçi sınıfı, en önde de emekçi kadınlar olarak bu ikisiyle mücadele etmeden tam olarak kurtuluşa ulaşamayacağız. Biz meydanlarda bunun için varız. Kadının yerinin sadece ev olmadığını, bakım hizmetlerinin sadece kadının sorumluluğunda olmadığını söylemek için meydanlardayız. Kadınları koruyan yasaların uygulanması, faillere caydırıcı cezaların uygulanması kısacası ölmemek için meydanlardayız. Biliyoruz ki kazanılan her mücadele, mücadeleyi sahiplenip ayrı gayrı demeden birlik olduğunda kazanılır.

Erkek egemen kapitalist sistem dediğimiz bu düzeni yıkmak, haklı taleplerimizi dile getirmek için biz emekçi kadınlar olarak bu 8 Mart’ta da meydanlarda olacağız. En güçlü şekilde “Emekçi kadınlar en öne!” şiarını bir kez daha yükselteceğiz.

Dilovası Esitaş’tan bir işçi kadın

Bu yazı Gerçek gazetesinin Şubat 2026 tarihli 197. sayısında yayınlanmıştır.