Arnavutluk'ta koruma altındaki Sazan adasının Trump'ın damadı Jared Kushner'a peşkeş çekilmesine karşı başlayan halk isyanı büyüyor. Düzen partilerinin emperyalist yağmada uzlaşmasına boyun eğmeyen on binlerce kişi, yozlaşmış burjuvazinin 'yeni Epstein adası' projesine karşı haftalardır sokaklarda direniyor.
Emperyalizmin küresel savaş aygıtı NATO, işçi sınıfına ve ezilen halklara yönelik tehditlerini artırırken, sermayenin savaş politikalarına karşı enternasyonal dayanışma çağrıları büyüyor. Kapitalist barbarlığın ve emperyalist saldırganlığın karşısında dünya işçilerinin tek çıkış yolu, bu savaş makinesine karşı birleşik bir mücadele hattı örmekten geçiyor.
Sermaye düzeninin yarattığı ekonomik kriz, durmak bilmeyen zamlar ve sırtımıza yüklenen haksız vergiler işçi sınıfının yaşam koşullarını her geçen gün daha da daraltıyor. Bu cendereyi kırmanın ve insanca bir yaşam kurmanın tek yolu ise işyerlerinde birleşmek, sendikalarda örgütlenmek ve sınıf mücadelesini yükseltmektir. Çünkü biliyoruz ki; hak verilmez, alınır!
Rakovski Merkezi ve RedMed ağı öncülüğünde 22 ülkeden komünist ve devrimcileri buluşturan çevrimiçi Anti-NATO Konferansı, emperyalizme, Siyonizme ve NATO’ya karşı uluslararası mücadeleyi ortaklaştırmak üzere toplandı.
Gebze Organize Sanayi Bölgesi'nde (GOSB) kurulu P&G fabrikasında DİSK Lastik-İş üyesi işçilerin patronun yoksulluk dayatmasına karşı çıktığı grev, 52 günün sonunda zaferle sonuçlandı. Sefalet zamlarını ve hak gasplarını örgütlü gücüyle püskürten P&G işçileri, sermayenin saldırılarına karşı tüm işçi sınıfına direniş yolunu gösteriyor.
İktidarın işçi düşmanı programı asgari ücreti açlık sınırının çok altında, 28 bin lirada dondurdu. TÜİK'in makyajlı rakamlarıyla belirlenen sefalet oranındaki memur ve emekli zamları ise mutfaktaki yangını harlarken, işçi sınıfına ve emeklilere yönelik büyük emek hırsızlığını bir kez daha gözler önüne seriyor.
Stalin sonrası dönemin Stalinistlerinin çok temel bir özelliği var. Bizim “işçi devleti” olarak nitelediğimiz, kendilerinin “sosyalist”, “komünist”, “halk demokrasisi” ve çeşitli başka adlarla andıkları sosyalizmin inşası süreci yaşayan ülkelerin yaşaması, ayakta kalması için parmaklarını kıpırdatmıyorlar.
Güvenceli çalışma ve taban maaş hakkı için TBMM önünde nöbete başlayan özel sektör öğretmenleri, maruz kaldıkları polis şiddetine ve gözaltılara rağmen haklı mücadelelerinden geri adım atmıyor.
NATO zirvesi için Türkiye’ye gelen ABD Başkanı Trump, Türkiye’nin Rusya’dan S400 hava savunma füzeleri alması dolayısıyla uygulanan yaptırımları kaldırma sinyali verdi. Trump bu bağlamda Türkiye’nin F35 savaş uçaklarını tekrar alabileceğini söyledi. Türkiye daha önce Rusya’dan aldığı S400’ler dolayısıyla F35 üretim programından çıkartılmış ve 1,25 milyar dolar ödediği 8 adet F35 savaş uçağına da ABD tarafından el konmuştu.
Ankara'daki NATO zirvesinde istibdad rejimi emperyalizmin savaş ihalelerine talip olurken, bu kanlı ve mali faturanın yine emekçi halka kesileceği netleşti. Amerikan savaş makinesinin ve Siyonizmin bölgeyi ateşe attığı bir dönemde, ne işbirlikçi iktidar ne de emperyalizme selam duran düzen muhalefeti çözüm sunabilir. Ülkeyi sürüklendiği bu zilletten ancak emperyalizmden ve sermayeden bağımsız bir işçi sınıfı siyaseti kurtaracak.
Sağlığın sermaye eliyle piyasalaştırılmasına, ağır çalışma koşullarına ve istibdada karşı hekim emeğini ve halkın sağlık hakkını savunan Etkin Demokratik TTB Grubu, Türk Tabipleri Birliği (TTB) seçimlerini kazandı. Anti-emperyalist ve anti-Siyonist vurguların da öne çıktığı kongrenin ardından yeni Merkez Konseyi mücadele programıyla göreve başladı.
Muş'un Varto ilçesinde, Amerikan şirketi IGNIS Enerji'nin kâr hırsı uğruna doğayı, tarımı ve hayvancılığı talan edecek Jeotermal Enerji Santrali (JES) projesine karşı halkın direnişi büyüyor. Valiliğin hukuksuz onayına karşı yaşam alanlarını savunan köylüler, kurdukları direniş çadırıyla sermayeye geçit vermiyor.
2 Temmuz 1993’te Sivas Madımak Oteli’nde 35 canımızı bizden koparan katliam, polisin ve askerin saatlerce müdahale etmemesiyle tarihe “devletlû” bir katliam olarak kazınmıştır. Madımak Oteli’nde bir grup faşistin ve siyasal İslamcının yaktığı ateşin arkasında kontrgerilladan düzen siyasetçilerine uzanan kirli bir ekip çalışması ve bu ekibin koordinasyonunu sağlayan suç örgütü NATO vardır!
Devrimci İşçi Partisi, dünyanın en büyük terör örgütü dünyayı bir barbarlığa sürükleyecek savaş planları için Ankara’da bir zirve düzenlerken hayat olduğu gibi devam etmemeli dedi. NATO zirvesi öncesinde işçi sınıfının kanlısı NATO’ya karşı genel grev çağrısı yaptı. Bu çağrıyı işçi sınıfı ile, emekçi halkla buluşturmak için var gücüyle çalıştı. Fabrikalarda vardiyasına giren işçilere NATO’ya karşı genel greve çağrısının yer aldığı bildirileri dağıttı. Tersane önlerinde sabahın ilk ışıklarıyla işçilerle buluştu. Emekçi mahallelerinde kapı kapı gezdi; Gerçek gazetesinin manşetinde aynı çağrının yer aldığı Haziran sayısını emekçilere ulaştırdı. Kent meydanlarında bildirilerini dağıttı, sanayi bölgelerindeki, emekçi mahallerindeki duvarları “NATO’dan çık! NATO’yu yık!” şiarıyla donattı.
Ankara’da gerçekleştirilen NATO zirvesinin öncesinde Gebze’den, işçi sınıfının kalbinden anti-emperyalist bir çağrı yükseldi: Bütün ülkelerin işçileri ve ezilen halklar NATO’ya karşı birleşin!
Anti-emperyalist, anti-Siyonist mücadele çağrısının yükseltildiği toplantı, Devrimci İşçi Partisi (DİP), Yunanistan’daki kardeş partimiz EEK (İşçilerin Devrimci Partisi), Hristo Rakovski Uluslararası Sosyalist Merkezi ve RedMed (Kızıl Akdeniz) İnternet Ağı tarafından düzenlendi. Toplantıya Gebze’de son yıllarda önderlik ettiği grevlerle, fabrika işgalleriyle, direnişlerle ve toplu sözleşme kazanımlarıyla öne çıkan Birleşik Metal-İş Gebze 1 No’lu şubesi ev sahipliği yaptı.