Okulların açılmasına doğru, 2026-2027 eğitim öğretim yılı okul kantini fiyat tarifesi açıklandı. Bunun üzerine meclis lokantası fiyat listeleri ile okul kantini fiyat listeleri arasındaki kıyaslamalar sosyal medya mecralarında dolaşmaya başladı. Fabrikalarda da bu kıyaslamalar sık sık çay molalarının gündemi oldu. Meclis lokantasında 6 lira olan ayran okul kantinlerinde 30 liraya satılacaktı. Mecliste pilavlı dana sac kavurma 66 lira iken okul kantininde karışık tost 120 lira. Bir öğrenci okulda ortalama 6-7 saat geçiriyor. Bu kadar uzun bir saat aralığında sağlıklı bir öğün ihtiyacını ne toplam 150 lira olan tost-ayran karşılıyor ne de evden getirdiği atıştırmalıklar. Milletvekillerinin değil, asıl büyüme çağındaki çocukların sağlıklı ve sıcak yemekler yemesi gerekiyor, hem de ücretsiz bir şekilde.
Geçtiğimiz günlerde Türk Tabipleri Birliği ücretsiz okul yemeğinin bir hak olarak yasal güvenceye alınması gerektiğini bir basın açıklamasıyla duyurdu. Okul çağındaki çocukların kötü beslenmesinin “kansızlık, bağışıklık sisteminin çökmesiyle sık tekrarlayan enfeksiyonlar, bodurluk, gelişme geriliği, dikkat ve öğrenme güçlüğü” gibi ciddi sorunlara sebep olacağını dile getirdi.
Peki okullarda ücretsiz bir öğün verilmesinin külfeti ne kadar? Gerçekten devletin altından kalkamayacağı bir gider kalemi mi? Gelin bütçe harcamalarına bir göz atalım. Ülkedeki tüm öğrencilere okulda verilecek olan ücretsiz bir öğünün toplam bütçeye oranını görelim. 15 milyon öğrenciye 90 lira tutarında bir öğün vermenin bedeli 243 milyar lira. Bu rakam kulağa çok yüksek gelebilir. Fakat bu rakam, hükümetin 1 yıllık faiz ödemesi için bütçeye koyduğu giderlerin yani 2,7 trilyon liranın 10’da 1’inden bile az. Aynı şekilde Millî Eğitim Bakanlığının toplam bütçesinin de 8’de 1’ine, toplam üniversiteler dahil toplam eğitim harcamalarının 10’da 1’ine denk geliyor. 2026 yılı toplam bütçe gideri yaklaşık 19 trilyon lira. Bütçe harcamalarının tamamının sadece yüzde 1,3’ünü okullarda bir öğün ücretsiz yemeğe harcamak, çocuklarımızın zihinsel ve fiziksel gelişiminin önündeki büyük bir engeli kaldırıyor. Fakat sermayenin siyasi iktidarı bu kararı vermekten imtina ediyor. Bu parayı sermayeye peşkeş çekmeyi, uluslararası para babalarına faiz olarak ödemeyi daha uygun buluyor. Çocuklarımızın sağlığını, geleceğini sermayenin bitmeyen kâr hırsına kurban etmeyelim. Okullarda ücretsiz öğün talebinin arkasında örgütlü bir şekilde duralım!
Bu yazı Gerçek gazetesinin Ekim 2026 tarihli 205. sayısında yayınlanmıştır.