İzmir Aliağa’da bulunan Smart Solar fabrikasında patronun 7 işçiyi işten atması üzerine başlayan ve 75 saat süren fiili grev ve fabrika işgali, Türkiye işçi sınıfı mücadeleleri tarihine altın harflerle kazındı.
Gerçek okurlarının Gebze’den hatırladığı Smart Solar, güneş paneli üreten bir şirket. Gebze fabrikasında 2022’de DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş sendikası örgütlenmiş, patron bunun üzerine öncü kadın işçilerden birini işten atmış, fabrika işgaline ulaşan mücadele sonunda patron tarafı sendikayı tanımak zorunda kalmıştı. Bu zaferin ardından patron, Dilovası ve daha sonra kurulan Aliağa fabrikalarında da Birleşik Metal-İş’in örgütlenmesini engellemek için enerji işkolu olarak göstermiş ve bu iki fabrikaya Türk-İş’e bağlı TES-İş sendikasını getirmişti. Dilovası fabrikası kapandıktan sonra ortada iki fabrika kaldı.
Aynı üretimi yapan, aynı şirketin aynı isimli iki fabrikasının farklı işkollarında gözükmesi ve iki ayrı sendikanın yetkili olması özellikle sözleşme dönemlerinde işçilerin birliğini engelleyen bir sonuç ortaya çıkardı. Geçtiğimiz yıl Gebze fabrikasında toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde uzlaşı sağlanamamış, greve çıkılmış ve 114 gün süren kararlı grev iradesi sayesinde sözleşme kazanımlarla imzalanmıştı. Bu süreçte Smart patronu Kayseri’de bir fabrika ve TES-İş’in örgütlü olduğu Aliağa fabrikasındaki üretime güvenerek grev kırıcılığı yapmış, işçilerin iradesini kırmak istemişti. Ancak Gebze’de kazanan grevci Smart işçileri olmuştu.
Aliağa fabrikasında ise işçiler Gebze’deki sınıf kardeşlerinin yürüdüğü yola girdi, uzun ve sabırlı bir örgütlenme sürecinin sonunda bir gecede yetkili sendika TES-İş’ten istifa ederek DİSK’in enerji işkolundaki sendikası Enerji-Sen’de örgütlendi. Fabrikada çalışan 570 işçinin neredeyse tamamının sendika değiştirmesi üzerine Smart patronu 7 öncü işçiyi “departman fazlalığı” bahanesiyle 11 Eylül’de işten çıkarttı. 11 Eylül Cuma günü 16-24 vardiyasına gelen işçiler atılan arkadaşlarının geri alınması ve örgütlendikleri sendikanın tanınması talebiyle fiili greve ve fabrika işgaline başladı. İşte, 75 saat süren destansı mücadele böylece başlamış oldu. Patron tarafı vakit kaybetmeden diğer iki vardiyanın işçilerine mesaj atarak Pazartesi’ye kadar idari izinde olduklarını iletti. Fabrikada içerisindeki işçiler belli aralıklarla kapıya geldi, atılan işçiler ve diğer vardiyalardaki arkadaşları kapının önünde onlarla kucaklaştı. Enerji-Sen ve Birleşik Metal-İş temsilcileri ise sık sık bilgilendirmelerle, slogan ve ajitasyonlarla işçilerin moralini yüksek tuttu.
İşgalin ikinci günü öğle saatlerinde fabrika önünde Birleşik Metal-İş sendikası Genel Başkanı Özkan Atar’ın da katıldığı bir basın açıklaması yapıldı. Cumartesi ve Pazar günleri işgal, fabrika içindeki işçilerin iki iç kapıdan yürüyüp ortada dış kapıda buluştukları, fabrika dışındaki arkadaşlarının da yolda aynı şekilde onlara eşlik ettikleri yürüyüşlerle, güçlü sloganlar ve coşkulu halaylarla devam etti. Pazar akşamı fabrika kapısı önüne projeksiyon sistemi kurularak Gerçek’in hazırladığı, geçtiğimiz yıl Gebze fabrikasındaki grevin zaferini anlatan Smart Solar grevi belgeseli: Bir iş, aş ve hürriyet mücadelesi belgeselinin gösterimi yapıldı. Belgeselin ardından Birleşik Metal-İş İzmir şube Başkanı Evren Aktürk söz alarak Gebze’deki mücadelenin Aliağa fabrikası işçilerine örnek olduğunu, olmaya da devam edeceğini belirtti, talepler karşılanmadan mücadeleden asla geri adım atmayacaklarını vurguladı. Konuşmanın ardından Smart fabrikası “İşgal, grev, direniş!”, “İş, aş, hürriyet!” sloganlarıyla inledi.
Pazar akşamı işçilere 14 Eylül Pazartesi günü çalışma olmayacağını bildiren bir mesaj geldi. Fakat bu mesajda öncekilerin aksine “idari izin” ifadesi geçmiyordu. İşçiler de eksiksiz biçimde Pazar’ı Pazartesi’ye bağlayan gece vardiyasına geldi ancak patronun talimatıyla güvenlik görevlileri tarafından içeri alınmadı. Sendika temsilcileri giriş kapısında işçilerin teker teker videolarını çekti ve tutanaklarını hazırladı.
14 Eylül Pazartesi günü fabrika işgali sürerken Smart Güneş Teknolojileri’nin İstanbul Beykoz’da bulunan genel merkezi önünde bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Birleşik Metal-İş ve Enerji-Sen’in birlikte örgütlediği bu açıklamada patron tarafına işçilerin sendikal hürriyetine saygı duyması ve atılan işçilerin işe iade edilmesi çağrısı bir kez daha tekrarlandı. Patron tarafı ise yaklaşık aynı saatlerde Kamuoyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bir bildirimde bulundu, “Üretimi çok daha uygun maliyetler ile gerçekleştirmek, diğer yandan da çalışanlarımızı doğdukları bölgelerde istihdam ederek, üretimlerimizi çok daha mutlu çalışanlara sahip olacağımız tesislere taşıma konusundaki faaliyetlerimiz devam etmektedir.” ifadeleriyle borsadaki yatırımcıları rahatlatmaya çalışan, işçiyi ise fabrikayı taşımakla tehdit eden bir açıklama yaptı. Bu gelişme işçilerde korkuyu tetiklemek yerine mücadele ateşini harladı.
14 Eylül Pazartesi akşamı Smart patronu işçilerin taleplerinin çoğunu kabul etmek zorunda kaldı. Enerji-Sen’in duyurduğuna göre anlaşma şu şekilde: Atılan işçiler için 10 gün içinde patron ve sendika görüşecek, fabrika işgaline ve kapı önü direnişine katılan hiçbir işçiye disiplin yaptırımı uygulanmayacak, patron tarafı Enerji-Sen’i tanıyacak, sendika değişiminden dolayı hiçbir işçiye mobbing uygulanmayacak, sözleşmeden doğan iki aylık enflasyon farkları yatırılacak. Anlaşmanın ardından fabrikadaki işçiler saat 21.00 gibi alkışlarla, sloganlarla dışarıya çıktı, coşkuyla zafer halayları çekildi. Cuma günü fabrikaya, 16-24 vardiyasına giren işçiler içeriden üç günü aşkın süren sınıf mücadelesi eğitimiyle çok daha bilinçli, çok daha örgütlü ve özgüvenli olarak çıktılar. İşçi sınıfı tarihinde önemli yer tutacak bu mücadelede, Aliağa Smart’ta “İşgal, grev, direniş!” sloganı tam anlamıyla vücut buldu!
Devrimci İşçi Partisi olarak, “Memlekete hürriyet işçilerle gelecek!” diyen bir parti olarak, Aliağa Smart Solar işgalinin ilk anından işçiler evlerine dönmek üzere servislerine bininceye kadar bu mücadeleyi bir an olsun yalnız bırakmadık. Birer grev ve işgal gözcüsü olarak Smart işçileriyle yemeklerimizi beraber yedik, çaylarımızı içtik, halaylarımızı çektik, gece nöbetlerimizi tuttuk. Devrimci İşçi Partisi olarak, Smart işçilerinin iş, aş ve hürriyet mücadelesine Gebze ve Aliağa’da omuz vermeye devam edeceğiz. İzmir’in ve Aliağa’nın tüm işçilerini ve emekçi halkını Smart işçilerinin mücadelesini sahiplenmeye davet ediyoruz.