Eğitim Sen: Öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin kendilerini güvende hissedeceği ortamlar derhâl oluşturulmalıdır!

Gerçek 5 dk okuma
Eğitim Sen: Öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin kendilerini güvende hissedeceği ortamlar derhâl oluşturulmalıdır!

2025-2026 eğitim öğrenim yılının sonlarında İstanbul, Maraş ve Urfa’da okullarda yaşanan silahlı saldırıların ardından 2026-2027 yılı da önce Manisa ardından Osmaniye’de okullara yönelik gerçekleşen saldırılarla başladı. Bu durum okullarda öğrencilerin, öğretmenlerin ve eğitim emekçilerinin can güvenliği ile ilgili endişeleri arttırdı. Bu konuda görüşlerini almak üzere Eğitim-Sen Kocaeli 2 No’lu Şube Sekreteri Hatice Oral ile yaptığımız röportajı paylaşıyoruz.

Son dönemde üst üste yaşanan saldırıların derininde yatan sebep sizce nedir?

Okullarımızda öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin ve tüm eğitim emekçilerimizin kendilerini güvende hissettiği, şiddetten uzak, demokratik ve özgür eğitim ortamları oluşturmak zorundayız. Ancak bugün eğitim alanında yaşanan sorunlara yalnızca güvenlik penceresinden bakmak, şiddetin gerçek nedenlerini görmezden gelmek anlamına geliyor. Türkiye’de eğitim kurumları; yanlış politikalar, derinleşen toplumsal krizler ve denetimsiz bireysel silahlanmanın gölgesinde giderek ağırlaşan bir şiddet sarmalının içine sürüklenmektedir. 

Eğitim Sen olarak çözüm önerileriniz nelerdir?

Şiddetsiz bir okul için öncelikle eğitimi piyasalaştıran, eşitsizlikleri derinleştiren ve öğrencileri sınav merkezli rekabetin içine iten anlayıştan vazgeçilmelidir. Eğitim temel bir haktır. Kamusal, eşit, parasız, bilimsel ve nitelikli eğitim tüm öğrenciler için güvence altına alınmalıdır. 

Eğitim politikaları kapalı kapılar ardında değil, öğretmenlerin, öğrencilerin, velilerin ve eğitim emekçilerinin katılımıyla demokratik biçimde belirlenmelidir. Merkeziyetçi ve otoriter yönetim anlayışı terk edilmeli; okullar özgürlük, güven ve dayanışmanın yaşam alanları haline getirilmelidir.

Çocuklarımızın temel ihtiyaçlarının karşılanması da eğitim hakkının ayrılmaz bir parçasıdır. Her öğrenciye en az bir öğün ücretsiz yemek ve temiz, erişilebilir su sağlanmasını istiyoruz. 

Okulların fiziki koşulları iyileştirilmeli, kalabalık sınıflar ve ikili öğretimden kaynaklanan sorunlar giderilmelidir. 

Her okula yeterli sayıda psikolojik danışman atanması artık ertelenemez bir ihtiyaçtır. 

Öğrencilerimizin ve eğitim emekçilerimizin kendilerini güvende hissedeceği ortamlar oluşturulmalıdır. Ancak okul güvenliği sağlanırken pedagojik ilkelerden uzaklaşılmamalı; baskı ve korkuya dayalı uygulamalar yerine öğrencilerin haklarını ve özgürlüklerini esas alan bir yaklaşım benimsenmelidir. 

Öğretmenlerin esnek ve güvencesiz çalışma koşulları da eğitim sistemini olumsuz yönde etkiliyor. Bu konuda Eğitim Sen olarak ne gibi değişiklikler talep ediyorsunuz?

Tabii ki. Öğretmenler de eğitim sisteminin en önemli unsurlarından biridir. Öğretmenlerimizi güvencesiz ve esnek çalışma koşullarına mahkûm eden uygulamalara son verilmelidir. Ücretli ve sözleşmeli öğretmenlik yerine kadrolu ve güvenceli istihdam politikası uygulanmalıdır. 

Öğretmenlerin mesleki saygınlığını zedeleyen ve eğitim emekçilerini hedef haline getiren uygulamalardan vazgeçilmelidir. 

Vakıf, dernek ve cemaatlerle yapılan protokoller sonlandırılmalı; eğitim alanındaki tüm uygulamalar bilimsel, laik, demokratik ve kamusal eğitim anlayışı temelinde yürütülmelidir. 

Çocuk emeği sömürüsüne yol açan uygulamalara da son verilmelidir. 

Bu krizden çıkışın yolu; piyasacı, rekabetçi, güvencesiz ve eşitsizlikleri derinleştiren eğitim politikalarından vazgeçilmesinden, okulların yeniden kamusal, demokratik, güvenli ve nitelikli eğitim alanları hâline getirilmesinden geçmektedir. Başta eğitim sendikaları olmak üzere öğretmenler, veliler, öğrenciler, psikolojik danışmanlık ve rehberlik alanında çalışan uzmanlar ile tüm eğitim bileşenleri acilen bir araya getirilmeli; ortak akılla kalıcı ve uygulanabilir çözümler üretilmelidir. Türkiye, Birleşmiş Milletler Güvenli Okullar Bildirgesi’ni imzalamalı ve uygulamalıdır. 

Biz Eğitim Sen olarak şunu açıkça ifade ediyoruz: Şiddetsiz okul, yalnızca okul kapısına güvenlik önlemi koyarak oluşturulamaz. Şiddetsiz okul; eşitlikçi, özgürlükçü, demokratik, bilimsel ve kamusal bir eğitim sistemiyle mümkündür. Bu nedenle hazırladığımız 23 maddelik Şiddetsiz Okul Deklarasyonu ile taleplerimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz. Öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin ve tüm eğitim emekçilerinin güvenli, özgür ve demokratik okullarda eğitim ve çalışma hakkını savunmaya devam edeceğiz. 

Eğitim emekçilerinin ve öğrencilerin can güvenliğinin sağlandığı, şiddetten arındırılmış, demokratik eğitim ortamlarının oluşturulması ve ‘Güvenli Okul Güvenli Gelecek’ için mücadelemizi sürdüreceğiz. Eğitim alanında yaşanan sorunların çözümü için sorumluluk alınmasını ve gerekli adımların bir an önce atılmasını bekliyoruz. 

Eğitim Sen eğitim emekçileri eğitimde şiddet