Sınıf Belleği: İşçi devrimleri çağının başlangıcı Ekim devrimi

Gerçek 2 dk okuma
İşçi devrimleri çağının başlangıcı: Ekim devrimi

Kışlık Saray'da Kerenskiy.

Smolni'de Sovyetler ve Lenin,

sokakta o n l a r .

O n l a r biliyorlar ki, O :

"- Dün erkendi, yarın geç.

Vakit tamam bugün," dedi.

O n l a r : "- Anladık, bildik," - dediler.

Ve hiçbir zaman

bildiklerini bu kadar müthiş ve mükemmel bilmediler...

-Nazım Hikmet

Eski Rus takvimine göre tarih 25 Ekim 1917, bugünün takvimiyle 7 Kasım. Petrograd nefesini tutmuş, gelmekte olanı bekliyor. Makine başındaki işçiler, savaş yorgunu askerler, subay eziyeti altındaki bahriyeliler, genç öfkeleriyle öğrenciler, evde bebeğinin açlığıyla dertlenen anneler… Vakit geliyor, Lenin’in çağrısına tüm bir şehrin emekçileri yanıt veriyor. Yıllardır savaşın, açlığın ve Çarlık baskısının altında ezilen milyonların öfkesi ve umudu sokaklarda buluşuyor. Köprüler, tren istasyonları, telgraf merkezi ve devlet daireleri birer birer Sovyetlerin denetimine giriyor. Kızıl Muhafızlar Kışlık Saray’ı kuşatıyor. İçeride, devrimin karşısında tutunmaya çalışan Kerenskiy hükümetinin son temsilcileri var. Gece ilerlerken Avrora zırhlısından gelen top sesleri içerdekilerin son direncini kırıyor, saray düşüyor. Burjuva hükümeti devriliyor. Lenin ve Trotskiy'in önderliğindeki Bolşevik Parti'nin örgütlediği ayaklanma zafere ulaşıyor. İktidar artık işçi ve asker temsilcilerinin elinde; iktidar Sovyetlerde!

Yeni iktidarın ilk sözü, milyonlarca insanın yıllardır beklediği üç talebe cevap vermek oluyor: Ekmek, toprak ve barış! Üç yıldır süren, milyonlarca gencin bir mezbahada biçilir gibi can verdiği Birinci Cihan Harbi'nin sona ermesi için ateşkes çağrısı yapıyor. Artık askerler birbirlerine silah doğrultmak zorunda kalmasın, cephelerde ölüme sürülen gençler evlerine, annelerinin, eşlerinin, çocuklarının yanına dönebilsin diye. Büyük mülk sahiplerinin topraklarının köylülerin kullanımına bırakılacağını açıklıyor. Köylülerin ömürleri boyunca çalışarak hayat verdikleri toprakların üzerinde hiçbir hakları yoktu. Artık o topraklarda kendileri de hayat bulmuş gibi hissedecekler. Fabrikalarda işçi denetimi ilan ediliyor. İşçiler artık patronların kârı için makine başında çalışan bir çift elden ibaret olmayacak, ürettikleri zenginliğin nasıl ve kimin için kullanılacağı konusunda söz sahibi olacak!

7 Kasım’da tarihte yeni bir dönem başladı, işçi devrimleri çağı açıldı. Onun ardından dünyanın birçok ülkesinde işçi sınıfı iktidara geldi. Ekim devriminin üzerinden 109 yıl geçti. Ama onun açtığı yol ve gösterdiği hedef hâlâ önümüzde duruyor. Tarih bugün de yeni bir Ekim devrimini çağırıyor. Kapitalistler ekonomik krizden işçileri ve emekçileri giderek yoksullaştırarak, ellerindeki tüm hakları alarak çıkmaya çalışıyor. ABD ve Avrupa emperyalizmi dünyayı yeniden paylaşmak için üçüncü bir dünya savaşını NATO eliyle durmadan kaşıyor. Filistin’de Siyonizm soykırıma devam ediyor.

İnsanlığın önünde artık sadece iki seçenek kaldı: ya sosyalizm ya da barbarlık. Ekim devriminin programına sahip çıkan işçi sınıfı tüm insanlığı kurtarabilir. Öyleyse yeni Ekim’ler için kolları sıvayalım. Yaşasın Ekim devrimi!

 

Bu yazı Gerçek gazetesinin Kasım 2026 tarihli 206. sayısında yayınlanmıştır.

ekim devrimi işçi sınıfının belleği Lenin işçi sınıfı iktidara Birinci Dünya Savaşı 3. Dünya Savaşı dünya kapitalist krizi sovyetler sosyalizm ya da barbarlık Bolşevik Parti filistin