Muş’un Varto ilçesinde, Amerikan şirketi IGNIS Enerji tarafından yapılması planlanan Jeotermal Enerji Santrali (JES) projelerine karşı halkın tepkisi 22 Ocak’tan beri devam ediyor. Varto halkı, Çallıdere köyünde JES projesi için sondaj çalışmalarının başlayacağı kritik noktada JES’e karşı direniş çadırı kurdu ve proje iptal olana kadar nöbete devam edeceklerini söylüyorlar.
Jeotermal Enerji Santrali (JES) nedir?
JES yer kabuğunun derinliklerinde biriken doğal sıcak su ve buharı kullanarak elektrik üreten tesislere deniyor. Bu tesisler kurulmadan önce sondaj çalışmaları yapılarak yeraltı su kaynaklarının enerji üretimi için uygun olup olmadığına bakılıyor.
Varto halkı neden JES projesine karşı çıkıyor?
Varto halkının JES projesine karşı çıkmak için birçok haklı sebebi var. Bunlardan ilki projenin fay hatları üzerinde yapılıyor olması. Fay hatları sıcak su kaynaklarının yoğunluğu ve doğal tesisat görevi görmeleri sebebiyle JES projeleri için tercih ediliyor. Fakat elektrik üretimi için yer altındaki gözeneklerin açık tutulması gerekiyor. Bu sebeple yeraltına yüksek basınçlı su basılıyor. Fay hattı üzerinde yapılan bu uygulama çoğunlukla hafif şiddette olsa da yer yer büyük şiddetli depremleri de tetikleyici etki yapabiliyor. Geçmişte birçok ülkede JES’lerin tetiklediği depremler yaşandı. 2017 yılında Güney Kore’de JES’in tetiklediği depremde 135 kişi yaralandı, binlerce insan evsiz kaldı.
Varto halkının JES’e karşı mücadele etmesinin bir diğer sebebi de projenin suları ve toprağı zehirleyerek hayvancılığı ve tarımı bitirecek olması. JES’ler yerin altındaki kaynak suyunu yeryüzüne çıkarırken kayaçların içindeki bor, kükürt, cıva, kurşun gibi suyu ve toprağı zehirleyen metallerin de yeryüzüne çıkmasına yol açıyor. Bunun sonucunda hayvancılık ve tarım büyük zarar görüyor. Geçmişte Aydın’da kurulan JES’lerin sonucu olarak Aydın’ın Germencik ilçesinde toprak, su ve bitki örneklerinde nikel ve bor oranının dört kat arttığı ve birçok zeytin ağacının öldüğü gözlemlenmişti.
Varto’ya yapılması planlanan JES’ler toplamda 453 bin 500 metrekarelik mera alanını kaplayacaklar. Bu da bölgenin en verimli tarım ve hayvancılık topraklarının zehirlenmesi anlamına geliyor. Proje alanı Varto’ya bağlı 16 köy ile Bingöl’ün Karlıova ilçesine bağlı 6 köyü kapsıyor. JES projesinin hayata geçmesi durumunda 22 köyde hayvancılık ve tarım büyük oranda bitecek ve köylüler Amerikan şirketinin kârları için göçe zorlanacak.
Mera alanını JES yapmak suçtur! Varto halkı haklıdır, meşrudur, kazanacaktır!
Yasaya göre mera alanları hayvancılığın sürdürülebilirliği, kırsal yaşamın devamı, toprak ve ekosistemin bütünlüğünün korunması amacıyla kamu yararı gözetilerek korunması gereken alanlar. Projeye onay veren Muş Valiliği kanuna aykırı hareket ediyor. Varto halkı bu durumu dile getiren bir dilekçe yazarak sondaj çalışmalarının durdurulmasını talep etti. Fakat valilik bu dilekçeleri kabul etmeyerek bir kez daha Amerikan şirketinin yanında olduğunu gösterdi. Varto halkı dilekçe yazmakla yetinmiyor ve 22 Ocak’tan bu yana sondaj çalışmalarının başlayacağı alanda çadır nöbeti tutuyor. Köylüler kendi aralarında nöbet listesi yaparak çadırı bir an bile boş bırakmıyorlar. 20 Mayıs’ta başlaması planlanan sondaj çalışmaları Varto halkının bu kararlı mücadelesi ile şu ana kadar engellendi. Amerikan şirketi kârlarından vazgeçmemek için her şeyi yapacaktır. Amerikan şirketinin kâr hırsının karşısında ise toprağına, evine, doğasına kararlılıkla sahip çıkan Varto halkı var. Devrimci İşçi Partisi olarak bütün emekçileri Varto halkının mücadelesine destek olmaya, bu haklı sesi yükseltmeye çağırıyoruz!
Bu yazı Gerçek gazetesinin Temmuz 2026 tarihli 202. sayısında yayınlanmıştır.