Başyazı: Uyanın! Amerikan haydutları okyanusun ötesinde değil içimizde!

Başyazı: Uyanın! Amerikan haydutları okyanusun ötesinde değil içimizde!

Dünya Venezuela’da Amerikan emperyalizminin eşi görülmemiş bir haydutluk gösterisine tanık oldu. Faşist Amerikan başkanı Trump Venezuela devlet başkanı Maduro’yu ve eşini kaçırıp mahkeme adını taktığı bir sirkte aşağıladı. Faşist Trump bu terör eylemiyle tüm dünyaya gözdağı verdi. Elbette bu olaydan çıkarılacak bir ders vardır. Ama o ders asla emperyalizmin karşısında korkmak ve sinmek olamaz. Tam tersine bu olan biten anti-emperyalist bilinci kuşanmak ve safları sıklaştırmak için bir son uyarı gibidir adeta. Venezuela’da o gece nasıl kumpaslar kurulduysa, mazlum Venezuela halkı hangi ihanet çemberleri ile kuşatıldıysa bunlar er geç ortaya çıkacaktır. Amerikan teröristlerine karşı savaşarak şehit düşen Venezuelalı ve Kübalı askerlerin adları şimdiden zalimlere ve işgalcilere karşı direnen tüm kahramanların yanına yazılmıştır. Ve Venezuela’nın yoksul halkı henüz son sözünü söylememiştir. Tüm dünyanın işçileri ve ezilen halklar Venezuela halkının yanında olmalı, emperyalist terör ve haydutluğa karşı birleşmelidir!

Türkiye işçi sınıfı ve emekçi halkı da yaşananlardan ibret almalıdır. Uyanın! Amerikan haydutları 8 bin km uzakta değil! Yanı başımızda içimizde, Adana’da İncirlik üssünde, Malatya’da Kürecik üssünde yuvalanıyor, NATO bayrağı altında Ankara’da genelkurmay karargâhında bulunuyor, dolar olarak ekonominin damarlarında dolaşıyor! İlla ki ülkenin başındakileri helikopterle kaçırmaları gerekmiyor. Kaldı ki zaten ne isterlerse alıyorlar. Erdoğan, kardeşim dediği Maduro’ya yapılana ses çıkarmadı, hatta onun ülkenin başından alınıp Türkiye’de sürgüne gönderilmesi yolundaki Amerikan teklifine evet dedi diye niye şaşıralım? 15 Temmuz’da İncirlik’ten kalkan uçakların yardımıyla TBMM bombalandığında ses çıkardılar mı ki? Yıllarca Amerikancı darbeye adını koymadılar, kuklalara sövüp kukla oynatıcısının adını anmadılar. Üst akıl dediler, Okyanus ötesi dediler, Amerikan emperyalizmi diyemediler. 

Emperyalistlerin bir ülkeye çökmeleri için illa o ülkenin petrolü olması gerekmiyor. Türkiye’nin petrolü yok ama madenleri var. Emperyalist şirketlerin çöktüğü madenler işçilere mezar olurken, onlar kârları Okyanus ötesine uçurdular. İş cinayetlerine hayır diyen madenciyi Amerikan FBI ajanları gelip yerde tekmelemedi, yağmaya hayır diyen köylüye Delta Force askerleri kelepçe vurmadı! Türkiye’nin petrolü yok ama korona demeden bel fıtığı demeden dünyanın en uzun saatler çalışan, açlık sınırındaki ücretlere talim eden, ucuz işçileri var. O işçiler Amerikan, İngiliz, Alman, Fransız, Japon şirketlerine karşı grev yaptığında “milli güvenlik” adı altında grevleri yasaklayan New Yorklu, Parisli, Londralı değil buralıydı. İşçi sınıfı safları sıklaştırırken uyanık olmalı! Unutmamalı!

Bu sene Amerikan emperyalist haydutlarının şefliğini yaptığı dünyanın en büyük terörist örgütü NATO Türkiye’de toplanacak. Tüm işçi sınıfı ve emekçi halk NATO’nun ne olduğunu iyi anlamalıdır. NATO bir savunma örgütü değildir. Türkiye’deki NATO üslerinin Kürecik başta olmak üzere mazlumlara karşı Siyonizme kalkan olduğunu görüyoruz! En büyük güvenlik tehdididir. Trump’ın topraklarına göz diktiği ve şimdi sırada orası mı var denen Grönland adası NATO üyesi Danimarka’nın sınırları içindedir! Venezuela’yı geçtik Trump’ın NATO üyesi Danimarka’yı “ya güzellikle verirsiniz ya da…” diyerek açıkça tehdit etmesine NATO’dan tek ses çıkmadı, çıkmayacak, çıkamaz! Bu NATO mu Türkiye’nin savunma kalkanı? İncirlik Kürecik kapatılsın! NATO’dan çık! NATO’yu yık!

Amerikan haydutları ve Batılı hempaları madenlerimize çöktü, işçilerimizi sömürdü ama doymayacaklar. Memleketin gençlerini kendi savaşlarında asker yapmak istiyorlar. İşçiler emekçiler! Amerikan emperyalizminin suçlarına karşı susanlar, İsrail Siyonizminin katliamlarına karşı kılını kıpırdatmayanlar size tekrar Osmanlı’yı kuracağız, yine büyük olacağız diye geliyor… Onları iyi tanıyın. Onların Cihan harbinde padişaha cihat ilan ettiren Almanlardan, halifeye milli mücadele için katli vaciptir fetvası çıkartan İngilizlerden farkı yoktur… Onlar halkların kanını emperyalistlere peşkeş çekenlerdir. Onların gözünde Türk’ün, Kürt’ün, Arap’ın, İranlı’nın kanının akmasının hiçbir önemi yoktur, tek istedikleri petrolün akmasıdır! Emperyalizme karşı Osmanlı’nın hayali safları dağıtır! Hürriyet mücadelesi safları sıklaştırır!

Şimdi S-400’leri bırakıp F-35’lere geri dönmek için Trump’ın kapısında bekleyenler bu halka yeni bir zilleti yaşatmaktadırlar. Amerikan haydutları Venezuela’nın petrolüne çökerken Irak’ta Suriye’de petrol için ABD’ye el açanlar Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, İranlısıyla halkların başına çorap örmektedirler. İzzet sahibi hiçbir halk emperyalistlerin ve Siyonistlerin paylaşım masasından arta kalan kırıntıların peşine düşmez, bunun için kardeş halkların arkasından iş çevirmez! Asla kardeş kanı dökmez! Dökmemeli! Tek yol var o da emperyalizme karşı işçilerin birliği halkların kardeşliği!

Bu yazı Gerçek gazetesinin Ocak 2026 tarihli 196. sayısında yayınlanmıştır.