Başyazı: Krizin de vurgunun da faturası patronlara ve para babalarına!

Gerçek 2 dk okuma
Başyazı: Krizin de vurgunun da faturası patronlara ve para babalarına!

Ekonomik krizler, tek amacı kâr olan kapitalist piyasa anarşisinin bir sonucudur. Gece gündüz çalışan, alınterinin karşılığı olarak açlık sınırındaki ücretlere talim eden işçi sınıfının krizlerde en ufak bir sorumluluğu yoktur. Ama patronlar, işten çıkarmalarla ve enflasyonla, üretimden daha kârlı bir alan bulur bulmaz (faiz, borsa vb.) fabrikayı kapatıp kaçmalarla, faturayı her zaman işçilere, emekçilere ödetir. Devlet de patronların devleti olduğunu, vergilerle krizin yükünü emekçi halka yükleyerek gösterir. Bugün gerek genel ekonomik kriz gerekse de fon vurgunu vesilesiyle yaşanan da tam olarak budur.

Patron devletine patronların nazı geçer. Piyasa berbat, öldük, bittik, mahvolduk diye yakınırlar; devletten vergi muafiyet ve istisnalarını, bunlar yetmez milyarlarca teşvik ve destekleri alırlar. Devlet ise patrondan ve para babalarından almadığı vergiyi, daha işçinin ücreti banka hesabına yatmadan kaynağından kestiği gelir vergisiyle, ekmekten süte, otobüs biletinden okul defterine, elektrik-su faturasından ilaca, mazottan gübreye her şeyden KDV-ÖTV keserek işçiden, emekçiden, köylüden alır. Deyim yerindeyse patronun nazını çekerken emekçi halkın burnundan fitil fitil getirir.

Bu memlekette işçi, emekçi, köylü kan kusar kızılcık şerbeti içtim der. Sabreder, evine ekmek götürmek için savaş verir. İşçi sınıfı, emekçi halk, yoksul köylü patron sınıfı gibi nazlanmaz. Gün gelir ayağa kalkar, hakkını nazlanarak değil mücadeleyle söke söke alır. Şimdi ayağa kalkma zamanıdır.   

Ekonomik krizin ve fon vurgununun faturasını ödememek için örgütlü mücadele tek yol. Sendikalaşan ve toplu sözleşmelerle vergi yükünü patrona aktaran örgütlü ve öncü işçiler yol gösteriyor. Hemen yarın örgütlü işçiler vergi yükü patronlara diyerek mücadeleye atılmalıdır. Örgütsüz işçiler örgütlenmek için ilk adımlarını atmalıdır.

Kasım ve Aralık aylarında mecliste devlet bütçesi kararlaştırılacak. Patron ve ağa temsilcileri meydanı boş bulmamalı! Tüm işçi sınıfı ve emekçi halkımız vergide adaletsizliğe karşı birleşmeli ve meydanları doldurmalıdır. 

Ekonomik krizin de fon vurgununun da faturası patronlara! Patronlara vergi muafiyet ve istisnalarına, patronların vergi borçlarının silinmesine, devlet bütçesinden destek ve teşviklerle sermayeye para yağdırılmasına son! 

Spekülasyonların, vurgunların faturasını halka çıkaran, ülke ekonomisini emperyalizmin yağmasına açan, kapitalizmin kumarhanesi borsa kapatılsın! 

Şirketlerden alınan kurumlar vergisi artırılsın! Para babalarına servet vergisi!

İşçiye, emekçiye temel ihtiyaçlarda KDV vb. tüketim vergilerinde muafiyet! Yoksul köylüye vergisiz mazot, su, yem, gübre! 

Bugün açlık sınırının 38 bin TL, yoksulluk sınırının 123 bin 856 TL olduğu ve her gün arttığı memlekette, vatandaşını en temel geçim araçlarından yoksun bırakan bir devlet, yoksulluk sınırının altında yaşayan halkından vergi alamaz! Alırsa bu zulümdür! 

Zulme karşı şiarımız: Yoksulluk sınırının altında vergiyi sıfırla! Vergi yükü patronlara ve para babalarına!

 

Bu yazı Gerçek gazetesinin Kasım 2026 tarihli 206. sayısında yayınlanmıştır.

Başyazı krizin faturası Krizin faturası patronlara parababaları parababalarına servet vergisi işçi sınıfı ekonomik kriz kapitalizm fon vurgunu enflasyon işten çıkarmalar