Filistin halkıyla uluslararası sınıf dayanışması: “Soykırıma Liman Yok” şiarı Haydarpaşa Limanı’nda yankılandı!
30 Ekim 2026’da Fransa’dan Yunanistan’a, İtalya’dan Fas’a, Hindistan’dan Türkiye’ye beş kıtada 22 ülkede 25 sendikanın katılımıyla 100’den fazla limanda eylemler düzenlendi. Geçtiğimiz 6 Şubat’ta Akdeniz limanlarında iş durduran liman işçileri bu kez de “Soykırıma Liman Yok” şiarıyla dünyanın dört bir yanında grevler ve kitlesel eylemler düzenlediler. Türkiye’de de Limter-İş sendikasının çağrısıyla Haydarpaşa Limanı’nın önünde basın açıklaması gerçekleştirildi.
Limter-İş sendikası Genel Başkanı İleri Devrim Yurtsever tarafından basın açıklamasının okunmasının ardından katılımcılara söz verildi.
Filistinli İşçiler Genel Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Enes Raşid: Damarları kesin, limanları kapatın ve bu suç ortaklığı tiyatrosuna derhal son verin!
Basın açıklamasında Filistinli işçileri temsilen Filistinli İşçiler Genel Birliği adına Enes Raşid konuştu. Raşid konuşmasında eylemin sadece bir duruş göstermek için değil Gazze’deki soykırımı besleyen erzak, demir, yakıt akışına göz yuman hatta buna katkı sağlayan sermaye düzenini ifşa etmeye geldiklerini vurguladı. Gazze kuşatma altında açlıkla mücadele ederken 236 balıkçının Siyonist İsrail tarafından katledildiğinin altını çizen Raşid “bu sessizlik suça ortak olmaktan başka bir şey değildir” dedi.
Bölge limanlarının Gazze halkının katledilmesine birer köprü olmasına izin vermeyeceklerini söyleyen Raşid sözlerini “Damarları kesin, limanları kapatın ve bu suç ortaklığı tiyatrosuna derhal son verin” diyerek sonlandırdı.
Devrimci İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Levent Dölek: Bu yükselttiğimiz ses Filistin parolasının yani insanlık parolasının sesidir!
Devrimci İşçi Partisi adına söz alan Levent Dölek sözlerine dünya çapında Filistin’e destek için limanları durduran liman işçilerini ve Türkiye’de bu çağrıyı yükselten Limter-İş sendikasını selamlayarak başladı. Soykırıma karşı Filistin halkının yanında olmak için liman işçilerinin örgütlü olması gerektiğini vurgulayan yoldaşımız bu eylemin bir yanıyla da liman işçilerine bir örgütlenme çağrısı olduğunu söyledi.
Levent Dölek konuşmasında Türkiye’nin Suudi Arabistan ve Pakistan ile birlikte yer aldığı üçlü ittifaka da değindi. Mekke adının bu emperyalist ve Siyonist işbirlikçisi ittifaka konmasını reddettiğini belirten Dölek, Müslüman halkların kanını döken Müslümanı Müslümana kırdıran bu ittifaka Mekke adının takılmasının bütün ezilen İslam dünyası için bir zillet olduğunu vurguladı.
“Bizim yerimiz direnen, emperyalizme ve Siyonizme kök söktüren Filistin halkının, Gazze halkının, Lübnan halkının, İran halkının, Yemen halkının yanındadır.” Diyen Levent Dölek, Haydarpaşa Limanı’nda yükseltilen sesin Filistin parolasının yani insanlık parolasının sesi olduğunu belirterek sözlerini sonlandırdı.
Bu düzende insanlığını korumak örgütlü olmakla mümkün!
Bugün Filistin için dünyanın dört bir yanında eylemler düzenleniyor. Bütün ülkelerin işçileri zalimlerin karşısında Filistin halkının yanında yer alıyorlar. On binlerce kilometre uzakta Filistin halkıyla dayanışma gösteriyorlar. Birçok ülkede bu eylemler basın açıklamalarından öteye geçiyor. Liman işçileri örgütlü güçlerine duydukları güvenle iş durduruyorlar, soykırıma destek olmayı reddediyorlar.
Türkiye’de ise soykırım başladığından bu yana İsrail’le ticaret devam ediyor. Binlerce ton çelik taşıyan gemiler sözde Filistin’e gidiyor denerek gerçekte İsrail’e gitmeye devam ediyor. Türkiye’nin liman işçileri İtalyan veya İspanyol işçilere göre Filistin halkını daha az düşündükleri için değil, örgütlü olmadıkları için dur diyemiyorlar bu zillete.
Soykırımcı İsrail’in yıkılması ve nehirden denize özgür Filistin’in kurulması için mücadele etmek bugün bir avuç sömürücü azınlık dışında insanlığın boynunun borcudur. İnsanlık onuru ancak İsrail’in soykırımına karşı durarak korunabilir. Bu soykırıma karşı durmak da ancak işçi sınıfının örgütlü gücüyle olacaktır!