Düzen siyasetinde peşinden koşulan koltuk öyle bir koltuk ki: Kimileri parasına para katmak, malına mal katmak için o sihirli koltuğa sahip olma derdinde. Kimileri var olan o sihirli koltuğunu korumak için o partiden bu partiye zıplayıp “bu olmadı hadi diğer komşuya” deyip tekrar tekrar kapıları çalarken, kimileri de hakkı olmadığı halde oturduğu bir komşusunun koltuğunun kenarına köşesine sıkışmak için komşuyu tehditlerle hizaya getirme derdinde.
Peki biz bu kavgada neredeyiz? Nerede olmayı seçeceğiz işçi sınıfı olarak?
Birilerinin üstümüze basarak yükselmesi için basamak olmaya devam mı edeceğiz? Emeğimizin, iyi niyetimizin sermayeye peşkeş çekilmesine izin mi vereceğiz? Her şeye şükür mü edeceğiz?
İnsanların dini, kültürleri, etnik kökenleri ve kimlikleri üzerinden yapılan parti siyaseti tam olarak koltuk savaşlarına dönüşen bir sömürü siyasetidir. Bir tarafta koltuk savaşları. Savaşları diyorum çünkü savaşlarda her türlü hileli oyun oynanır. Bir tarafta da EKMEK KAVGASI. Kavga diyorum çünkü her yönüyle haklı, onurlu ve hilesiz hurdasız bir ekmek mücadelesidir.
Emek sömürüsü, ekmek sömürüsü, din ve vicdan sömürüsü, hürriyet sömürüsü derken uzun ve yorucu çalışma şartları, açlık sınırı altında kalan ücretler, mobbingler, sermaye iktidar kıskacı sonucunda insanların yüzlerindeki gülüş bile sömürü altında kalmıştır. Ve yine var olan bu düzen siyaseti ile insanlar korku, tehdit, gözdağı ile öyle bir ablukaya alınıp kutuplaştırılmıştır ki tabiri caizse kör, sağır, dilsiz kalıp aslolan ortak İŞ, AŞ, HÜRRİYET mücadelelerini unuttular!
Koltuğunu, parasını, malını düşünen bu düzen siyasetine karşı tabi ki HAYIR demeliyiz, ARTIK YETER demeliyiz. Yeter diyecek olan bizleriz: işçiler, emekçiler, alınteri dökenler. Düzen partilerini tutmayı takım tutmaya benzeten fanatik emekçiler bilmelidir ki oy verip kazandığında sevindiğimiz aslında iyi günde de kötü günde de yalnızca kendileri iyi olan sömürü partilerinin koltuk sevdalılarıdır. Ama siz kazanmış gibi göründüğünüz bu savaşta geleceğinizi kaybedersiniz. Bazı savaşlar kazanılmış gibi görünse de kaybedilmiştir.
Geleceğe güvenle bakmak, aynı ortak paydada buluşmak için din, dil, ırk, mezhep gibi bizi ayıran unsurları bir kenara bırakarak bizi biz yapan İŞ, AŞ, HÜRRİYET paydasında buluşmalıyız.
Yoldaşlar; emek kutsaldır, ekmek kutsaldır. Yumruk ekmek için kalkmışsa yumruk da kutsaldır. Biz de bütün işçileri yanımıza, o yumruğu hep birlikte kaldırmaya çağırıyoruz!
Gebze Smart Solar’dan bir işçi kadın