Arjantin’in başkenti Buenos Aires’te bir casinoda çalışan işçilerin işlerinden atılması üzerine başlayan mücadele üç ayını dolduruyor. İşçiler önce casinonun önünde, daha sonra devlet baskısı karşısında Buenos Aires’in politik merkezi Mayıs Meydanı’nda çadır kurdular. Bu direnişe Uruguay’dan, Şili’den, Brezilya’dan ve Yunanistan’dan sonra Türkiye işçi hareketinden de destek ve dayanışma geldi. Başta casino işçileriyle aynı işkolunu paylaşan Oleyis olmak üzere bir dizi sendika genel merkezi ve şubesi ve bir dizi sendikacı Arjantinli işçilerin mücadelesini kucakladılar. Yaşasın proleter enternasyonalizmi!
Direnen casino işçilerine uluslararası bir dayanışma örneği olarak sunulan destek kampanyasına ilişkin mektup ve destek veren kurum ve kişiler şunlar:
Değerli Buenos Aires Casino işçileri,
Biz aşağıda imzası bulunan sendika genel merkezleri ve sendika şubeleri haklarınız için iki ayı aşkın bir süredir vermekte olduğunuz mücadeleyle dayanışma içinde olduğumuzu ifade ederiz. İşinize derhal iade edilme, baskıların sona erdirilmesi ve özellikle kadın işçilerin sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratan çalışma koşullarının insanileştirilmesi konusundaki taleplerinizi sonuna kadar destekliyoruz. İşçi sınıfının mücadelesi doğası gereği uluslararası bir mücadele olarak başarıya kavuşacaktır. Arjantin işçilerinin mücadelesi bizim de mücadelemizdir.
Genel Merkezler:
Oleyis Sendikası
Petrol-İş Sendikası
Birleşik Metal-iş Sendikası
Alaaddin Dinçer (Eğitim-Sen Genel Başkanı)
Eylem Ateş (Hava-İş Genel Başkan Yardımcısı)
Gürel Yılmaz (TÜMTİS Genel Sekreteri)
Seyfi Erez (TÜMTİS Genel Mali Sekreteri)
Öğrenci Gençlik Sendikası (Genç-Sen)
Şubeler:
Nihat Dede (Eğitim-Sen İstanbul 1 No.lu Şube Başkanı)
Eğitim-Sen İstanbul 3 No.lu Şube Yönetim Kurulu
Eğitim-Sen İstanbul 4 No.lu Şube Yönetim Kurulu
Eğitim-Sen İstanbul 6. No.lu şube
Çayan Dursun (TÜMTİS İstanbul Şube Başkanı)
Sendika uzmanları:
Engin Barutçu (Eğitim Sekreteri)
Munzur Pekgüleç (Eğitim Sekreteri)
|
Geçtiğimiz yılın sonunda
Arjantin’in başkenti Buenos Aires’de, çalışanlarının büyük kısmı kadın olan
casino işçileri, sağlıksız çalışma koşulları nedeniyle ülke ortalamasının
dört katına ulaşan erken doğum ve düşük yapma oranları ile ilgili bir
bilgilendirme toplantısı yaptıkları esnada işyerlerine ellerini kollarını
sallayarak giren SOMU (Birleşik Denizcilik Çalışanları Sendikası) tarafından
kiralanmış bir grup eşkıyanın saldırısına uğradı.
İşverenin örtülü rızası hatta
teşviki ile gerçekleştirildiği aşikâr olan saldırı neticesinde dayak yiyen, işlerinde
atılan ve güvenlik güçleri tarafından taciz edilen işçiler iki ayı geçkin
süredir sokaklarda mücadelelerine devam ediyor.
Kendilerini temsil ettiğini
iddia eden ALEARA (Şans Oyunları Çalışanları Sendikası) ise olayları tamamen
görmezlikten gelmekte. Saldırıyı yalanlayan iki sendikanın aksine olayların
ardından işveren kendilerini savunan işçiler arasından tamamen rastgele
seçilmiş 100 işçiyi yine olayları bahane ederek işten çıkardı. Ancak
saldırılar bununla sınırlı kalmış değil.
İşten atılmaları protesto etmek
için yürüyüş düzenleyen işçilere, yine kiralık haydutlar tarafından ve PNA
(Ulusal Güvenlik Güçleri)’nin gözetimi altında başka bir saldırı
gerçekleştirildi. O zamandan buyana casino’nun kapısında işçiler defalarca
saldırıya uğradı, polis -ki burada bahsedilen polis teşkilatı 1970’li yıllar
boyunca korkunç işkencelere ve cinayetlere imza atmıştır- tarafından atılan
göz yaşartıcı bombalara maruz kaldı ve hatta polisin kendisi tarafından
bizzat taciz ve tehdit edildi. Haksız bir şekilde işlerinden olan ve hiç hak etmedikleri bir muamele ile karşı karşıya kalan işçiler, hak arama mücadelelerini arkalarında ne devletin mahkemeleri, ne kolluk güçleri ne de kendi sendikaları olmadan gerçekleştirmeye çalışıyorlar. |