Bolivya işçi sınıfı ekonomik krize ve Rodrigo Paz hükümetine karşı ayakta
Bolivya’da işçi sendikaları, yerli halkın örgütleri ve eğitim emekçileri Rodrigo Paz hükümetine karşı ortak mücadeleye girişti. Ülkenin sınıf mücadeleleri ile dolu tarihinde yeni bir eşiğe ulaşıldı.
Protestolar ve genel grev çağrıları, altı önce patron dostu Paz hükümetinin iktidara gelmesinden bu yana tekrar tekrar gündeme geliyordu, ancak geçtiğimiz hafta ülke genelinde ve özellikle ülkenin idarî başkenti La Paz’da daha belirgin biçimde şiddetlendi. Ülkenin farklı bölgelerinde yetmişten fazla yolu emekçi halkın barikatlarla kesmesi sonrası, eylemler ülke çapında bir isyan boyutuna ulaştı ve La Paz’ın ülkenin kalanıyla bağlantısı büyük oranda kesildi. Başta madenciler olmak üzere Bolivya’nın devasa işçi sınıfı, Latin Amerika’nın sömürgeleştirmesinden önce de bölgede bulunan yerli halkın ezici bir çoğunluğunu oluşturduğu köylüler, öğretmenler ve mahalle örgütleri, sağlık ve eğitim alanındaki kesintilere, topraksızlaştırma politikalarına ve enflasyon karşısında eriyen ücretlere karşı sokaklara çıktı. Asker ve polis protestolara katılan halka şiddetle saldırırken, 16 Mayıs’taki polis saldırılarında dört kişin öldü, onlarca kişi yaralandı ve yüzlerce kişi tutuklandı.
Köylüler tarafından başlatılan ilk protestolar, Bolivya’da küçük ve orta ölçekli köylülüğün toprağını hacze karşı koruyan tarihî güvenceleri zayıflatacağı gerekçesiyle 1720 sayılı yasaya karşı gelişti. Köylüler, yerli halklar ve Amazon bölgesindeki halk, topraklarını ellerinden alabilecek bu yasaya karşı çıktı. Bu tepki kapsamında 26 Mart’ta La Paz’a doğru bin kilometreyi aşan bir yürüyüş başlatıldı. Köylü seferberliğinin ardından gösteriler kısa sürede daha geniş kesimlere yayıldı ve talepler, hükümeti ve özel sermayeyi doğrudan hedef alan, doğal kaynakların Bolivya halkının denetiminde kamulaştırılmasını savunan bir hatta doğru genişledi. Gelinen aşamada eylemler, ekonomik taleplerin ötesinde, doğrudan gerici Rodrigo Paz hükümetinin devrilmesine odaklanmış durumda.
Bolivya, son yılların en derin toplumsal ve siyasal krizlerinden birinden geçiyor. Hükümet protestoları şiddet yoluyla bastırmaya çalışırken, işçi sınıfının, köylülerin ve yerli halkların kitlesel seferberliği, baskılara ve sermaye yanlısı politikalara karşı emekçi halkın gücünü bir kez daha ortaya koyuyor. Bolivya emekçi halkı, yakıt zamları, ücretlerin enflasyon karşısında erimesi, sağlık ve eğitim bütçelerindeki kesintiler, köylülerin ve yerli halkların topraksızlaştırılması, kamu işletmelerinin özelleştirilmesi ve doğal kaynakların özel sermayeye devredilmesi gibi saldırılara karşı ayağa kalkarak krizin faturasını emekçilere değil, sermaye sınıfına ve onu koruyan Paz hükümetine ödetmek için mücadele ediyor. Bolivya halkının zaferi tüm dünya halklarının ve işçi sınıfının zaferi olacaktır.






