Dünyada ABD’nin Venezuela’ya saldırısına karşı eylemler
3 Ocak günü ABD emperyalizminin Venezuela’nın Devlet Başkanı Nicolás Maduro ve eşini kaçırıp Caracas’ın şehir merkezini bombalamasının ardından, dünyanın hemen her yerinde bu saldırıyı kınayan eylemler düzenlendi. Eylemlerin çoğu emek ve gençlik örgütleri, sol eğilimli partiler ve sendikaların öncülüğünde gerçekleştirildi. Kitleler, eylem çağrılarına güçlü biçimde yanıt verdi. Dayanışma mesajları Havana’dan Madrid’e, Meksika’dan Ankara’ya, Londra’dan Atina’ya ve Brüksel’den Manila’ya kadar dünyanın dört bir yanında yankılandı.
Emperyalizmin bağrında da halk kitlelerinin, kendi emperyalizmlerine tepkilerini göstermekten geri durmaması özellikle dikkat çekiciydi. ABD’nin New York, Los Angeles, Chicago, San Francisco, Washington, Philadelphia, Dallas ve Pittsburgh başta olmak üzere birçok kentinde kitleler sokaklara akın etti. Paris, Roma ve Berlin gibi merkezlerde de dayanışma çağrıları güç kazandı ve Avrupa’nın çeşitli kentlerinde de eylemler düzenlendi; Stockholm, Amsterdam, Brüksel ve Atina’da ABD temsilcilikleri önünde gösteriler yapıldı. Eylemlerde emperyalizmi kınayan ve Venezuela’nın bağımsızlığını vurgulayan sloganlar atıldı. ABD’deki eylemlerde ise sokağa çıkan kitleler “Petrol için savaş istemiyoruz” sloganını öne çıkarırken, ABD’nin askerî müdahalelerinin yalnızca Venezuela’yı değil, tüm bölge halklarını hedef alan bir tehdit oluşturduğunu dile getirdi.
Bunun yanı sıra, özellikle önemli bir çoğunluğunu Venezuela diasporasının oluşturduğu ve çıkarlarını emperyalizmin çıkarlarıyla bir gören bazı gruplar da ABD’de ve Latin Amerika’nın çeşitli kentlerinde ABD’nin saldırısına destek vererek gerici eylemler düzenledi. Venezuela’ya yönelik saldırısının ardından ABD Başkanı Donald Trump, Kolombiya, Küba, Grönland, İran ve Meksika’yı da hedef alan yeni tehditler dile getirdi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise Küba yönetimine dönük tehditler savurdu. Öte yandan Siyonist devletin başbakanı Netanyahu da Trump’ı Venezuela’daki “kusursuz operasyon” için tebrik etti.
ABD’nin serseri mayın faşist haydudu Trump, kendisinin de saklamadan söylediği gibi Venezuela’nın petrolüne göz dikmiş durumda. Latin Amerika’yı bir ABD sömürgesine dönüştürmeye yönelik bu emperyalist saldırganlık yalnızca Venezuela’yı değil, tüm dünya halklarını açık bir savaş ve yıkım tehdidiyle karşı karşıya bırakıyor. Bu emperyalist saldırganlığa karşı durabilecek tek güç ise her dilden, her memleketten ve her kıtadan dayanışma içinde birleşen kitlelerin, ABD emperyalizmine vuracağı ezici darbeler olacaktır.
Bu yazı Gerçek gazetesinin Şubat 2026 tarihli 197. sayısında yayınlanmıştır.






