Dersim Tertelesi: Unutmadık, affetmedik, vazgeçmedik!
4 Mayıs, Dersimlilerin “Kara Gün” ya da “Roca Şaye” olarak andıkları katliam kararının Bakanlar Kurulu’ndan geçtiği gündür. Tertele, Dersimlilerin hayatında kırım, soykırım anlamına gelen Kırmancki bir kelimedir. Bu yıl Dersim Tertelesinin (soykırım) 89. yıl dönümü. 4 Mayıs nedeniyle Dersimliler bulundukları yerlerde saat 19:37-38’de anmalar gerçekleştiriyor. 4 Mayıs Dersim Tertelesi Gününde ölüler ve kayıplar için dua ediliyor, onların anısına mum yakılıp anmalar yapılıyor.
“Köyleri tahrip etmek lüzumlu görülmüştür”
4 Mayıs 1937’de 2884 sayılı ve 25.12.1935 tarihli Tunceli Kanunu çerçevesinde “Tunceli Tenkil Harekâtı” adı altında Bakanlar Kurulu tarafından Dersim halkına yönelik toplu imha kararı alındı. “Gayet Gizlidir’’ ibareli yarım sayfadan oluşan bu kararın özeti şöyledir: "Sadece taarruz hareketiyle ilerlemekle iktifa ettikçe isyan ocakları daimî olarak yerinde bırakılmış olur. Bunun içindir ki, silah kullanmış olanları ve kullananları yerinde ve sonuna kadar zarar vermeyecek hale getirmek, köyleri kamilen tahrip etmek ve aileleri uzaklaştırmak lüzumlu görülmüştür.” Bu kararname ile Dersim’e operasyonlar başladı.
Askeri operasyonlar 1938 yılı boyunca devam etti ve on binlerce Dersimli katledildi. Katliam sırasında yüzlerce köy boşaltılıp yakıldı. Operasyonlar sonrasında yüzlerce kız çocuğu zorunlu sürgünlerle yurtlarından edildi. Kabul etmeyenler öldü veya öldürüldü. Dersim adeta insansız bıraktırıldı. Resmi raporlara göre; 13 bin 806 kişi öldürülmüş, 11 bin 818 kişi de sürgün edilmiştir. Gerçek sayılar ise kat be kat fazladır.
Dersimlilerin yaşam koşulları, alanları, nüfusu yok edildi
Evler, köyler, ormanlar ve ekinlerin neden ve nasıl yakılacağı Jandarma Umumi Komutanlığı’nın belgelerinde mevcuttur. Toplumun köklerinden, kültürü, inancı ve dilinden koparılması, ailelerin parçalanması, birbirine ulaşmayacak şekilde sürgün edilerek zorunlu iskana tabi tutulması hem devlet arşivlerinde hem de tanık anlatımlarıyla belgelenmiştir.
Özellikle kız çocuklarının ailelerinden zorla alınarak, Türk ve Müslüman ailelere (asker / sivil bürokratlara) verilip İslamlaştırılması ve Türkleştirilmesi politikası Dersimin Kayıp Kızları çalışmasıyla belgelenmiştir.
Yeni katliamları engellemenin yolu örgütlü mücadeleden geçiyor
Koçgiri’den Dersim’e, Maraş’tan Sivas’a ve Gazi’ye kadar yaşanan Alevi katliamları yenilerinin yaşanmasına cesaret vermiştir. Bugün de Suriye’de Türkiye’nin de desteklediği tekfirci ve mezhepçi katiller Alevilere saldırarak katliam yapmaktadır.
Bu sermaye düzeninde; ezilen ve sömürülen, ayrımcılığa uğrayan, inançları, kültürleri yok sayılan halkların örgütlü mücadelesi olmadan kurtuluş olmaz. Katliamlara dur demenin yolu örgütlü mücadeleden geçer.
Arşivler Açılsın!
Dersim ismi iade edilsin!
Dersim halkından özür dilensin!
Sürgünler, kayıplar ve evlatlık alınan çocukların listesi açıklansın!
Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezar yerleri açıklansın!
Dersim’deki doğayı talan projeleri iptal edilsin!






