Sınıf savaşı: Grev, işgal, isyan!

Bizde enflasyon devletin resmî rakamlarına göre bile yüzde 70 , gerçek rakam çoktan yüzde 100’ü aştı. Ama bizimki kadar vahim olmasa da başka birçok ülkede de enflasyon her geçen gün yükseliyor. Özellikle benzin ve motorin fiyatlarındaki artış ve gıda maddelerinin her yerde el yakması, bütün dünyada hayat pahalılığını işçi-emekçi kitleler ve yoksul katmanlar arasında çekilmez hale getiriyor.

Haziran ayının ikinci yarısı grev, işgal, isyan günüydü. Güney Kore’de ücretli işçi statüsündeki sendikalı kamyon şoförleri kontak kapattı. Arjantin’de işsizleri ve yoksulları bağrında toplayan “piquetero”lar sokaklara indi. Belçika’da 20 Haziran’da halkın sokaklara çıktığı bir genel grev yaşandı.

İngiltere’de 21, 23, 25 Haziran günleri demiryolu işçileri 30 yıldır ilk kez greve çıktı. Ayrıca Londra metrosu işçileri de kendi grevlerini düzenledi. Sonuçta hem şehirlerarası hem de şehir içi trafik altüst oldu. Yakında trafiğin yanı sıra telefon konuşmaları da aksayacak. British Telecom telekomünikasyon işçileri 35 yıldır ilk kez greve çıkıyor.

Fransa’da Charles de Gaulle havalimanında yangın emniyetinden sorumlu birlikler greve çıktı, birçok uçak uçmadı. Fas’ta hayat pahalılığına karşı kamu sektörü genel grevi düzenlendi.

Halk isyanları geri geliyor

Dünya 2011-2013 ve 2019 yıllarında devrim ve halk isyanlarıyla sarsılmıştı. Korona ikinci evreyi kesintiye uğrattı. Ama şimdi büyük mücadeleler yeniden sahneye çıkıyor. Önce güney Asya ülkesi Sri Lanka haftalarca bir halk isyanına sahne oldu. Sonra isyan, başında sözde solcu bir başkan olan Latin Amerika ülkesi Peru’ya sıçradı. En sonunda bir başka Latin Amerika ülkesi Ekvador’da kendini gösterdi

Ekvador’un en yoksulu yerli halk, işçiler ve köylüler ile birlikte 20 güne yakın direndi, 5 can kaybı verdi, yüzlerce yaralı, ama direncini elden bırakmadı. Taleplerinin bir bölümü hayat pahalılığı ile ilgiliydi. En önemlisi benzinin ve motorinin fiyatının düşürülmesiydi. Bir bölümü ise ülkenin topraklarının yabancı petrol ve maden şirketlerine peşkeş çekilmesine karşı çıkmakla ilgili. İsyan büyüdükçe, baskı arttıkça taleplerin başına ülkenin başındaki Guillermo Lasso’nun görevden azli eklendi. Lasso şanslı oldu. 87 milletvekili azli yönünde oy kullandı. 12 oy daha bu yönde verilseydi başkan düşmüştü. Sonuçta isyan uzadı. Kilise araya girerek her iki taraftan da tavizler istedi ve halk isyanı kilisenin gözetimi altında imzalanan bir anlaşma ile sona erdirildi.

Ama Ekvador gibi yoksulluk ve açlık içinde kıvranan birçok halkın yakında sokaklara çıkacağı kesindir. Emperyalistler kendi savaşlarını derinleştiredursunlar, işçi sınıfı ve emekçiler de sınıf savaşını yükseltiyor. İlkinin panzehiri her yerde her zaman ikincisidir. Emperyalizmin savaşlarını sınıf savaşlarına çevirelim!

 

Bu yazı Gerçek gazetesinin Temmuz 2022 tarihli 154. sayısında yayınlanmıştır.