SubMed işçileri yılmıyor: Baskılar direnişi kıramaz!
Velimeşe Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren SubMed (Su Biyomedikal Sistemler ve Sağlık Hizmetleri) fabrikasında Petrol-İş sendikasında örgütlenen işçilerin direnişi, patronun tüm baskı ve tehdit girişimlerine rağmen kararlılıkla sürüyor.
SubMed işçileri Temmuz 2025'te sendikal örgütlenme için gerekli çoğunluğu sağlayarak 30 Temmuz'da yetki başvurusunda bulundu. Çalışma Bakanlığı yetkiyi onayladı. Ancak patron, yetki itirazını yetkisiz bir mahkemeye yaparak süreci sabote etmeye çalıştı. Mahkeme bu yanıltıcı başvuruyu tespit ederek patrona para cezası verdi. Hukuki oyunları işe yaramayan patron, bu kez öncü işçileri teker teker hedef almaya başladı. 7 Ekim'de bir öncü işçi, 17 Ekim'de bir diğeri işten çıkarıldı. Amaç açıktı: Fabrikada çalışmaya devam eden sendika üyesi işçilere gözdağı vermek. 6 Kasım'da üçüncü bir öncü işçinin de atılmasıyla birlikte fabrika önüne sendika çadırı kuruldu. 19 Şubat'ta iki sendikalı işçi daha işten çıkarıldı.
En son yaşanan olay ise patronun sendika düşmanlığının boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdi. Gece vardiyasını devralan ve bir süre çalışan dört sendika üyesi işçi, insan kaynakları tarafından çağrılarak iş akitlerinin feshedildiğini öğrendi. İşçiler sebebini sorduğunda net bir yanıt alamadı. Bunun üzerine işçiler, haklarını almadan ve İş Kanunu'nun 25/II maddesi gerekçesiyle yapılan işten çıkış kodunu değiştirmeden odayı terk etmeyeceklerini bildirdi. Patronun 25/II koduyla işçileri çıkarması, işçilerin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve işsizlik maaşı haklarının tamamını gasbetmek anlamına geliyordu.
İK müdürü ve yardımcısı "haklarınızı mahkemede arayın" diyerek odadan çıktı, ardından gelen şirket danışmanı da işçileri ikna edemedi. Patron da gelip konuşmasına rağmen işçiler kararlılıklarından vazgeçmedi. Gece yarısına kadar direnen işçilerin çıkış kodu 22'ye ("diğer nedenler") çevrildi; ancak ardından jandarma çağırılarak fabrikadan çıkarıldılar. Son atılan dört işçiyle birlikte toplam atılan işçi sayısı dokuza yükseldi. Fabrika içinde baskılar devam ediyor: Sendikalı işçilere üyeliklerinden istifa etmeleri için sistematik olarak baskı yapılıyor.
SubMed patronunun bu saldırıları Türkiye'de sendikal örgütlenme mücadelesinin nasıl engellerle karşılaştığının somut bir örneği. Yetki itirazından mahkeme oyunlarına, öncü işçi kıyımından gece yarısı jandarma baskınlarına kadar her yola başvuran patron, işçilerin sendikal haklarını kullanmalarını engellemeye çalışıyor. Ancak SubMed işçileri ne mahkeme oyunlarına ne işten atmalara ne de jandarma baskısına boyun eğdi.
Devrimci İşçi Partisi olarak SubMed işçilerinin sendikal hakları için verdikleri onurlu mücadelenin yanındayız. Sendika düşmanı patronun baskıları, işçilerin örgütlenme iradesini kıramayacaktır. Tüm Trakya'nın ve Türkiye'nin emekçilerini SubMed direnişiyle dayanışmaya çağırıyoruz. SubMed işçilerinin mücadelesi hepimizin mücadelesidir!
Bu yazı Gerçek gazetesinin Mart 2026 tarihli 198. sayısında yayınlanmıştır.






