Kalkınma değil emekçi halkı çökertme planı: Esneklik saldırısı sürecek! Kıdem tazminatı kaldırılacak! Emeklilik yaşı arttırılacak! Patronların kârı için ölümüne çalışmaya devam!

Kalkınma değil emekçi halkı çökertme planı: Esneklik saldırısı sürecek! Kıdem tazminatı kaldırılacak! Emeklilik yaşı arttırılacak! Patronların kârı için ölümüne çalışmaya devam!

İktidarın 12. Kalkınma Planı (2023-2028) TBMM’den geçti. Cumhuriyetin ikinci yüzyılının ilk 5 yıllık planının adında “kalkınma” var içinde ise kalkınmadan eser yok.

Esneklik saldırısı kalkınma programında! Kıdem tazminatı hedefte!

Orta Vadeli Program’ın işçi düşmanı politikaları aynen ve vurgulu şekilde tekrarlanıyor. Her şey sermayenin kârlarına ve emperyalizmin çıkarlarına ayarlanmış durumda. İşçi düşmanı saldırı programının en önemli unsuru iş gücü piyasasında esnekleştirme adı altında kıdem tazminatının kaldırılması. 

Özelleştirme yağması! Barajlar, limanlar, yollar, köprüler, arsalar haraç mezat satılacak!

Kalkınma için devletin yatırım yapması bir yana kamu kaynaklarının haraç mezat satılmasına devam edilecek. Mehmet Şimşek Plan ve Bütçe Komisyonu’nda sorulan sorular üzerine limanların, Elektrik Üretim A.Ş’ye (EÜAŞ) ait hidroelektrik santraller (HES) limanlar, otoyollar, köprüler ile arsa ve arazilerin özelleştirileceğini açıkladı.

Nas unutuldu millet faize çalışacak! Devlet bütçesi para babalarının emrinde!

Mali disiplin ve sıkı para politikası kemer sıkma programının kod adı olarak kalkınma planında da yer alıyor. Kemer sıkma programı demek işçinin emekçinin fakirleşmesi, küçük esnafın batması, çiftçinin ezilmesi demek. Bu programla sadece tekeller küçükleri yutarak büyür, kalkınan sadece büyük holdingler olur. Kalkınma programında faiz dışı bütçe fazlası verme hedefi öne çıkıyor. Kulağa hoş gelen bu söylemin manası halkın vergilerle daha fazla ezilmesi, kamu harcamalarından (eğitim, sağlık, memur maaşları vb.) kısıntı yapılması demek. Planda bütçede gelirlerin artacağına giderlerin ise azalacağına dair aşırı iyimser tahminlerin sonucunda bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 7’lerden yüzde 2’lere çekileceği söyleniyor. Ama bu aşırı iyimser planda dahi değişmeyen şey faiz yükü! Faiz yükü aynı kalıyor. Yani plana göre önümüzdeki 5 yıl boyunca faiz ödemesi için tasarruf yapılacak. Ama 5 yıl sonunda plana göre dahi faizin milli gelire oranı artacak! 2023’te bütçede faiz ödemelerinin milli gelire oranı yüzde 2,5 iken 2028’de bu oranın yüzde 3,4’e çıkması öngörülüyor. Yani devlet bütçesi faize çalışacak!

EYT’yi emekçinin burnundan fitil fitil getirecekler! Kalkınma planında emeklilik yaşı yükseltiliyor!

AKP seçimler dolayısıyla çıkartmak zorunda kaldığı EYT’yi emekçinin burnundan getirmeye kararlı. EYT yasası geçmişe yönelik mağduriyeti sadece kısmen giderdi. Staj ve çıraklık mağduriyeti, çalıştıkça emekli aylığını düşüren aylık bağlama oranları rezilliği devam ediyor, düşük emekli maaşları emekliyi ya sefalete mahkûm ediyor ya da tecrübeli ve ucuz işgücü olarak sermayenin hizmetine sunuyor. Bir günle EYT’yi kaçıranların olduğu yeni mağduriyetler de cabası. Ancak bununla bitmiyor. 12. Kalkınma Planı’nda emeklilik yaşının daha da arttırılması planlanıyor. Planın 406. 3. No’lu maddesi “sosyal güvenlik sisteminin mali sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla emeklilik kriterlerinin belirlenmesinde doğuşta beklenen yaşam artışı ile uyumlu otomatik ayarlama mekanizmaları” adı altında hâlihazırda işçi sınıfının mezarda emeklilik olarak adlandırdığı emeklilik yaşını daha da arttırmayı önüne koyuyor.

İş cinayetlerini önleme planı yok! Patronların kârları için ölümüne çalışmaya devam!

12. Kalkınma Planı’ndaki en büyük skandal İstihdam ve Çalışma Hayatı Hedefleri başlıklı bölüm içindeki bir ayrıntıya bakınca ortaya çıkıyor. İktidar işsizlikte ve istihdam oranlarında hiçbirinin tutmayacağını şimdiden bildiğimiz ve kemer sıkma programı dolayısıyla tam tersinin olacağını öngörebileceğimiz iyimser hedefler ortaya koyuyor. Ama konu ölümlü iş kazalarına geldiğinde iyimser bir hedef dahi konmadığını görüyoruz. Plana göre beş yılda ölümlü iş kazaları oranı binde 6,6’dan sadece binde 6,2’ye gerileyecek! Yani işçiler ölmeye devam edecek. Oysa Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) iş kazalarının yüzde 50’sinin kolaylıkla yüzde 48’inin ise sistemli bir çalışma ile önlenebileceğini ortaya koyuyor. Yani kazaların yüzde 98’i önlenebilir. Ama AKP iktidarı ölümlü kazaları en iyimser tahminle on binde dört kadar azaltabileceğini öngörmüş! Gerçek ortada. Ölümler önlenebilir ama önlenmiyor ve önlenmeyecek. Çünkü kapitalist düzende önlem demek maliyet demek! İşçinin canı ise bedava. Ölenin yerini dolduracak milyonlarca yedek işsiz ordusu var nasıl olsa… AKP bu planla madenleri işçilere mezar eden ve iş cinayetlerini fıtrat olarak gören, işçilerin canını patronların kârına feda eden politikayı devam ettireceğini ilan ediyor!

.

Bu yazı Gerçek gazetesinin Kasım 2023 tarihli 170. sayısında yayınlanmıştır.