CHP'den seçilerek İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğuna oturan ve ardından AKP'ye geçen Cemil Tugay'ın saf değiştirmesi burjuva siyasetinin ikiyüzlülüğünü kanıtlıyor. İşçi sınıfı ise Tugay'ı taktığı rozetlerle değil; Karşıyaka ve Büyükşehir dönemlerindeki grev kırıcılığı, hak gaspları ve sermayeye çektiği peşkeşlerle, yani tescilli işçi düşmanlığıyla tanıyor.
Kemalpaşa'dan Ford Otosan'a, Oyak Renault'dan Gebze ve Dilovası'na uzanan hatta metal işçileri fabrikalarından bildiriyor. Sendikalaşma mücadelesi, vergide adalet talebi, sermayenin fon krizi ve iş cinayetleri işçi sınıfının mücadele gündemini oluşturuyor.
Fon kriziyle birlikte fona para kaptıranlar ya da ev/araç almak için Katılımevim sistemine girmiş olan vatandaşların mağduriyeti gündeme taşınırken, borsadaki bir başka vurgun gözden kaçtı. Fon krizi ilk andan itibaren sadece piyasa dolandırıcılığı yapan kurumlarla sınırlı kalmadı ve Borsa İstanbul sert bir çalkantı dönemine girdi.
Almanya’da hızlanan askerî harcama ve ordunun büyütülmesi sürecine karşı halkın tepkisi artarak ve çeşitlenerek devam ediyor. Her sene bir önceki rekoru kırarak giderek artan vicdani ret taleplerinin üstüne bu sene öğrencilerin “okul grevi” eylemleri de eklendi. Bu eylemlere katılım Eylül ayında 45 bini geçmiş durumda. Almanya’nın dört bir yanından öğrencilerin katıldığı bu eylemleri tetikleyen en önemli unsur, 2026 yılında yürürlüğe giren yasayla uygulanan zorunlu askerlik bilgilendirme formları ve askerliğe uygunluğu belirlemek amacıyla yapılan sağlık yoklamaları.
Yukarıdaki fotoğrafı iki gün önce Brezilyalı bir devrimci Marksist yoldaşımız sosyal medya aracılığıyla paylaştı. Yollarken de “sansasyonel” yazmış. Bu fotoğraf muhtemelen son iki gündür ekvatoru yüz binlerce defa dolaşmıştır. Bütün dünyanın Trotskistleri, Brezilya proletaryasının kalbi Säo Paulo kentinin Diadema ilçesi belediyesi sınırları içinde bir sokağa devrimci Marksizmin büyük kahramanı Trotskiy’in adının verilmesinden duydukları büyük sevinci birbirleriyle paylaşmışlardır. Arjantin’de 12 Eylül türü diktatörlüğü görmüş, Brezilya’da Lula’nın ihanetine karşı mücadele etmiş, parti yöneticisi, tarihçi, 90 kitabın yazarı, aydın, görmüş geçirmiş bir devrimci Marksist yoldaşımızın böylesine sevinmesi başka neyin işareti olsun ki? Nitekim paylaşımın üzerinde “çok kez iletildi” yazıyor. Yoldaşımız haklıymış, demek ki olay “sansayonel”miş.
2023’ten beri faal olan, bu yıl dördüncüsü düzenlenmekte olan Dibistana Marksîst Li Amedê (DMA – Amed’de Marksizm Günleri) 9-10-11 Ekim tarihinde Diyarbakır/Amed’de toplanıyor. Bu yılki Marksizm Günleri’nin konusu “Marksizm, Devlet, Kürdistan”. Bu ana tema etrafında devlet olgusunun çeşitli boyutları üzerine değişik oturumlar düzenlenecek.
Gebze Teknik Üniversitesi'nde yurt koşullarını eleştirdikleri için sudan sebeplerle yurttan atılan iki kadın öğrenciye destek veren sıra arkadaşları, barınma hakları için oturma eylemi düzenledi.
Toplumda ev işleri, çocuk ve yaşlı bakımı gibi sorumlulukların bütünüyle kadınların omuzlarına yıkılması, emekçi kadınları ekonomik bağımsızlıktan mahrum bırakarak yoksullaştırıyor. Rakamlar istihdamdaki eşitsizliği gözler önüne sererken, emekçi kadınlar her işyerine kreş ve ücretsiz bakım merkezleri talep ediyor.
Devrimci İşçi Partisi Kurucu Üyesi, Devrimci Marksizm dergisi ve Gerçek Gazetesi yazı işleri müdürü Şiar Rişvanoğlu yoldaşımız Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin sanık sandalyesini bir devrimci kürsüye dönüştürdüğü davada beraat etti.
Ortadoğu'da akan kanın arkasındaki emperyalist planlar devrede. ABD emperyalizminin çıkarları, İngiliz aklı ve Siyonist İsrail'in saldırganlığı bölge halklarına karşı yürütülen bu savaşın gerçek yüzünü tüm çıplaklığıyla gösteriyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Folkart ortaklığıyla açılan devasa Nâzım Hikmet sergisi, usta şairin devrimci ve komünist kimliğini yok sayarak onu zararsız bir 'romantik' olarak sunmayı hedefliyor. Sermayenin Nâzım'ı evcilleştirme ve tarihsel gerçekleri çarpıtma çabasına yakından bakıyoruz.